Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Kirpi mesafesi…

Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Kirpi mesafesi diye bir kavram duydunuz mu hiç? Kirpiler soğuk havalarda ısınmak için birbirlerine çok yaklaştığında dikenleri birbirine batıyor. Çok uzaklaştıkları zaman ise üşüyorlar. O yüzden “kirpi mesafesi” denilen bir uzaklıkta durduklarında hem ısındıklarını hem de birbirlerine zarar vermediklerini fark ediyorlar.

Yakınlıklarını koruyabilecekleri bir denge kurabilmek, onları zorlu hava şartlarından koruduğunun farkına varmalarını sağlıyor. Çünkü o dengeyi bulabilmek, fazla yakınlıktan daha büyük bir ihtiyaç oluyor.

Kirpilerin görünen dikenleri, insanların da görünmeyen dikenleri var. Bazıları eleştiri aldığında hemen savunmaya geçerek, bazıları çok ilgiden bunalarak, bazıları yaşadıkları hayal kırıklıkları yüzünden kendini yalnızlaştırarak, bazıları ise sessizliği reddedilmek olarak algılayarak dikenlerini sergiliyor.

Saydığım bu örneklerin çoğunun sebebi, geçmişten öğrenilmiş koruma biçimleri olarak karşımıza çıkıyor. Aynı kirpiler gibi dikenlerini koruma mekanizması olarak kullanmayı öğrenmek zorunda bırakılan insanlar; kirpi mesafesini öğrenemeyen veya öğrenmek istemeyenler oluyor.

Güçlü ilişkilerin temel taşında da bu vardır. İncitme ihtimalinin olduğunu bile bile birbirini incitmemeyi öğrenenlerin ilişkileri; dikenlerin batmayacağı ama yeterince yakın bir mesafede durabilenlerin becerebildiği bir yetenektir.

İnsanlar, birbirini gerçekten tanıdıkları için uzaklaşmıyorlar genelde; birbirlerine nasıl yaklaşacağını ve ne kadar yaklaşacaklarını hiç öğrenmedikleri için uzaklaşıyorlar. Çünkü çok yakınlığın getirdiği hadsizliklerin adı samimiyet oluverirken yeterince uzaklıkların adı soğukluk olarak adlandırılmaya başladı.

Reddediyorum. Benim hayatımda hangi konumda olursanız olun bana kirpi mesafesinden daha yakın olmayıverin. Daha uzak olmak isterseniz ona sözüm yok, sizin tercihiniz der çıkarım.

Eskiden kirpilerin arasında kaplumbağa olmaya çalışarak "Kim ne kadar yaklaşsa kabuğum var benim, batmıyor." der geçerdim. Bilemezdim ki zamanla kabuğumun epriyip canımı yakacağını. Şu an ise kirpi dikenleriyle bezenmiş kabuğumla mutlu ve mesudum.

Yaklaşmaya çalışırsan batar, uzaklaşırsan üşümem; memnun olur, kabuğuma çekilirim. Kirpi mesafesini aşanlara para cezası gelseydi insanların hadlerini bilmesi ne kolay olurdu değil mi? Hele ki bizim memlekette…

Yazarın Diğer Yazıları