Gökçen Kundak

Kabak Deniz Göktaş'ın başına!

Gökçen Kundak

Çocukken annem her Çarşamba beni Kayseri Devlet Tiyatrosu’nun çocuk saatlerine götürürdü. Bir iki yaşlarındayken de teyzemin bir oyununu izlemek için gitmişim. Oyun boyu uyusam da sahne hoşuma gitmiş olacak ki kulis, sahne, salon farketmeksizin bu yaşıma kadar sevdim, ilgilendim. 

Belki bu sebepten, Deniz Göktaş’ın tutuklanma haberi benim için çok şey ifade etti. Günümüz stand-up kültürünü, komedyanın bir uzantısı gibi sayarsak teknik olarak farklı işler yapılmasına rağmen ana fikrin benzer olduğunu düşünüyorum. 

‘Komedi nedir?’ sorusuna zaten binyıllar öncesinde çeşitli cevaplar bulunmuştur. Biri de Poetika’da geçer bu cevapların. 

Komedinin temelleri için bu kitap der ki, Yunanca kökenli Kōmos (köy) Aeidein (ezgi-şarkı) kelimeleri yan yana gelir ve köy ezgileri anlamına gelen komedya ortaya çıkar. Meraklıları ritüellerin temelini ve sebebini de öğrenedursun, ben anlamından konuşacağım. 
Milattan önce temelleri atılan bu gösteri çeşidi, yeri geldi başlar vurdurdu, yeri geldi bir zamanlar ucube sayılan halktan insanları başlarda taşıttı. 

Milattan önce bile örneğini gördüğümüz ve konuları neredeyse bire bir aynı olan bu türe bakınca ben Göktaş’ın sansasyon yaratacak bir iş yapmadığını düşünüyorum. Deniz Göktaşı tutuklamadan önce ise, madem öyle, komediyi ve türevlerini, keza stand-up’ı yasaklasalardı diyorum eğer işi yapmak suçsa. 

Ne diyor tanımında, insanların ayıpları, kusurları, ahmaklıklarını acıtmadan yüze vururken güldürür. Örnek olarak da manidardır ki hep ‘kibrin insana ettikleri’ gibi durumlar gösterilir. Deniz bundan farklı ne yaptı ben yakalayamadım. 

Tutuklamadan önce de bence bir oturup izleyin ne demiş bu çocuk diye. Hayır belki de hiç böyle şeyler izlenmediği için bunların tutuklanacak şeyler olduğu düşünülüyordur. 

Ya da bir hatadır çocuk demiş birilerinin tavuğuna kişt, merak etmeyin 45-50’sinden sonra küstürüverirsiniz sahneye sıkın dişinizi biraz. Veya dişinizi de sıkmayın, onu da biz yaparız. Nasıl olsa gençler sıkıyor dişlerini yeterince. Her gece uyumadan önce, uykusunda ve her sabah işe veya iş bulmaya giderken. 

Ya da işini yaptı diye gözaltına alınırken… 
 

Yazarın Diğer Yazıları