Gökçen Kundak

Hepimizin ev robotları olacak!

Gökçen Kundak

Tabletlerin televizyonda ilk gösterildiği, haber kanallarında halka tanıtıldığı günü dün gibi hatırlıyorum. 9-10 yaşlarındaydım. Evinde bebekliğinden beri laptop bulunan bir çocuk olmama rağmen bu şey, sadece ekrandan oluşan, dokunmatik, ortalama bir ofis bilgisayarının yapabildiği birçok şeyi yapabilen süper lüks ve teknolojik bir aletti. İncecik. Haberlerde,  bunun 3 -5 seneye her evde olabileceğini söylüyorlardı. İnanmamıştım çocuk aklımla.

Şimdi ise toplumun her kesimi için ulaşılabilir hatta bazen evde köşede bir yerlerde tozlanarak bekleyen bir ürün. Bu lüks, inanılmaz teknolojinin kablo, ıvır zıvır çekmecelerinde eskiyeceğini nereden bilebilirdik…

Schumpeter bunu ‘yenilik döngüsü’ adını verdiği bir teori ile açıklıyor. Bu döngü, dört aşama içerip modern kapitalizmin sacayaklarından birini oluşturuyor.  

Aşamalar ise şöyle; yenilik, yayılma ve taklit, yıkım, son olarak da yeni döngüye giriş. Halkların refahı içinse küçümsenemeyecek kadar gerekli.

Schumpeter diyor ki, bir mal veya hizmet radikal bir yenilik getiriyorsa buna yatırımlar artar, yüksek fiyatlardan alıcıyla buluşur, istihdam canlanır. Zengin alıcılar ve yatırımcılar üretim sürecini, gerek yatırımla gerek bu ürünü fahiş fiyatlara satın alarak destekler ve finanse eder. İkinci adıma gelinir, diğer firmalar yeniliği kopyalar, rekabet ortamı oluşur, üretimi kolayca finanse edilen ürün ucuzlar, halka yayılmaya başlar. Herkesin elinde birkaç yıl öncesinde Dünyanın en büyük teknolojisi olarak lanse edilen ürünlerden bulunur, elitler için bu ürün basitleşir, ortalama gelirli için ortalama hale gelir.

Sona yaklaşılır, yıkım aşaması gelir. Eski teknolojiler ve firmalar rekabet edemez hale gelir, bazı firmalar batar, hem arz hem talep azalır, hem fiyatlar, hem de çalışanlar… 
Lüks yaşam erbapları bu ürünleri beğenmez olur çünkü o ürünün hem fonksiyonu hem fiyatını hem de getireceği prestiji 3’e 5’e katlayacak yenileri gelecektir.

Bazıları için bu süreç, bizi devleştiren ve belki de bizi yönetenler sayesinde sahip olduğumuz inanılmaz refaha eriştiğimizin somut kanıtlarıdır. Telefonu çıkarıp bakınca aziz devletin yer yüzündeki yansımasını görürler.

Bazıları içinse bu bizim çok üstümüzde, bizden çok önce kurulmuş bir oyun, bir mekanizmadır. Radikal olmayan her milletin eninde sonunda erişebileceği ürünleri zaten üreticinin herkese ulaştırmak için can attığını bilerek sahip oluruz. Çünkü o ürünler,  sonradan yaratılmış ihtiyaçlarla biz ayak takımına dürtülür.

Döngü tamamlanır, ürün avam kamarasına düşer, zengine pişen fakire de düşer. 
Kim bilir belki yıllar sonra 9 metrekarelik kapsüllerimizde hepimizin yalnızlığını paylaşabildiği yapay zeka robot dostları, eşleri olur.  

 

Yazarın Diğer Yazıları