'Pınarbaşı'nda bir tarih böyle yok oldu!'
Besim Demirel
Pınarbaşı’ya gittiğinizde insan taş duvarların, eski sokakların arasında gezerken zamanın başka bir dönemine ışınlandığını sanıyor. Ama asıl tokat gibi çarpan gerçek, bizzat yerinde dinlediklerim oldu.
Belediye Başkanı Deniz Yağan’ın anlattıkları karşısında insanın içi cız ediyor. Düşünsenize; bu ilçede bir zamanlar tarih kokan, taşın ahşapla buluştuğu tam 26 tane tescilli konak varmış. Bugün ortada kaç tane var biliyor musunuz? Sadece 6.
Geriye kalan 20 konak nerede mi? Yok.
Temelleri bile silinip süpürülmüş, ortada eser kalmamış. Bir şehrin hafızası, geçmişi, yaşanmışlıkları işte böyle göz göre göre buhar olup gitmiş. O an Pınarbaşı’nın sokaklarında yürürken, o kaybolan 20 konağın boşluğuna bakıp "Yazık değil mi?" demeden edemiyor insan.
Neyse ki tamamen bir karamsarlık tablosu yok. Başkan Yağan, ayakta kalmayı başaran o son 6 konaktan en azından 3 tanesini tamirat ve tadilatla kurtarabileceklerini söylüyor. Temelleri bile silinen 20 konağın ardından, bu 3 bina resmen son umut ışığı. Kendi imkânlarıyla, tarihi dokusuna sadık kalarak bu yapıları yeniden ayağa kaldıracaklarını söylüyorlar.
Umarım bu kez geç kalınmaz. Çünkü o konaklar sadece birer taş yığını değil; Pınarbaşı’nın ruhu, kimliği. O üç konağın da yok olup gitmesine göz yumulursa, geriye sadece hatırlayan birkaç insan kalacak. Pınarbaşı’nın o tarihi kalıntıları arasında dolaşırken, bu mücadelenin ne kadar hayati olduğunu çok daha iyi anladım.