Gökçen Kundak

Şortlu kızlar, kısa pantollu oğlanlar…

Gökçen Kundak

Filenin Sultanları Voleybol Milletler Ligi’nde Ankara’da düzenlenen 4 maçı namağlup tamamladı.  6. sırada ve play-off/finaller için iddialı konumda.

İlk başarıları değil, son da olmayacak. 2023’te Avrupa Şampiyonu oldular. Sayısız gümüş ve bronz madalya getiridiler. Son 10 yılda tam anlamıyla dramatik bir sıçrayışla Kadın Voleybol Milli Takımı Türkiye’ye gerçek anlamda başarıyı tattırmaya devam etti. 

Kazandıkları ise milyonlarca vatandaşın sevgisi, bizi kıskanan Avrupa’ya hem örnek teşkil eden hem de çekinilen bir rakip olmak, kız çocuklarına ilham, vatanlarına gurur, maçı değil şortu izleyen hacı hocaya da ‘töbestağfirullah’  olmak. 

Ha! Bir de orta seviye bir kadın voleybolcunun kazandığı, orta seviye bir futbolcunun 15-25’te 1’i kadar ücret var. Elit oyuncular için karşılaştırıldığında da bu oran 8-15’te 1. 

Dev bir sektör yok. Dev stadyumlarda minimum 25- 30 bin seyirci yok. Maksimumu 10 bin kişiyi bulan salonlarda cana can başa baş bir rekabet, disiplin, hakkaniyet var. 

Üstünden milyonluk bahisler dönmüyor, belli başlı sporcular sektörü domine etmiyor. 

Popülerlik farkı var tabii ki. Medyanın futboldaki başarısızlığı bile şişirip sunması, voleybolun sezondan sezona takip edilmesi, görece daha uzun süredir spor sektöründeki egemenliği, erişilebilirlik ve yaygınlık. 

Endüstrileşmiş futbol ‘sporu’ hem daha geleneksel, hem alışılmış, hem de daha erkek. Bir de erkeklerin fanatizme ve örgütlenmeye kadınlardan çok daha kolay adapte olması gerçeği var. 

Bu konu aslında voleybol futbola karşı konusu değil hepimiz biliyoruz.  Her şey gibi politize olan sporda da gördüğümüz desen, erkek baskın bir endüstrinin başarısızlığının bile daha ön planda olabileceği gibi yerlere çıkıyor. Üstünden siyasetten kumara, para aklamadan, magazine, skandalların membaı olan bir endüstri ile voleybolun skandalları da karşılaştırılınca da elimizde komik veriler oluşuyor. 

Para, fanatizm, güç gösterisi ve agresyonla gelenekselci ortamda en muhafazakarının bile takip ettiği sporla zaten kadın olduğu için sanki o toplumun afişiymiş gibi  her türlü zihniyetin imajına hizmet etmesi beklenerek var olunan spor tabi ki yarışamaz. 

Yarışmıyor zaten. Harcanıyor. Birilerini memnun edip para kazandırmak için yapılan harcama, voleybola yapılan yatırıma göre; harcanıyor. 

Kimsenin, sadece cinsiyeti sebebiyle ‘ahlak ve namus’ nişanesi olmanın baskısını yaşamadı futbol takımları. Cam bir tavan, onlar yükselmeye çalışırken başlarına çarpmadı. 

Filenin Sultanları just voleybol oynamıyor; cinsiyet eşitsizliğine ve sektörün adaletsizliğine de smaç basıyor! 

Şortlu kızlar, kısa pantollu oğlanlar…

 

Yazarın Diğer Yazıları