Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Bana doktor değil, damdan düşeni getirin…

Zeliha Berfin Karahasanoğlu

Aramızda birbirimizi anlamaktan bizi alıkoyan bazı bariyerlerin gerçekliği, su gibi çarpıyor yüzümüze bir pazartesi günü. Bardağı dolu olanın, bardağı boş olanı anlamaması bir taraftan, anlıyormuş gibi yapanlar ise diğer taraftan. Dolu bardağa sahip olanı anlayabilmek için herhangi bir sıvı bulmaya can atan kişiye üzüldüğüm kadar, bardağı boş olana üzülmedim, inanır mısınız? Anlaşılmak, insanın suya olan ihtiyacı gibiymiş. Olmazsa kururmuş, içine atarmış ve susarmış. Anlayışa susatırmış. Neden susuyorsun diye sorulsun istemezmiş.

Bardağı dolu olan, boş olanı anlamak için bardağındakini döküyorsa ona duyduğum saygıyı da kimseye duymuyorum, inanır mısınız? Başkasını anlamak için kendini onun yerine koyarak hayal etmeyi başaramayanların yanında, elindekini yok edip veya var edip karşısındakini anlamak için verdiği çaba paha biçilmezdir.

Anlaşılan kişi, elinde yok olsa bile anlaşılmasının verdiği his ile rahatlar ve gevşer. Çünkü anlatacağım ama anlaşılmayacağım kaygısı kalkmıştır. Anlaşılacak ve yargılanmayacaktır. Bu, onun yok olana üzülmesini unutturur. Bu yazdıklarımdaki yok veya var kavramı, somut anlamlarda da bakılabilir, soyut anlamda da. Yalnız unutmayın; somut olan yokluğu kaldırabilen insan, bunun üstüne soyut yokluğunun anlaşılamamasını kaldıramaz.

Yok olanı anlayan ya bir zamanlar yok olandır ya da şu an yoklukta olandır. “Damdan düşenin hâlini damdan düşen anlar.” misali. Anlamamızı engelleyen şey, zihinlerimizdeki empati yapamama engelidir. O bakış açısından bakıp kendimizi orada düşünemememizdir. Damdan düştüğünde doktora gitmek istemeyen Nasrettin Hoca'ya katılıyorum.

Parası olmayana para vermeyin. İşi olmayana iş vermeyin. Aşı olmayana aş vermeyin. Aşkı olmayana aşk vermeyin. Öncelikle anlaşılmak denen o nimeti verin ki kendini yoklukta hissetmeyerek, insan yerine koyabilsin. Sonra umudunu bulur ve yokunu da var eder zaten.

Kişinin derdi, sizi suçlamak veya yargılamak olmadan anlaşılmak istemek olabilir bazen. Bunu yaparken bazen agresifçe elinizdeki dolu bardağa saldırmaya çalışabilir. Elinizdekinde gözü olduğundan değil, onun yerine kendinizi koyabilin diyedir. Onun yerinde olmak nasılmış anlayabilin diye.

Sizi bilmem ama bana doktor değil, damdan düşen birini getirin!

Ya da beni anlamak için kendini damdan atan birini; masraflarını karşılamaya razıyım.

Yeter ki anlamak için çabalasın.

Yazarın Diğer Yazıları