Geçtiğimiz sene Kayseri’de bir kadın öğrencisi olduğu üniversitenin orta yerinde yaşamdan koparıldı.
Her gün kadın cinayetleri ile uyandığımız ülkede, bu haberle bir kez daha sarsıldık. Biz orada değildik ancak arkadaşlarının kampüsün orta yerinde pompalı tüfekle katledilmesinin ardından üniversiteli gençler üzerine düşeni yaptı. Hem arkadaşlarını kaybetmiş olmanın acısı, hem kampüs güvenliğindeki zaafların hissettirdiği öfke hem de meşru taleplerinin verdiği haklılık ile rektörlük önüne yürüdüler.
Ne istiyordu öğrenciler: Güvenli kampüs, kadın cinayetlerine karşı somut gerçekçi bir adım… Öğrenciler çağrılarında “Tüm ERÜ öğrencilerini, akademisyenlerini ve çalışanlarını adalet, vicdan ve dayanışma için bir araya gelmeye çağırıyoruz. Bir kişi daha eksilmesin diye, sen de orada ol” demiş ve önlem almadıklarına inandıkları rektörlüğe istifa etmesi yönünde seslenmişlerdi.
Peki, Erciyes Üniversitesi yönetimi ne demişti bu konuda?
İktidarın her cinayetin ardından söylediği gibi “Münferit” demiş ve cinayetin "kampüsün genel güvenliğini etkilemediğini" öne sürmüştü.
***
Aradan bir yıla yakın zaman geçti. Meliha Keskin’i katleden Ferhat Karakaya yargılandı, dava anında alışıldık ifadelerle Meliha Keskin’in kendisini tahrik ettiği yönünde beyanlarda bulundu ama müebbet hapis cezası almaktan kurtulamadı. Tabi dava süreçlerinde ERÜ öğrencileri güvenli kampüs taleplerini yenilemeye devam ettiler. Öğrencilerin talepleri meclis gündemine taşındı. EMEP Gaziantep vekili Sevda Karaca Milli Eğitim Bakanlığına verdiği soru önergesinde, cinayetin üniversite kampüsünde gerçekleştiğine dikkat çekmiş ve bu nedenle doğrudan sorumluluk alması gereken Erciyes Üniversitesi Rektörü Fatih Altun’un sessizliğini koruduğunu belirtmişti. Öğrencilerin rektörlük önünde nöbet tuttuklarını ve “Rektör sorumluluk almalı, Fatih Altun istifa” ile “Güvenli kampüs istiyoruz” taleplerini dile getirdiklerini hatırlatan Karaca, bu taleplerin karşılık bulup bulmadığının ise belirsizliğini koruduğunu kaydetmişti.
***
Bugünse Erciyes Üniversitesi etkin güvenlik önlemleri aldığına dair aşırı manidar bulduğum bir video paylaştı. Üstelik bu paylaşım, öğrencilerin aylardır dile getirdiği güvenlik taleplerine verilen somut bir cevap niteliği de taşımıyordu. Sanırım üniversitelerin tatilde oluşu nedeniyle dikkat çekmez diye düşündüler. Videoda güvenlik önlemi olarak yeni araç aldıklarını duyuruyor, özel güvenlik personellerini gerek elektrikli araçların yanında konumlandırarak gerekse araçları kullanırken çekip “işte bakın nasıl güvenli kampüs adımları atıyoruz” diyor. Bir de ekliyor araçlar elektrikli olduğu için “çevre dostu adım atıyoruz”
Oysa güvenli kampüs; elektrikli araç filosundan önce etkin giriş-çıkış denetimi, yeterli güvenlik personeli, erişilebilir acil yardım mekanizmaları, öğrencilerin kampüsün işleyişine ve karar alma süreçlerine doğrudan katılabileceği mekanizmaların kurulması ve en önemlisi öğrencinin kendini güvende hissedeceği bir güvenlik anlayışıyla mümkündür. Öğrencilerin bir yıldır dile getirdiği talep de tam olarak buydu.
***
Senin kampüsünün orta yerinde bir kadın pompalı tüfekle vurulmuş, yetmemiş katil can çekişen genç kadının videosunu çekmiş ve bir el daha ateş etmiş, senin okulunda öğrenciler seni istifaya çağırmış, sorumluluk al demiş. Sen de hem mezuniyet töreninde yaşamını yitirdiği için orada olamayan yaşamdan koparılan öğrencinin adını bile geçirmiyorsun hem de dalga geçer gibi yeni araçlara video çekiyorsun!
Yeni tercih döneminde Erciyes Üniversitesi’ni tercih edecek öğrencilere rehber nitelikteki bu adımları nedeniyle ERÜ yönetimini gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum…