Gökçen Kundak

Kalk BABA deprem oluyor!

Gökçen Kundak

Bir varmış bir yokmuş.

Fakir yokluktan, zengin oburluktan çatlar iken, balık yine baştan kokarken. Deprembilimcilerin ninnileri bir kulağımızdan girip diğerinden çıkar iken. Ülkem yine beşik gibi tıngır mıngır sallanır iken. 
Günlerden bir gün güzel insanların yaşadığı güzel ülkemde deprem yine gündem olmuş. 

99’da Gölcük’te 18 bin, aynı yıl Düzce’de 900, 2011’de Van’da 604 kişi, 2020’de İzmir’de 117 kişi, 6 Şubat 2023’te ise Kahramanmaraş Pazarcık merkezli büyük Güneydoğu Anadolu depreminde resmi rakamlara göre 62 bin can bir varmış bir yok olmuş. 

***

Çanakkale Savaşı’nda 57bin civarı şehit verip galip olduk. Lakin son 30 yılda en az 90 bin canı, savaşmadan kaybettik. Çünkü bu savaşta ne bir silahımız var ne bir kalkanımız. Bir canavardan kaçsak sığınacağımız evler ise asıl cephelerimiz. 

Yer bilimciler tarafından bu savaş (?) için önerilen, depremi kabul edip artık bu gerçekle yaşamayı en acısız şekilde öğrenmemiz, önlem almamızdı. Daha sağlam evlerde, denetlenmiş evlerde, depreme göre konumlanmış evlerde, düşük kat planlı evlerde gece rahat uyumamız. 

Biz ülke olarak onları ya da sarsıntıların çıkardığı gümbürtüyü, feryadı ne kadar dinledik? 
Bol bol dinledik. Bir ninni gibi, içli bir ağıt, ya da yıllardır anlatılan bir halk hikayesi gibi dinledik. Devletimizle, milletimizle dinledik, ne yaptık, ne yapmadık?

Bazılarımız mecliste aldı aksiyonu. Bazılarımız da evde, kahvehanede, sokakta, bina sığınağında yaptı yapacağını. 

Mecliste; 2018’de gelen İmar Barışı’nın uzatılmasına yönelik 2025 Ocak’ta DEVA parti milletvekili Cem Avşar tarafından sunulan kanun teklifine hala bir red gelmedi. Cem Avşar’ı merak ederseniz, muhalif genç ve dinamik bir milletvekilli olmakla birlikte kendisi gayrimenkul yatırım şirketi sahibi, müteahhit ve turizm erbabı. 

Ne duyduk, ne takip ettik, ne tepki gösterdik. 

‘Deprem Vergisi’ olarak bilinen Özel İletişim Vergisi 1999 Marmara Depremi sonrası toplanmaya başlandı, şu anda enflasyonla düzeltilmemiş hali 180-182, enflasyonla hesabı 400 milyar TL’nin üzerinde olduğu öngörülen verginin nerelerde harcandığının ve deprem hazırlığına ne kadar ayrıldığının araştırılması kanun tasarısını defalarca farklı partiler, vekiller tarafından sunuldu, basitçe reddedildi.  

‘Vergi hasılatı nereye, neye ne kadar harcandı?’ sorusuna cevap alamadık. 

Ya da kendi oturduğum apartman dahil birçok binada olur da sağlamlaştırma gerekir, masraf çıkarsa diye test için karot örneği bile aldırmadık. 

Naci Görür, Celal Şengör, Ahmet Ercan gibi kendini bu ülkenin evladının geleceğine adamış insanlara felaket tellalı muamelesi yaptık. 
Dere yatağındaki yapıları kentsel dönüşüme sokmadık, taşımadık, deprem vurmadığında sel vurdu, ağladık. 

Daha 1 ay önce 4 Nisan’da Van’da 5.2, bugün (20 Mayıs) Malatya’da 5.6 büyüklüğündeki depremlerde yine sallandık.     

Her felaketten sonra tek yürek olup, birbirimizin yarasını yine biz sarıp, sonra yeni yaraların açılmasını bekledik. Toparlandık, ‘yine toplarlarız’ dedik, tekrar yıkılana kadar da sorumluyu, haklıyı, suçluyu, mağduru, gerçeğimizi unuttuk. 

Tarihin tekerrüründen, malumun ilanından bıkmadık. 
 

Yazarın Diğer Yazıları