Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Kadın olmak...

Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Kadınların, günümüzde yaptığı birçok davranışı çoğu zaman toplu bir şekilde gerçekleştirdiğini gözlemlediniz mi? En basiti, herhangi bir ortamda bir kadın tuvalete gideceğini belirttiğinde çoğunlukla başka bir kadın "Ben de geleyim." der. Bunun insanlık tarihinde de bu şekilde gerçekleştiğini duyduğumda şaşırdım. Tek farkı, şu an bunu bazen bilerek bazen de içgüdüsel olarak yapıyor olmamız.

Kadın olmak, başlı başına insanlığın başlangıcından beri zor olsa da tek kadın olmanın bir kadın topluluğunda bulunmaktan daha zor olduğu kesin. Çünkü kadınlık; maalesef sadece bir cinsiyetten çıkıp gözlerini dünyaya açtığın andan itibaren insanın omuzlarına yüklenen koca bir yükü taşımakla mükellef olmak demek oluyor.

Belki de erkeklerden daha çabuk örgütlenebilmemizin sebebi de budur. Tek başımıza başa çıkmamız gereken eziyet varken, toplu bir şekilde gelen darbelerin acılarını paylaşmak daha kolay geliyor.

Hayatımın belli bir döneminde, maalesef her kadının illa yaşadığı ve yaşamanın ne kadar kahredici olduğunu sadece kadınların anlayacağı durumların içerisinde buldum kendimi. Bu zamanlarda yaşadığım acıya, her zamanki gibi tek başıma göğüs germeye çalıştığım oldu. Kafamı çevirdiğimde ise tek olmadığımı; savaşın ön saflarında koca bir kalkanı andıran bir sürü kadınla beraber olduğumu fark ettim.

Binlerce yıldır bir kadının sırf vücudu, giyinişi, konuşması, gülüşü veya davranışı yüzünden öldürüldüğüne şahit olduk. Evet, "Bütün ölümlerin arkasındaki sebepler bunlar değil." diyenler olacak. Peki, birçok kadın ölümündeki özne erkek olsaydı öldürülür müydü? Veya otobüse gece geç saatlerde şort giydiği için öldürülen erkek var mı? Ya da boşanmış bir erkek, okuduğu okulda kadınlarla iletişime geçtiği için eski eşi tarafından vuruldu mu?

Belki de bugün bize küçük ve anlamsız görünen bazı davranışların altında, binlerce yıllık bir dayanışma kültürünün izleri vardır. Belki de kadınların hâlâ tek başına bir yere gitmeye çekinmesinin sebebi vardır. Belki de siz, bir kadının hayatını kaybetmesini bir insanın ölümü olarak değerlendiriyorsunuzdur; ama o kadının geleceğe taşıyacağı nesli ve diğer kadınlara destek olacağı zamanlarda hissedilecek boşluğu unutuyorsunuzdur.

Belki de kadınları unutuyorsunuz... Ağıtlarının fısıltı kadar bile duyulmadığı dünyada bağırmaktan vazgeçmeyerek sesi kısılmaya devam eden kadınları…

Yazarın Diğer Yazıları