İnsanlar en çok rakamlarla düşünür bence, bir mevzuya dikkat çekmek istersen rakamları vurgularsın. Matematik kesinlik içerdiğindendir muhtemelen, başkaca etkenlerle düşünemez olduğumuz gerçekler rakamlarla yüzümüze vurunca “Noluyo!” deriz içimizden.
İşte iktidarın politikalarını yani aslında gerçekleri okumanın ve teşhir etmenin en önemli unsurlarından biri de rakamlar. Basit matematik ile halimiz ortaya seriliyor.
Türk-iş her ay açlık ve yoksulluk sınırını açıklıyor. Neye göre belirleniyor açlık ve yoksulluk sınırı? Dört kişilik bir ailenin gıda harcamasını hesaplıyorlar, bu rakam ailenin hayatta kalması için gerekli sınırı ortaya koyuyor. Yine dört kişilik bir ailenin diğer giderlerini de işin içine koyunca yoksulluk sınırı çıkıyor ortaya.
Buraya bir parantez açmak lazım diğer giderler eğitim barınma faturalar derken bir de aslında insan olabilmemiz için gerekli olan sosyal etkinlikleri de içeriyor. Ama vur patlasın çal oynasın bir hayatı sürdürmek düzeyinde değil, insan gibi hissedebileceğimiz sınırda bir hayat için belirlenen baremler…
Bir de tabi bekar çalışanlar var onlar için de bir takım hesaplamalar yapılıyor her ay. Şimdi diyeceksiniz “Rakamlar diyordun daha bir tane rakamdan bahsetmedin”
Haklısınız ama önce baremlerin neye göre belirlendiğini anlatmak istedim. Sürprizi sona sakladım. Kısmen sosyal medya testi çözmek gibi “Ne kadar yoksulsunuz” testinde rakamları ortaya koyacağım siz içinden kendinize en uygun olanı alabilirsiniz. İşte isyana teşvik garantili rakamlar:
Temmuz ayı açlık sınırı 36 bin 940 TL
Yoksulluk sınırı 120 bin 325 TL.
Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 47 bin 758 TL.
Asgari ücretli ne alıyor: 28 bin 75 lira 50 kuruş.
En düşük emekli maaşı da 23 bin 552 lira…