Yunus Uğur

İnsan bir hikayedir

Yunus Uğur

İnsan nedir? Et ve kemikten oluşan biyolojik bir varlık mı, yoksa kendine anlattığı hikâyelerin toplamı mı? Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, bu soruya farklı bir cevap verir: “İnsan, her şeyden önce bir hikâyedir.

Yuval Noah Harari'ye göre dünyayı değiştiren şey insanın fiziksel gücü değil, ortak hikâyeler üretebilme yeteneğidir. Para, devlet, millet, hukuk, şirketler ve hatta insan hakları. Bunların hiçbiri doğada hazır bulunan somut gerçeklikler değildir. Bilhassa bizim zihnimizin ürettiği hikayelerdir. Onlar, milyonlarca insanın birlikte inandığı ortak anlatılardır. Bir banknot bakıldığında sadece bir kağıt parçasıdır ona değer veren ise üzerinde uzlaşılan hikâyedir. 

Yuval Noah  Harari, insanın kendi yaşamını da bir anlatı hâline getirdiğini ima eder Homo Sapiens adlı eserinde. Kendimize sürekli hikâyeler anlatırız. "Başarılı olacağım", "Ben şanssız biriyim", "Benim hayattan alacağım var" ya da "Her düştüğümde yeniden ayağa kalkarım." Bu cümleler yalnızca düşünce değildir hayatımızı yönlendiren kişisel hikâyelerdir. Aynı olayları yaşayan iki insanın bambaşka hayatlar sürmesi biraz da bundan kaynaklanır. Çünkü onları değiştiren olaylar değil, olayları yorumlayış biçimleridir.

Belki de bu yüzden insan hayatı da başlı başına bir hikâyedir. Her insan doğduğu andan itibaren kendi öyküsünü yazmaya başlar. Kimi başarılarla, kimi kayıplarla, kimi umutlarla ilerler. Aynı olay iki farklı insanın hayatında bambaşka anlamlar kazanabilir. Çünkü yaşananlardan çok, o yaşananları nasıl anlattığımız kim olduğumuzu belirler.

Belki de bu yüzden bir insan öldüğünde geriye sadece adı kalmaz. Anıları anlatılır, fedakârlıkları konuşulur, mücadeleleri nesilden nesile aktarılır. Aslında geriye kalan, onun hikâyesidir. Harari'nin kitapları bize şunu hatırlatıyor: İnsanlık, ortak hikâyeler üzerine kurulmuştur. Bireyin hayatı da bunun küçük bir yansımasıdır. Her sabah güneşin doğmasıyla yeni bir sayfa açıyor, her kararımızla kendi öykümüzü yeniden yazıyoruz.

Belki de geriye dönüp baktığımızda ardımızda bırakacağımız en değerli miras sahip olduğumuz servet, makam ya da unvan değil, insanların hafızasında yaşayacak olan hikâyemiz olacaktır. Çünkü insan, gerçekten de bir hikâyedir.

Yazarın Diğer Yazıları