Katil cezaevine gireceğini biliyor ama yine de öldürülüyor, yetmiyor video çekip gurur tablosu gibi bir kadını öldürmenin teşhirini yapıyor.
Önceki gün bir kız kardeşimiz öldürüldü. Kayseri’de işlendi bu kadın cinayeti. İsmini duymayanınız varsa Selin Gökhan. 28 yaşında gencecik bir kadın. Sebebini bilmeye, o gece neden oradaydı demeye artık kimsenin yüzü varmıyordur umarım.
Benim asıl konuşmak istediğim katillerin pervasızlığının vardığı boyut. Bunun nedenlerini tartışmak ve üzerimizdeki sorumluluğunu hatırlatmak. Selin’in katili, ismini açıkça yazmaktan çekinmeyelim; Nurettin Can Şahin, genç kadını önce bıçaklıyor, yetinmiyor 5. Kattan aşağı atıyor, yine yetinmiyor ve üzerine ağır eşyalar atıyor.
Cinayet haber ajanslarına düşüyor. Katilin ismi kodlanmış, Selin’in ismi var cismi yok. Etik kurallar filan tabi. Haberleri siteler giriyor, kimi ölümün pornografisi peşinde... Kadın cinayeti değil önemli olan okunmak, tık almak daha önemli…
Gazetelerin telefonları çalıyor. Selin’in katledildiği otelin sahibi, avukatı artık hangisi doğru bilmiyoruz “Otelimizin isminin yer aldığı fotoğrafları kaldırın yoksa dava ederiz”
Kayseri siyaseti yerinden oynar diye bekliyoruz, bir parti hariç hiç tepki gelmiyor. Yeter artık diyen afişleri alıp yapıştırmışlar, haber yapıyoruz altına gelen yorum “yapay zeka, gerçek değil”
Öğleden sonra oluyor bir partiden daha ses geliyor; “adalet yerine gelene kadar mücadele” yerinde bir çağrı. Sonra Kayseri Kadın Platformu meydana çağırıyor kadınları: “Gelin bir Selin’i daha almasın elimizden bu karanlık”
Bugün Selin’in ölümünün üzerinden iki gün geçti. Hala Kayseri’nin “yetkili ağabeylerinden” ses yok. İktidar partilerinden ses yok. Tabi sorumluluk almanız gereken konularda, kulağınızın üzerine yatmanız çok normal.
Bir kadın bir erkek tarafından ceza alacağını bile bile öldürülüyor. Bu ülkenin tüm sorunlarında ses yükseltenleri hariç tüm şehir sessizliğe gömülüyor, televizyonları gazeteleri susuyor ya da sıradan bir adli olay gibi haber yapıp katilin ismini kodluyor ama işte katilin kendisi işlediği cinayetle anılmak istiyor, yarattığı vahşeti meşru görüyor ve kanlı tişörtü ile Selin’i öldürdükten hemen sonra video çekiyor. Diyor ki “Sonucum cezaevi, biliyorum. Hakkınızı helal edin"
Ederler biliyor musun Nurettin, emin ol ederler. Hatta övünürler, hatta kadının itibarını sorgular sana da bir madalya verirler. Senin ismini gizlemek isteyenler, otellerinin itibarını genç kadının ölümünden önce görenler, tek bir açıklama bile yapmayanlar, adalet çağrısını çoğaltmayanlar, kafalarını kuma gömenler sana hakkını helal ederler.
Ama biz yani kadın cinayetlerinin münferit bir olay olmadığını düşünenler, Selin’in acısını adalet ve mücadele diyerek çoğaltanlar, devletin tüm kademeleri, yargı ve kolluk gücü sorumluluk alsın, İstanbul Sözleşmesi bizim diyenler sana ve senin düzenine hakkımızı helal etmiyoruz!