“Her azizin bir geçmişi, her günahkârın bir geleceği vardır.” – Oscar Wilde
Bir insanı dününün çamuruyla ölçersen, yarın açacak çiçeği hiç göremezsin. İnsanın geçmiş hayatı tabii ki o kişinin benliğini tanımlamada ve tanıtmada kullanılır. Ancak buradaki ince çizgi, tamamen geçmişiyle yargılamanın o şahsın gelecekteki potansiyelini yok saymasıdır.
Gelecek, her sabah ufuktan doğan güneş misali insanın yüzüne umudun sıcaklığını hissettirir. Pembe panjurlu bir ev çizmemekle birlikte şunu demek istiyorum; geçmişe bakarak umutsuzluğa kapılmak çok basit, geleceğin belirsizliğinde umudu görebilmek ise bir marifettir.
Kışın ağaçlara baktığınızda ölü zannedeceğiniz kadar kuru, hiç yeşermeyeceğini düşündürecek kadar umutsuzdur. Baharda ağaçlara baktığınızda da hiç kurumayacak ve dökülmeyecek kadar hayat doludur. Bu bahsettiğim iki zaman dilimi de geçicidir hâlbuki.
Kış ağacın geçmişini, bahar ise ihtimalini anlatır. İnsan da ne yalnızca döktüğü yapraklardan ne de açacağı çiçeklerden ibarettir. Dökülen yaprakların artık sizin kontrolünüzden çıkıp gittiğini kabullenmeniz, açacağınız çiçeklere kolaylık sağlar.
Şimdi, geleceği belirleyebilse de geçmiş geleceği bütünüyle etkilemez. Şimdinin hem geçmiş hem gelecek olabilme gibi bir süper gücü vardır. Kimsenin şimdisi hiçbir zaman aynı kalmıyorsa bir insanı sadece geçmişi veya gelecekteki potansiyeli ile yargılayamayız.
Yaptıklarımız, yapacaklarımızın habercisi olabilir; yaptıklarımız bizi çepeçevre sarabilir elbette ki. Fakat yapacaklarımız ya da yapıyor olduklarımız, yaptıklarımızın üstünü karalama şansı verir. Silemesek de yenisini yazma şansımız sayfalarımız bitmedikçe mevcuttur.
Bir kitabın son sayfasına bakıp ilk bölümlerini masum sanamazsın; ilk sayfalarına bakıp sonuna da mahkûm edemezsin. Kendi yaşadıklarımdan çıkardığım bir şey oldu: İnsandan ümidini kesmemelisin. Kendisi umudunu diğer sayfalara yazmanın mümkün olduğunu görüp çabalamak istediği müddetçe, ona yazabilmesi için kâğıt kalem bile vermelisin.
Ancak kendi hayatının sayfalarını defalarca yırtıp atana bir süre sonra elinden gelen bir şey olmaz. İşte o zaman ne yapılır, bilmiyorum. Başkasının hayat kitabını kimse yazamaz…