Kayseri'de 289 deprem sonrası sert tepki: Büyük deprem pazarlaması yaptılar!
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 79 günde 289 deprem kaydedilirken, Dr. Ramazan Demirtaş'tan 'büyük deprem' yorumlarına sert tepki geldi.
Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde son aylarda devam eden düşük büyüklüklü sismik hareketlilik, pazartesi gecesi meydana gelen iki yeni depremle yeniden gündeme geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre ilçede gece saatlerinde 2.0 ve 1.0 büyüklüğünde iki sarsıntı kaydedildi. Bölgedeki hareketliliği değerlendiren Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş ise Aşağıborandere ile Yukarıborandere arasındaki kısa fay üzerinde 7 Haziran’dan bu yana 289 deprem meydana geldiğini belirterek, daha önce dile getirilen “büyük deprem” yorumlarına sert eleştiriler yöneltti.
Pınarbaşı gece iki kez sallandı
AFAD tarafından paylaşılan verilere göre Pınarbaşı ilçesinde ilk deprem bu gece saat 02.16’da meydana geldi. Büyüklüğü 2.0 olarak ölçülen sarsıntının yerin 7,43 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.
Depremin merkez üssüne en yakın yerleşim yerinin yaklaşık 1,67 kilometre mesafedeki Akpınar köyü olduğu belirlendi. Sarsıntının Yusuflar köyüne 2,31 kilometre, Kızıldere’ye ise yaklaşık 3,94 kilometre uzaklıkta meydana geldiği kaydedildi.
İkinci deprem saat 04.42’de geldi
İlk sarsıntının ardından bölgede bir deprem daha kaydedildi. Saat 04.42’de meydana gelen ikinci depremin büyüklüğü 1.0 olarak açıklanırken, sarsıntının yaklaşık 7,05 kilometre derinlikte gerçekleştiği bildirildi.
Son iki küçük sarsıntıyla birlikte Pınarbaşı’ndaki hareketlilik bir kez daha dikkatleri bölgeye çevirdi.
Hareketlilik haziran ayında hızlandı
Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, Pınarbaşı’na bağlı Aşağıborandere ile Yukarıborandere arasında yaklaşık 5 kilometre uzunluğunda, kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu kısa bir fay bulunduğunu belirtti.
Demirtaş’ın paylaştığı verilere göre söz konusu bölgede 15 Haziran 2026’da 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bir gün sonra ise büyüklükleri 0.5 ile 3.5 arasında değişen 99 sarsıntının oluşturduğu bir “mini deprem fırtınası” yaşandı.
Demirtaş, 7 Haziran ile 24 Ağustos arasındaki 79 günlük süreçte toplam 289 deprem kaydedildiğini ifade etti.
‘Halkı tedirgin ettiler’
Haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından yapılan bazı açıklamalara tepki gösteren Demirtaş, küçük ölçekli hareketlilik üzerinden büyük deprem beklentisi oluşturulduğunu savundu.
Demirtaş, “Fay ve deprem tehlike parametrelerinden bihaber kişi ve akademikler 16 Haziran 2026 günü 3.9; arkasından 99 minik deprem fırtınası olunca, büyük deprem pazarlaması yapıp, ekranlarda boy gösterip, halkı tedirgin ettiler, basın ve merkezi-yerel yöneticileri yanlış yönlendirdiler” ifadelerini kullandı.
‘Zaman gerçek yüzlerini ortaya çıkarıyor’
Deprem yorumlarının daha sonra yeniden sorgulanması gerektiğini belirten Demirtaş, medya kuruluşlarına da eleştiriler yöneltti.
Demirtaş açıklamasında, “Ancak zaman bu kişilerin gerçek yüzünü ortaya çıkartmaya devam ediyor, amma ve lakin aynı kişiler bir başka depremde maske takarak hayal pazarlamaya devam ediyor, basın ve medyamız da bu maskeli kişilerin hayal ürünü büyük deprem olacak açıklamalarını sorgulamıyorlar. Basın ve medyamız geriye bandı sarıp, bilindik isimlere hani büyük deprem bekliyordunuz, ne oldu? diye sorgulama zahmetinde bulunmuyorlar” dedi.
Simav ve Sındırgı örneklerini verdi
Demirtaş, değerlendirmesinde farklı bölgelerde yaşanan deprem hareketliliklerini de örnek gösterdi. 19 Nisan 2025’te başlayan Simav’daki süreçte 493 günde 6 bin 70, 10 Ağustos 2025’te başlayan Sındırgı’daki hareketlilikte ise 383 günde 26 bin 986 deprem meydana geldiğini ifade etti.
Pınarbaşı’nda 7 Haziran 2026’dan itibaren 79 günde 289, 18 Ağustos 2026’da başlayan başka bir hareketlilikte ise 7 günde 196 deprem yaşandığını aktaran Demirtaş, bu örnekler üzerinden yapılan büyük deprem tahminlerini eleştirdi.
‘Genel kültür bilgileri ile deprem bilimi yapılamaz’
Demirtaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Her birinde ekrandan ekrana koşarak büyük deprem pazarlaması yaptılar, ancak bunların hepsinin kocaman hayal ürünü olduğu su yüzüne çıktı. Genel kültür bilgileri ile deprem bilimi yapılamaz.”
