Gökçen Kundak

Sağlıksızsınız Türkiye!

Gökçen Kundak

Her yıl cildimize harika etkileri olacağı iddiaları bulunan bir yeni asit, metabolizmayı hızlandıran bir yeni süper besin, birbirine ikame çıkan etler, sütler ve yumurtalar önerilirken kendini sürekli optimize etme ihtiyacı vücudumuzu ve ruhumuzu aşamalı olarak yıpratıyor. 

Bir insanın en çaresiz olduğu yerler ya adliyeler ya da hastaneler olurmuş. Adliyelere girmeden, adil olmayan sağlıktan bahsedeceğim. Uzun vadede etkilerini bilmeden kullandığımız, üzerine nitelikli bilimsel bir araştırma paketleri hiç açılmamış ürünleri, kimi sağlıklı kimi sağlıksız edeceğini bilmediğimiz ürünleri. Reklamı, propagandası, hasılatı, hepimizin sağlığından büyük olan ürünleri. 

Mesela akciğer kanseri riskini, kullanmayana göre 10-30 kat arttıran içi tütünlü başı dumanlı sevgilinin 60’larda boğazı yumuşacık ettiği söylenmişti. Ya da anne babalarımız çocukken onlara da bitkisel katı yağların kalp dostu, tereyağına alternatif, hatta tereyağından çok daha sağlıklı olduğunu söylemişti aynı kişiler. Sonra anne babaları küçük yaşta kolesterol yüklemişti onların vücuduna. Şimdi eve sokmak günahken o zamanlar kahvaltıda ekmeğe margarin sürüp yerlermiş. Bizler de sütün tüm yaralarımızı saracağına inandırıldık büyük küçük. Büyüdük, laktoz intoleransları yaşadık, kimisinin de demir eksikliği anemisi tetiklendi. Bir arkadaşın dişleri çürümüş çocukken çok süt içmekten. Hani kemikleri güçlendiriyordu bu !? 

***

Sonra hastalananlar hastaneye gitmez oldu. Doktora gidenlerin de kimi doktoru doktor olduğuna pişman etti, kimi gittiğine bin pişman oldu… Konu sağlık olunca yanlış anlaşılmalar normalleşti, yanlışlıkla ameliyatlar, yanlış tedaviler yaygınlaştı. Üzüm yemek değil doktor dövmek isteyenlere de gün doğdu. Su bulandı, güven azaldı, filler tepişti, çimenler ezildi. Her hastalık bir arza, ‘sağlıklı’ her ürün bir talebe hizmet etti. Sağlık önce bozuldu, sonra onarıldı. Bozulurken ayrı, onarılırken ayrı mucizevi bitkiler, ayrı süper gıdalar, organik merhemler, kel başa şimşir taraklar kullanıldı.  

En doğalın daha doğalı çıktıkça, bizden daha sağlıklısını görüp bizim zayıf bünyelerimiz yüzümüze vuruldukça, ya da ne kadar zayıf olmadığımız, her gün yediğimiz yumurta ekmek peynir zeytin bize zehir oldu, bizse onlara düşman. Neye ihtiyacımız var’a cevap bulamazken, neye ihtiyacımız olduğuna kanaat getirdiler’in cevabı sınırsızdı. Çaresiz birine her şeyi satabileceğini bilenlerden, trilyonluk şifa deposu multi-vitamin atom bombaları yağdı üzerimize. 

Bir kase çorba içip huzurla uyumak varken, hormon kokteylleri ile sabahı zor bulmak niçindi? 

Anlayamadık… 
 

Yazarın Diğer Yazıları