Gökçen Kundak

Siz hiç Sıdıka tanıdınız mı?

Gökçen Kundak

Televizyon dizilerinin gençler arasında popülerliği azalsa da bu durum 90’lardan 2010’ların sonuna kadar böyle değildi.
Milyonları ekrana kilitleyen dizileri izleyen milyonların arasında gençler de olurdu.

Yaşım yetmese de izleme şansı yakaladığım 1997-2003 yılları arasında yayınlanan Sıdıka dizisi ve ondan 10 yıl sonra yayınlanan, defalarca izlediğim Yalan Dünya’da birkaç aynı kişi oynuyordu. Bunlardan üzerinde duracağımız kişi, Hasibe Eren’in hayat verdiği karakterler… Sıdıka dizisinin ana karakteri Sıdıka Saka ve Yalan Dünya’nın Gülistan Kocabaş Çakaler’i.

İkisini de ayrı ayrı izlediğimde Gülistan’ın; Sıdıka’nın yaşı ilerlemiş, ailesi ekonomik sınıf atlamış ve sisteme boyun eğmiş hâli ya da Sıdıka’nın farklı bir evrende, farklı bir ihtimalde nasıl bir karakter olabileceği fikrini uyandırdı.

Sıdıka; çok zeki, ekonomik zorluklar yüzünden üniversite okuyamamış, feminist, döneminde yaşadığı sosyal çevre tarafından toplumsal kadın rolleri dayatılmış, ezilse de dik durmaya çalışan bir genç kadındı.

Her şeyin farkında olup kendini yetiştirmeye çalışmasına rağmen imkânsızlıklar ve onun hayat görüşünü kaldıramayacak çevresi yüzünden kendini gerçekleştirme sancıları ile yaşıyordu.

10 yıl sonra Yalan Dünya’da Gülistan olarak karşımıza çıkan Hasibe Eren’de gördüğümüz profil ise çok başkaydı. Hataylı ailesinin İstanbul’a taşınması ve Cihangir’de satın aldıkları apartmandan sonra ani şekilde zenginleşen, “sonradan görme”, bulunduğu konumdan çok memnun, Sıdıka iken şikâyetçisi olduğu her türlü mahalle baskısını, önyargıyı ve kendi zümresinin normlarını kucaklayan birisiydi.

Sosyolog Pierre Bourdieu’nun sermaye tartışması ile aslında çok barışık bir konu olan Sıdıka ve Gülistan farkı, sermayenin sadece parayla sınırlı olmadığını; aynı zamanda kültür ve çevre ile de ilişkili olduğunu vurguluyor.

Üniversite okuyamasa da kitap okumuş Sıdıka’nın kültürel sermayesi yüksekken, sosyal ve ekonomik sermayesi çok düşük. Bu da Sıdıka’nın hayalini kurduğu hayatı yaşamasını engelliyor.

Yine aynı şekilde üniversite okuyamamasıyla birlikte kendisini bir şekilde geliştiremeyen Gülistan’ın ise sınırlı da olsa sosyal çevresi ve ekonomik sermayesi yerindeyken kültürel sermayesi düşüktür. Bu da Gülistan’ı aslında farkındalığı düşük, dış dünyaya kapalı, mutlu olmasa da memnun ve sınıfsal olarak künt birisine dönüştürüyor.

Ailelerin hayat görüşü, özellikle anne figürleri, ekonomik durum hariç çok benzer. Geleneksel, klasik, ataerkil bir Anadolu ailesi. Nitekim ani ekonomik bir sınıf atlama yaşansa bile yaşayış tarzı değişmez.

Hâlâ kadınlar evde oturur, evin oğluna gelin adayı olarak “ev kızı” istenir ve Gülistan 40-50 yaşlarında, yetişkin, evli ve çocuklu bir kadın olmasına rağmen akşam dışarı çıkarken babasından, Sıdıka gibi mazeret ve bahaneler sunarak izin ister.

Çünkü Kocabaş ailesi Hatay’dan zenginleşip geldiğinde hayatlarında değişen tek şey paraları olmuştur. Belki de Saka ailesi ile aynı koşullara, aynı kültürel ve ekonomik sermayeye sahipken bir anda ekonomik sermayeleri artmıştır.

Buna karşın Cihangir’in “entelektüel” ortamına alaturka kaçan, sonradan görme, altın varaklı mobilyalı, lüks meraklısı bir aile olmaktan ileri gidememişlerdir.

Bu durum Cihangir’deki Kocabaş ailesinin suçu değil; Hatay’da düşük gelirle yaşayan Kocabaş ailesinin yaşadığı fırsat eşitsizlikleri, imkânsızlıklar ve sosyal sermayelerinin durumunun doğal bir sonucudur. 

Gülistan’ın boğaz gören bir terası varken, Sıdıka’nın ufak bir penceresi vardı dünyayı izleyebileceği. Peki Sıdıka’nın Saka ailesinden sıyrılmaya çalışıp sınıf bilinci yüksek, akıllı, zeki ve kendi çapında savaşçı olmasının sebebi neydi? 

İşte Sıdıka’yı oraya getiren belki de doğal veya doğrusal bir sebep yoktu. 

Sıdıka’nın kişiliği böyleydi ve Anadolu aslında Sıdıkalar’la doluydu. Aklı ve zekâsı pırıl pırıl ışıldayan, es kaza şansı yaver gidenler hariç, birçoğu Sıdıka gibi pencereden sokağa bakakalan…

Tek hayali bir öğretmen, olmakken adet görmesiyle evlendirilen, Beşiktaş’ta hiç gezmemiş ama çok beşik sallamış ev kızı Sıdıkalar…

 

Yazarın Diğer Yazıları