73 yıllık tekstil devinin kapanmasına sert tepki: 'Kayseri kan ağlıyor'
Kayseri'de 73 yıldır faaliyet gösteren tekstil devi Orta Anadolu Mensucat, artan maliyetler ve düşen talep nedeniyle üretimi durdurdu. Kapanma kararı, kentte ve siyasette büyük tepkiyle karşılandı.
Kayseri’de 73 yıldır tekstil alanında faaliyet gösteren sanayi devlerinden Orta Anadolu Fabrikası’nın kapanma kararı Türkiye gündemine oturdu. Kayseri ekonomisine büyük katkı sağlayan Orta Anadolu Mensucat Fabrikası, yayımladığı resmi açıklamada, azalan talep ve artan maliyetler nedeniyle üretimin durdurulduğunu duyurdu.
Siyasilerden ve kent dinamiklerinden sert tepkiler
Fabrika yönetiminin açıklamasının ardından siyasi liderlerin tepkisi gecikmedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve YENİ Parti Kayseri Milletvekili başta olmak üzere kentin önde gelen siyasetçileri, konuyla ilgili açıklamalar yaparak üzüntü ve tepkilerini dile getirdiler. Kayseri’den bir diğer tepki de tanınan avukat Cem Türktekin’ den geldi. Türktekin, tepkisini sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla gösterdi.
Avukat Cem Türktekin: Kayseri üretimin her sektöründe kan ağlıyor
Türktekin, yaptığı açıklamada Kayseri’nin sanayide güç kaybettiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:
“Kayseri’de 90’lı yıllarda dev üretim tesislerine sahip üç büyük tekstil firması vardı. Bu firmalar Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer alır, ihracatta şehrin yükünü tek başlarına sırtlanırlardı. Aralarındaki en büyük firma olan ve sadece Türkiye ölçeğinde değil, dünya çapında üretim yapan tesis ise Orta Anadolu Mensucat’tı. Orta Anadolu’yu çocukluğumuzda, babası orada çalışan arkadaşlarımızdan bilirdik; çok iyi ve güvenli çalışma koşulları ile tatmin edici ücretleriyle tanınırdı. Alıntıladığım paylaşımda bahsi geçen global üne sahip denim firmalarına kumaşı bu fabrika sağlardı. Hatta Mavi Jeans’in 1997 yılında çekilen reklamında da ismi doğrudan geçmese de Orta Anadolu’dan bahsedilirdi. O fabrikadan, aileleriyle birlikte bugüne kadar on binlerce insanı kapsayan 4-5 farklı nesil ekmek yedi ve ne yazık ki bugün varlığı bir çırpıda son buldu. Yukarıda bahsettiğim, global ölçekte kumaş ihracatı yapan diğer iki firmadan biri bundan 10-15 yıl kadar önce iflas etmişti. Üçüncü firma ise hâlâ ayakta fakat o eski günlerinden çok uzak. Şu an Türkiye’deki ilk 500 sanayi tesisi listesine girmeyi hayal bile edemez ve belki de aynı acı sona doğru ilerliyor. Bu söylediklerim sadece tekstil sektörü için geçerli değil. 90’lı yıllarda sanayi şehri olarak bilinen Kayseri, üretimin her alanında hızla kan kaybediyor; Kayseri dışındaki tüm şehirlerde de durum ne yazık ki aynı. 30 yıl önce taşı sıksa suyunu çıkaran fabrikalar tek tek satılarak oturdukları yerden risksiz ve kolay para kazandıran malum yatırım araçlarına yöneliyor. Aklıyla düşünen ve görüp ibret almasını bilen için bu da böyle bir Eski-Yeni Türkiye hikayesi.”