2025 -2026 eğitim öğretim yılı tamamlandı. Öğrenciler karne alacak. Kimisi toz toprağa bağ bahçeye koşacak, kimisi sanayide babasının bulduğu ustanın yanına pişecek, kimi kurslarda özel derslerde kılıçlarını kuşanacak , kimisi de evde yaz boyu yatak ve ekran arasında mekik dokuyacak.
8 yaşındaki Eymen Sarman Kayra Çağan’ın Erva Lena Lila Suyolu’dan daha düşük gelen karne skorları evde küçük çaplı ağlamalı bağırmalı şikayetli ve cezalı partilere dönüşecek. Çocukların yüzüne ne kadar iyi olamadığı, yediği önünde yemediği ardında oluşu, anne babasının zamanında bu imkanların olmayışı vurulacak.
Ceza olarak da çocuk yaz boyu özel ders alacak matematikten, fen bilgisinden. Çocuğun istemediği, ilgisi veya yeteneği olmadığı bariz şekilde görünen ama velinin ilgisi ve imajını cezbeden enstrüman ya da spor kursları da ayrı bir ceza seçeneği.
Ebeveynlerin bir uzantısı ve afişi haline gelen çocukların İngilizcesi anadile yakın olacak, okul bitince Hayat Bilgisi’nden kalacaklar.
Düşüp dizi kanasa ne olur? Alerjiler neden artar? Sosyal beceri nasıl gelişir? Nasıl büyünürü geç, nasıl çocuk olunur? Bu ebeveynler böyle çocuk yetiştirmeyi nereden öğrendi?
Bu hayat bilgisi ne zor dersmiş hocam. Ailelerin yarışta önde olduğunu göstermek için kullandığı piyon oldu çocuklar. Üstün zekalı olanlar var aralarında, belli kurumlar kendi testlerini yapıp karar veriyorlar, anneler birbirine bir sonraki çocuk için tarif verecek duruma gelip üstün zekalı üstün yetenekli insanüstü çocuk yaratma çabasına girdi. İki kardeş arasında bile yarattıkları yırtıcı yarış ortamını her alana taşıdılar. Çocuk arkadaş olmayı öğrenmeden rakip olmayı öğrendi.
Hepsi velilerimiz için. Öğretmene öğretmenler gününde alınacak hediyeden tut da çocuğun mezuniyetinin yapılacağı yere -ilkokul çocuğuna ne mezuniyeti yapılıyor onu da anlamadık- 23 Nisan’da sınıfça seçilecek kıyafetin markasına, bindiği servisin hostesinin görüntüsüne kadar her şey velilerimiz için.
Veliler ne elde edecek peki?
Sistemden midir yoksa modern insanın ucuz hırsları mı bilinmez, ‘çocuklar için’ adı altında verilen birçok emeğin karşılığını aslında ne çocuk alabildi ne veli. Çünkü veliden büyük eğitim sistemi, ondan da büyük ülkenin kodaman aileleri, kodaman torpilleri var. Boşuna girilen hırsın faturası çocuğa kesilirken emeği, parası, hayalleri harcanan aileler oldu. Bugün her bir taze mezun hayattan birhaber, teoride öğrendiğini düşündüğü hiçbir şeyi pratik etmemiş, evinin sitesinden çıkıp üniversite kampüsüne girmiş sudan çıkmış balığa dönmüş. Sistemsizlik aileye vurmuş aile de çocuğa. ‘Aman bu çocuk ne olacak!’ kaygısıyla girilen her stres çocuğu hiç etmeye sebep olmuş .