Zayıflığın hastalık sayıldığı topraklardandır Anadolu. Mantıcı Kayseri’de de öyleydi ben çocukken. Ne hikmetse sadece kadınları ilgilendiren bu değişken ve akışkan standartlar gün geçtikçe değişip şekillendi. Korkarım şiddeti de arttı…
Uzaklara, dünyadaki güzellik standartlarına bulaşmadan sadece yakın çevreye, İç Anadolu’ya bile odaklansam zayıfların bebe doğuramayacak olması, cansızlığı ve ‘kuru’luğu vurgulandı. Kilosu tırnak içinde yerinde olanlara ise ‘kete gibi’ ışıl ışıl kadın dendi. Beyaz ten balık etin modası 2000lerin ilerleyen dönemlerinde Çağla Şikel gibi modellerin örnek gösterilebileceği sıfır beden bronz tenle birlikte soldu gitti. O dönem fırlayan zayıflama çayları ve hapları ünlülerin reklamını yaptığı ünlü markalardan merdiven altı ucuz ürünlere kadar kullanıldı. Hayatlar kaydı, sağlıklar bozuldu, markalar davalık oldu.
25 yıllık aciz ve sınırlı yaşam deneyimime göre siyaset ve modadaki trendlerde hep bir devir daim var. İdeal beden de modadan nasibini alıp aynı şekilde bir kilo alıp bir zayıfladı, bir uzadı bir kısaldı.
Beden olumlamaya rağbet arttı pandemi döneminde herkesin eve kapanmasıyla. Fakat aşırı kiloyu güzelleme veya sağlıksız vücuda teşvik anlayışı oluşturması iddiaları ile rafa kalktı.
Yeniden zayıflık ve dünya üzerinde daha az yer kaplamak trend haline geldi. Çaylar ve hapların üzeri çizilmişti pazarlanamaz haldeydiler. Ne yapmalıydı? Tezgahlara çıkıp damarlarda gezinen yeni moda çare ise hormon taklit eden zayıflama iğnesi oldu.
Malum iğneyi, Türkiye için net veri bulunmasa da dünya genelinde yüzde 60-70 oranında kadınlar kullanıyor.
Kısa vadede hızlı ve yüksek kilo verdirip tatlı mide bulantılarına sebep olurken uzun vadede farklı etkilerle sebep oluyor. Doktorların bile kritik düşündüğü ilaç, mide- bağırsak sorunları, kas kaybı, ilerleyen dönemde ise dopamin reseptörlerinin zarar görmesi halinde anksiyete ve depresyon, ilacı kullanmayı bıraktıktan sonra kronik yeme bozukluklarına sebep olabiliyor. Bu etkilere bir de kadınlarda hormonların ve doğurganlık döngülerinin bozulması riski ekleniyor.
Psikolojik ve bedensel sağlığı böyle derinden sarsabilecek bir ürünün kontrolsüz kullanımının adeta moda haline gelmesi ise yine en çok kadınları etkiliyor.
Vücutlarından yataklarına kadar yorum hakkı umuma açık hayatlar yaşayan kadınları. İkilemini yaşadıkları hiçbir şeye aynı anda sahip olamayan kadınlar. Sağlık-güzellik ikilemi, konfor-estetik ikilemi, aile-iş ikilemi, iş-eş ikilemi, toplumun beklediği veya istediği kişi olma ikilemi.
Kadına gelene kadar gerçek materyallerle bile denemesi yapılmayan ürünlerin gönüllü(?) denekleri kadınlar.
Önce çaresiz hissettirilip sonra tek çare olduğu iddia edilip sunulan ürünü veya hizmeti kullanmak zorunda kalan kadınlar.
Para veya ün kazanmak için hassasiyetleri, sonradan devşirilme zaaflarına, sömürmek için ilk başvurulan kişiler.
Kadınlar.