'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' demişti! Açıkladı

Kayseri'de faaliyet gösteren ve binlerce ortağı olan dev şirketin eski yöneticisi bir süre önce Kurban Bayramını işaret ederek, 'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' ifadelerini kullanmıştı. Bugün açıklama yaptı ve 'Turpun büyüğü daha heybede' dedi.

Türkiye'nin en büyük 70'inci, Kayseri'nin ise en büyüğü olan şirkette görev yaparken gördüğü usulsüzlükler nedeniyle görevinden istifa ettiğini açıklayan Kayseri Şeker A.Ş.'nin eski yöneticisi Metin Demircan, bir süre önce Kurban Bayramını işaret ederek, büyük bir dolandırıcılık olayını açıklayacağını dile getirmişti. 

'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' demişti! Açıkladı

‘Bayramda açıklayacağım’ demişti

Mayıs ayı başında Kayseri Şeker yönetimine seslenen Demircan, 'Bayramda açıklayacağım ve o büyük dolandırıcılığı benden önce açıklayın da görelim’ demişti.

‘Turpun büyüğü daha heybede’

Kentte gözlerin çevrildiği Demircan'dan Kurban Bayramı arifesinde açıklama geldi. Demircan, ‘Turpun büyüğü daha heybede’ ifadelerini kullandı. Demircan, iddialarıyla ilgili olarak ‘Kamu zararı ve çiftçinin hakkının kimler tarafından nasıl eritildiğinin açık göstergesi’ dedi. 

'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' demişti! Açıkladı

‘Birçok belge ve bilgi öğrendim’ dedi ve şirketlerle ilgili neler söyledi neler!

Demircan, şu ifadeleri kullandı: Evet sevgili çiftçi kardeşlerim, geçen günlerde paylaşım yapmış olduğum akaryakıt konusunu hepiniz az çok biliyorsunuz. Birkaç aydır bu konu üzerinde durarak titizlikle araştırma yaptım ve gerçekten hayrete düşürecek birçok belge ve bilgi öğrendim. Kayseri Şeker Fabrikası’nın iştiraki olan Panpet ile Kayseri Pancar Kooperatifi’nin bölge çiftçilerine yaptığı akaryakıt tevzii olayını biraz anlatalım sizlere. Bu iştirak ve kooperatif bölgeleri kendi aralarında bölüşmüşler. İştirak olan Panpet; Sivas, Yıldızeli, Çamlıbel, Artova, Tokat, Niksar, Pazar, Turhal ve Zile bölgelerinin tamamına akaryakıt tevzii yaparken, Kayseri Şeker Kooperatifi ise Kayseri ve ilçelerindeki çiftçilere akaryakıt tevzii yapmış. Ancak burada tuhaf olan ve değinilmesi gereken birçok mide bulandıran nokta var… Sanırım artık bu işi de bırakmışlar zaten, ne hikmetse. Sizlere gelen bu motorinlerin fiyatlarını kimlerin belirlediğini bildiğinizi düşünmüyorum. Öncelikle buradan başlayalım. Yakın zamanda bünyesinde yolsuzluklar tespit tesbit ettiğim ve sonrasında  işlerine son verilmek zorunda kalınan  Panpet A.Ş.’nin yöneticileri bu fiyatları belirliyordu. Sanırım fabrika yönetimi dahil hiç kimse çıkıp da “Bu rakamlar nedir, bu maliyetler neye göre oluşuyor?” diye sormamış. Ve yine sizlerin cebinden, haberiniz dahi olmadan milyonlar çıkmış.

'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' demişti! Açıkladı

 Kesilen herhangi bir fiş ya da fatura yok

Sizlerin cebinden çıktığı gibi, bir de bu işin devlet ve mali boyutu var. Sizlere kesilen herhangi bir fiş ya da fatura yok. Halbuki EPDK mevzuatına göre akaryakıtın son kullanıcıya mutlaka fatura edilmesi gerekiyor. Ancak burada fabrikanın yaptığı; iştirak şirketi üzerinden akaryakıtı alıp yine iştirak şirketi üzerinden dağıtımını gerçekleştirmek, daha sonra ise köylerde sizlere dağıtım yapılırken verilmesi gereken faturayı ya da fişi tek kalemde kendisine fatura ettirmek olmuş. Sadece 2023 yılında 30.000 litre, yani bir tanker yakıtın rafineri fiyatı 603.000 TL idi. O yılların fiyat araştırmalarını siz de yapabilirsiniz. Bakın, pompa fiyatı demiyorum; rafineriden alış fiyatı litre başına sadece 20,10 TL idi. Burada çok ince bir detay var: Verdiğim fiyatlar yalnızca bir tanker üzerinden hesaplanmıştır. Bu fiyata sadece 50 kuruş bile eklense, bir tankerde 15.000 TL oynama yapar. Bu yüzden çıkıp da “Bu yakıtı taşıyan araba su mu yakıyor?” demeyin. O yıllarda ve sonraki dönemlerde sizlere verilen akaryakıtın fiyatlarını bir kez daha araştırın. O sizlerden kesilen afaki akaryakıt fiyatlarının neden bu kadar şişik olduğunu kendiniz de anlayacaksınız.

'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' demişti! Açıkladı

Çiftçiye verilen yakıtlar iştirak üzerinden iskonto edilip çiftçiye değil de fabrikaya alınmış gibi mi gösterildi?

Bir de şöyle bir durum var: Yine bu iştirak şirketi eski zamanlarda şu anki Total istasyonu olarak değil de Lukoil bayisi olarak hizmet vermekteydi. Lukoil ile sözleşmesi bitince Total ile anlaşma sağlanıp bayilik isim ve ünvanı değişti. Ancak bu geçiş dönemi yine akaryakıt dağıtım dönemine denk gelmişti ve araçlarda Total’in dağıtım otomasyon sistemi bulunmuyordu. Dağıtımdan aylar sonra takılmış bu sistem. O geçiş döneminde bu dağıtımlar nasıl yapıldı, hangi sistem üzerinden yapıldı? Normalde dağıtım esnasında sistem, verilen yakıtı otomatik olarak EPDK’ya anında bildirir. Sistem kime verildiğini değil, çıkan yakıtı kayıt altına alır. Peki sistem olmayan araçlardan çıkan yakıtlar EPDK kayıtlarına nasıl işlendi? Bu yakıtların sevkiyatı hangi kayıtlarla açıklandı? Yoksa çiftçiye verilen yakıtlar iştirak üzerinden iskonto edilip çiftçiye değil de fabrikaya alınmış gibi mi gösterildi? 

'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' demişti! Açıkladı

EPDK’yı nasıl bu kadar rahat görmezden geldiniz?

Şimdi soruyorum sizlere. Bu kadar sistem üzerinde oynanırken, araçlar otomasyonsuz şekilde dağıtıma çıkarılırken, fiş, fatura verilmeden ve afaki fiyat farklarıyla motorin dağıtımı yapılırken; maliyeyi ve EPDK’yı nasıl bu kadar rahat görmezden geldiniz? Çiftçiyi zarara uğrattığınız yetmezmiş gibi, devleti ne kadar büyük bir vergi kaybına uğrattığınızın farkında değil miydiniz?
Hiç mi aklınıza gelmedi; “Bu kayıtlar bir gün ortaya çıkar, EPDK’ya ve maliyeye verilirse ne olur?” diye. Çünkü sistem kayıtları, tanker hareketleri, otomasyon verileri, satış saatleri, sevkiyat raporları ve tahsilat kayıtları bir araya geldiğinde ortaya çıkacak tablo artık basit bir hata ya da ihmal olarak açıklanamaz.

Bugün susturulan insanlar olabilir. Ama kayıtlar susturulamaz.

Ve o kayıtlar konuştuğunda bunun adı artık “yanlış uygulama” değil; organize usulsüzlük, kamu zararı ve çiftçinin hakkının kimler tarafından nasıl eritildiğinin açık göstergesi olur. Unutmayın, Turbun büyüğü daha heybede.

'Bayramda büyük dolandırıcılığı açıklayacağım' demişti! Açıkladı

Kayseri Şeker'in başındaki isim olan Hüseyin Akay'ın ve şirket yöneticilerinin Demircan'ın akaryakıt iddialarına ne diyecekleri merak konusu oldu.