Eren Saran Akarsu

Yerinde incelendi

Eren Saran Akarsu

Çok sayıda haberde okursunuz A belediyesi başkanı devam eden yol çalışmasını yerinde inceledi. B belediye başkanı sel sonrası meydana gelen hasarı yerinde inceledi. 
Ülke genelinde haberlerde de vardır ancak daha çok yerel yönetimlerin süre gelen adetidir olanları yerinde incelemek. Vatandaş sahaya inmiyor derse diye ön alırlar, “İndik sahaya, yerinde inceledik” 
Yani en azından son on yılda halkın belediye başkanlarına ve yetkili ekiplerine yerinde inceletme eylemini gerçekleştirmiş olmaları bile büyük başarı. Ama sahaya inmekle sahayı değiştirmek arasında ince ama hayati bir fark var.
Ancak yerinde incelenen bölgelerde yaşayan vatandaşlar iyi bilir bu incelemeler sonrası ne gibi gelişmeler yaşanıyor? İşte bu sorunun cevabı nadiren gerçekleşen bir doğa olayı…
Bir de tabi olan olmuş, biten bitmiş, sel gelmiş bahçeleri vurmuş, yel gelmiş etrafı talan etmiş, gelmiş başkan yerinde incelemiş. 
Bu tarz haberleri biz aktarıyoruz okuyucusu da soruyor muhakkak “Önceden inceleyip, neden önlem almazsınız?” 
Yerel yönetimler popüler projeler yapmasından önce görevlerini yapması, sorumluluk alanlarındaki olası risklere karşı önlem alması gerekiyor. Bunu yapamayan işte anca gece gündüz sahaya inip yerinde inceliyor.  Yerel yönetimlerin görevi, kriz olduktan sonra sahaya inip durumu tespit etmek değil; kriz oluşmadan önce o sahayı planlamak, riskleri görmek ve gerekli önlemleri almaktır.
Fakat bugün “yerinde inceleme” çoğu zaman bir yönetim pratiğinden çok, bir kriz iletişimi refleksine dönüşmüş durumda.

***
Bunun bir de makamında ziyaret etti versiyonu var.  O da en az “yerinde inceleme” kadar tanıdık bir kamu ritüeli. Yeni atanan müdürler, başlayan projeler, devam eden çalışmalar… Hepsi birer ziyaret takvimi içinde anlam kazanıyor. Bürokrasi, çoğu zaman hareketi göstermeyi, hareketin kendisi sanıyor. 
İster belediye başkanı olsun ister vali ister muhtar ister kaymakam anlaşılması gereken yani önemli olan gösterilen hareket değil üretilen sonuçtur. 
Yerinde inceleme yapmak bir başarı değildir. Bu, zaten yapılması gerekenin kendisidir. Asıl başarı; vatandaşın “neden yine aynı şey oluyor?” sorusunu sormak zorunda kalmadığı bir düzen kurabilmektir.
Bugün ise çoğu zaman tersini yaşıyoruz: Önlem yerine tespit, çözüm yerine görüntü, planlama yerine açıklama.
Ve böylece her yeni afette, her yeni krizde aynı döngü yeniden kuruluyor. Kamera geliyor, yetkili geliyor, açıklama yapılıyor. Ama hayat, o açıklamaların dışında bir yerde akmaya devam ediyor.
Çünkü bazı yerler incelenmek için değil, yaşanabilir kalması için vardır. Ve yerel yönetimlerin asli görevi de tam olarak budur: İncelemek değil, korumak; anlatmak değil, önlemek.
 

Yazarın Diğer Yazıları