Yunus Uğur

İnsanlığın hafızası: Kelimeler

Yunus Uğur

Bugün sizlere çok sevdiğim bir alandan, etimolojiden bahsetmek istiyorum.

Beni yakından tanıyanlar bilir ki kelimelerin geçmişine, nereden geldiklerine ve zaman içinde nasıl değiştiklerine büyük bir merak duyarım. Belki yıllardır okuduğum makalelerin, kitapların ve yaptığım araştırmaların etkisiyle oluşan bir ilgi bu… Tam olarak sebebini bilmiyorum ama bir kelimenin kökenini öğrendiğinizde aslında o kelimenin sadece anlamını değil, adeta DNA’sını öğreniyorsunuz.

Çünkü her kelime, içinde bir tarih, bir kültür ve bir medeniyet izi taşır. Bugün günlük hayatımızda kullandığımız pek çok kelimenin ardında, yüzyıllar öncesinden gelen hikâyeler saklıdır.

Örneğin Farsçada dört anlamına gelen “çar” kelimesinden türeyen birçok kelimeye sahibiz. Dört yol anlamındaki “çar su” ifadesinden gelen çarşı, dört çivi anlamındaki “çarmıh”, bütünün dörtte biri anlamındaki “çeyrek”, dört ayak üzerinde oturulacak yer anlamındaki “çardak” ve dört çubuk anlamındaki “çerçeve”… Bugün farkında olmadan kullandığımız bu kelimelerin her biri geçmişten günümüze uzanan küçük birer dil köprüsüdür.

Yine Farsçadan gelen “sebz” kelimesi yeşil anlamına gelir ve bugün sofralarımızın vazgeçilmezi olan “sebze” kelimesinin kökenini oluşturur. Yıldız anlamındaki “sitare” kelimesi ise farklı dillerde dönüşerek batı dünyasında “star” olarak karşımıza çıkar. Aşk ve sevgi anlamındaki “amor” kelimesinin de türkçe’de “emre” olarak çıkar karşımıza. Benzer şekilde farklı dillerdeki yolculuğu, kelimelerin sınır tanımayan serüvenini gösterir.

Batı dillerine baktığımızda da benzer örneklerle karşılaşırız. Yunancada ayak anlamına gelen “pódi (πόδι)” veya eski Yunancadaki “pous (πούς)” kökünden birçok kelime türemiştir. Ahtapot, sekiz ayaklı bir canlı olduğu için bu kökten gelir. Tripod, üç ayaklı bir düzenektir. Podyum ise üzerinde durulan, ayağa kaldıran bir platform anlamındadır.

Bütün bunlar bize şunu gösteriyor; kelimeler sadece iletişim araçları değildir. Onlar insanlığın hafızasıdır. Bir kelimenin kökenine indiğimizde aslında o kelimeyi kullanan insanların yaşam biçimine, düşünce dünyasına ve kültürüne de yaklaşırız.

Belki de etimolojinin en güzel tarafı budur. Bir kelimenin peşine düştüğünüzde sadece harflerin değil, medeniyetlerin izini sürersiniz. Çünkü her kelimenin anlatacak bir hikâyesi vardır ve bazen en büyük keşifler, her gün söylediğimiz sıradan kelimelerin içinde saklıdır.

 

Yazarın Diğer Yazıları