“Los lunes al sol” yani Güneşli Pazartesiler, 2002 yapımı İspanyolca bir film. Yönetmenliğini Fernando León de Aranoa'nın yaptığı başrollerini Javier Bardem'in oynadığı filmde İspanya'nın liman kenti Vigo'da işten çıkarılan bir grup tersane işçisinin öyküsü anlatılıyor.
“Güneşli Pazartesiler” filmini bugün yeniden izleyince insanın aklına işsizlik gelmiyor. Elbette rakamlar işsizliğin de ne boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor. Ama ben daha çok çalışmanın hayatımızı nasıl ele geçirdiğini düşünüyorum. Filmde işsiz kalan işçilerin sıkışmışlığı anlatılıyordu ama bugün mesele yalnızca iş bulamamak değil. Çalışırken de nefes alamamak.
You don’t hate Mondays, you hate capitalism!**
Herkesin ağzında ‘pazartesilerden nefret ediyorum’ cümlesi, bir yanda da motivasyon cümleleri, “işini sevsen pazartesileri de seversin” nasihatleri, kişisel gelişim öğütleri… Oysa mesele haftanın bir günü değil. Sorun, hayatın tamamının pazartesiye dönüşmesi.
Bugünün gençleri yalnızca yoğun çalışmıyor; sürekli çalışmayı düşünerek yaşıyor. Beyaz yakalısı da mavi yakalısı da aynı sıkışmanın içinde… Plaza çalışanı eve bilgisayar taşıyor, kurye sipariş yetiştiriyor, market çalışanı vardiya bekliyor, fabrikadaki işçi fazla mesaiyle ay sonunu çıkarmaya uğraşıyor. Daha çocuk yaşta MESEM’lerle sanayiye gönderilen gençler ise çalışmayı bir tercih olarak değil, hayatın doğal hali gibi öğreniyor. Bazıları eve dönemiyor bile, bir iş cinayeti haberinde isim olup kayboluyor.
İnsanlar artık gelecek kurmak için değil, ekside kalmamak için çalışıyor. Elde ne var? Kira var. Borç var. Taksitle alınmış eşyaların ödemesi var. Daha maaş yatmadan dağılmış bir ay var. Ve bütün bunların arasında hâlâ “kendini geliştirmen”, “verimli olman”, “boş durmaman” gerektiğini söyleyen bir düzen var.
Dinlenmek bile suçluluk yaratıyor artık. İnsanlar boş kaldığında gerçekten dinlenemiyor çünkü akıllarında sürekli ertesi günün masrafı dönüyor.
Güneşli Pazartesiler yıllar önce işsizliğin yarattığı boşluğu anlatıyordu. Bugün ise film başka bir yerden çarpıyor insanı: Bu düzende mesele yalnızca işsiz kalmak değil. İnsanların çalışırken de hayattan eksiliyor.
** Pazartesi günlerinden nefret etmiyorsunuz, kapitalizmden nefret ediyorsunuz.
