Gökçen Kundak

Lili'den Lolo'ya: İsimler nereye?

Gökçen Kundak

Aileden sonra ilk sahip olunan ve öldükten sonra bile sahip olunacak tek varlıktır isim. Bizden onunla bahsederler ve et, kemikten döküldükten sonra bile üstümüzde kalan tek şeydir. 

Böyle kalıcı ve ‘anlamlı’ sayılan bir mevzunun komik seviyelerde şekil değiştirmesi ilginçtir. 

Yüzyıllar öncesinde yaşayan ve üzerine yurtdışında izlenme rekorları kıran dizilerde anlatılan ataların bu konudaki hassasiyetini düşündüğümde ise bu değişim beni daha da şaşırtıyor. Nitekim bu isim bahsi öyle bir önem arz ediyordu ki kişinin karakteri, sağlığı, görüntüsü, yazgısı hatta ahiret hayatı bile etkileniyordu isimlerden. 

Az yaşayacağı düşünülen ya da öncesinde doğan çocuklarda vefat, düşük çok görüldüyse çocuğa Yaşar, Ömür, Duran, Durmuş gibi isimler konurdu. Sağlam olması istenen çocuğa Berk, Tunç, Aybars, güzel olması istenen çocuğa Gülkız, Aybala, Günay, Simten, Ayfem… 

Bir de öncesi ya da sonrası için mesaj veren isimler vardı. İlk erkek çocuğa İlker, Eray, çocuk çoksa son olacağı öngörülenlere Songül, Soner, Yeter. Ya da dedelerinin atalarının kahraman özelliklerini, ağırlıklarını taşıması için onların isimleri verilirdi. 

20 yıl kadar öncesinde bile halen özen ve dikkat gösterilen isimlerde trendlere dönem dönem kapılındı. Yine de adeta bir seremoniydi. Eskiden kulağa ezan ve devlet büyükleri eşliğinde, daha eskiden de kam davulu ve büyük ziyafetler eşliğinde verilen isimler bizler bebekken aile büyükleri ile verildi. 

Kura çekildi – bizim jenerasyonda popülerdi- kulaklara isimler fısıldandı. Anlamın olup olmaması, nereden hangi dilden geldiği düşünüldü iyi kötü, ata ismi olacaksa da güncelliği konusunda anne babanın fikri önemsendi.  

Son 10 yıldır ise isimler konusunda komik sayılabilecek bir değişim görüyorum. Nota ismine benzeyen, nispeten yansıma kelimeleri çağrışımı yapan isimler. Özellikle de L, N, M harfleri arasına rastgele serpiştirilmiş sesli harfler ile türetilmiş isimler, Mina, Nina, Lina, Mila, Lena, Li la mi-fa, sol… 

‘Cennetteki çiçekten damlamış çiğ tanesinin kuma düşmesiyle oluşturduğu şekil’ gibi uydurma ve dandik forumlardan bulunma anlamlara sahip, ilginç isimler. 

Sosyal medyada paylaşılacak, Baby Shower’larda kabarık tütülü, krem şantiye benzetilen kız bebeklerde sırıtmayacak isimler seçiliyor. 

Erkek isimlerinde ise Ege kasabası sevdası popüler. Mavi, Efe, Ege, Atlas, Meriç… Zeytinyağlı, dolapta dinlenmiş ekşili ve otlu yemekler tadında olsa da anlamı bulunan, nispeten hoş isimler.  

Çocuk için mi, aile için mi, anlamı için mi, sosyal medya için mi, duyana kendince modern hissiyatı yaratmak için mi,  ‘dünya vatandaşı olsun’ diye mi, yoksa tamamen üşengeçlikten harf kısmaktan mı çözemiyorum. 

Ve anne babama bir söz veriyorum! Çocuğum olursa, ismi 3 harften kısa veya rastgele harf kombinasyonundan oluşmuş olmayacak! 
 

Yazarın Diğer Yazıları