Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Aşktan sevgiye, kişnişten temele...

Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Aşk mı, sevgi mi diye sorulsa hangisi dersiniz? Ben sevgi derim mesela. Ama neden? Bana sevgi daha güvenli, kalıcı ve köklü gelir. Aşk ise daha tutkulu, geçici ve yoğun gelir. Bundan dolayı sevgiyi aşka tercih ederim. Çünkü kelimelerin anlamı kişiden kişiye değişiyor, yiyeceklerden aldığımız tatların değiştiği gibi.

Sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu anlamına gelir. Aşk ise bir kimseye veya bir şeye duyulan çok kuvvetli sevgi ve bağlılık duygusudur. Aşkın kuvvetli olan bağımlılık tarafı bazı insanlara takıntılılık gibi geliyor. Bazı insanlara göre ne olursa olsun vazgeçmemek, aşkına tutunmak anlamını çağrıştırıyor. Sevgi ise bazılarına göre daha sönük kalıyor.

Bu durum, yediğimiz besinlerde de yaşanabiliyor. Örneğin kişniş baharatı kişiden kişiye çok farklı algılanabiliyor. Kimisi kişnişi yerken ferah, limonsu ve narenciye benzeri bir tat alırken kimisi sabun, deterjan ve kimyasal bir tat algılayabiliyor. Bunun en önemli nedeni genetik farklılıklar oluyor. Kişnişin içinde bulunan bazı uçucu yağ bileşenleri (özellikle aldehitler), bu reseptör tarafından algılanır. Bazı kişilerde bu gen varyasyonu aldehitlere karşı daha hassastır ve beyin bu kokuyu "sabunsu" olarak yorumlar.

Demek ki yediğimiz yiyecekler ve kullandığımız kelimeler aynı olsa da bizlere hissettirdikleri farklı geliyor. Farklı geldiği için kendimize göre uygun bulduğumuzda kullanıyoruz veya kullanmıyoruz.

Çocukluktan itibaren kişniş yiyen kişilerin genellikle daha olumlu algıladığı fark ediliyor. Binayı ne kadar güzel yaparsanız yapın, temeli sağlam değilse yıkılmaya mecbur kalır. Çocukluğu da bizim temelimiz olarak görüyorum. Evet, genetik faktörler etkili olsa dahi çocuklukta bir şeyleri değiştirme imkânımız oluyor.

Çocukluğunuzla oturduğunuzu düşünün. Karşınızda 5 yaşındaki haliniz var, neyi değiştir derdiniz? Ona değiştirmesi gerekeni söyledikten ve çocukluğunuzun üzerinde uygulandıktan sonra şimdiki halinize geri dönüyorsunuz. Ancak bir farklılık hissediyorsunuz, şu anki haliniz de değişmiş. Çünkü temelinizde bir değişkenlik meydana geldi.

***

Mıcır, kum ve çimento ile doğru ölçülerde karıştırılarak beton elde edilir. Temeline atacağınız betonu doğru orantılarda hazırlamalısınız. Betonu hazırladıktan sonra donmaması için mikserde sürekli döndürülmesi ve hareket hâlinde olması gerekir. Temele beton atılmadan önce ise sırasıyla zemin etüdü, hafriyat kazısı, grobeton, yalıtım ve demir donatı işleri yapılır.

Yapılacak bu işlemleri size vermemin nedeni, bina yapımında kullanın diye değildi tahmin ettiğiniz üzere. Terbiye, görgü ve sabır doğru ölçülerde karıştırılıp; sevgi, saygı, vefa, güven ve sorumluluğu betonu atmadan önce zemine koyarsanız, donmasın diye o çocuğun istediği kadar oynamasına izin vermekle birlikte son olarak da besinini iyi verirseniz büyür ve sapasağlam bir yapı hâline gelir.

Yazarın Diğer Yazıları