Kayseri’de bu hafta biraz farklı bir telaş var. Şehrin alıştığı sabah koşturmasının arasına bu kez başka bir heyecan karışıyor: Kitap fuarı. Belki herkesin yolu düşmez. Belki bazıları sadece adını duyar, bazıları kalabalığından çekinir, bazıları da “zamanım yok” deyip geçer. Ama yine de şehirde bir yerde kitapların bir araya gelmesi, insanın içini tuhaf bir şekilde rahatlatıyor.
Çünkü kitap dediğimiz şey, çoğu zaman tam da zaman bulamadığımız anda bize iyi gelen bir şey. Günün içinde sıkışıp kaldığımız anlarda, birkaç sayfa bile olsa başka bir yere gitmenin en sade yolu.
Fuarlar biraz da bunun için var galiba. Sadece kitap almak için değil; dokunmak, karıştırmak, belki uzun zamandır aklının bir köşesinde duran bir kitabı hatırlamak için.
Kalabalığın arasında bir kitabı eline alıp ilk sayfasını okumak… O kısa anda bile dünyanın yavaşladığını hissetmek mümkün.
Belki bu hafta kendimize küçük bir boşluk açabiliriz. Uzun uzun gezmek şart değil. Yarım saat bile yeter. Bir standa uğrayıp rastgele bir kitabı karıştırmak, hatta hiçbir şey almadan çıkmak bile.
Bazen bir şehir, en çok kitapların arasında kendini belli eder. Sessizce, abartısız, kendi halinde…
Belki bu hafta, o sessizliğe kısa bir uğramak iyi gelir. Okuyucular için kimi öneriler de bulunmak gerekirse;
- KÜÇÜK KARA BALIK (SAMED BEHRENGİ)
- BEŞ ŞEHİR (AHMET HAMDİ TANPINAR)
-KATİP BARTLEBY (HERMAN MELVİLLE)
İçlerinden biri bile denk gelirse, belki bu hafta kendinize ayırdığınız o kısa zaman biraz daha anlamlı olur.