Eren Saran Akarsu

Emek: Bir kelimenin hatırlattıkları

Eren Saran Akarsu

“Bir sözle kuruldu dünya
Hep o sözü aradım ve buldum: Emek”
Şair Yazar Sennur Sezer, dünyayı büyük anlatılarla değil, tek bir kelimeyle kurar: emek. Ve o kelimeyi anlatır, çalışarak, yoğurarak…
“Dokunulmamış toprağı işlemek

Ve kan ter mutlu varmak uykuya.”
Bugün bu dizeleri okurken insanın aklına romantik bir yorgunluk gelmiyor. Aksine, bizler için giderek ağırlaşan bir hayat geliyor. Daha çok çalışıp daha az karşılık alınan bir düzen. Alın terinin daha kurumadan değersizleştiği bir gerçeklik.
“Emek paramparça kâğıt paralarla
Satıldığında kaç yaşındaydı dünya?”
Bu sorunun daha sert hissedildiği bir zamandayız. Çünkü emek sadece ucuzlamıyor; aynı zamanda görünmezleşiyor, hiçleştiriliyor.
Ülkenin dört bir yanında haklarını almak için direnen işçiler, ödenmeyen maaşlar, genç yaşta fabrikalarda son bulan hayatlar… Bir yanda üretim sürerken, diğer yanda o üretimi var edenlerin yaşamı askıda kalıyor, geleceği çalınıyor.
Sezer’in şiiri yeniden bugüne karışıyor:
“Ne zaman öğrendik direnmeyi
Birbiri ardına toplanmayı
Yürümeyi…”
Bu soru önemli bir hatırlatma. Direnmenin öğrenilen bir şey olduğunu ama unutulabildiğini de söylüyor.
İşte bugün 1 Mayıs’ın anlamını da buradan başlatmak gerekiyor: 
Hatırlamak
Dünyanın hangi kelimeyle kurulduğunu,
Ve o kelimenin nasıl aşındırıldığını.
“Emekle oluştu dünya”
Ama bugün mesele sadece bunu söylemek değil.
O dünyayı kuranların, o dünyanın içinde nasıl yaşadığını yeniden sormak.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde emeği ve umudu büyütmek, korkuyu yere çalmak üzere bir başka Sennur Sezer şiiriyle: 
“Hehey de hey!
Bir sabahın üç kapısı var göğe
Biri korku
Çal yere,
Emek senin umut senin
Korku ne?
Yeter ki elin ellere kavuşsun”

Yazarın Diğer Yazıları