Besim Demirel

Bir Şapel, Bir Sinema, Yarım Kalan Hikâyeler…

Besim Demirel

Kayseri’de, Pınarbaşı’nın o eski sokaklarından birinde yıllardır sessiz sedasız ayakta duran, herkesin zihninde sade bir “kilise” olarak akıllarda kalan tarihi yapı aslında bir “şapelmiş”. Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan’ın bizlere yaptığı bir açıklamada, meğer o tarihi yapının tarihin bize fısıldadığı o tatlı ve bir o kadar da hüzünlü detayıyla yüzleştim: Meğer o taş duvarlar, bir zamanlar kasabanın neşesine, ilk aşklarına, sinema perdesinden yansıyan o büyülü ışıklara ev sahipliği yapmış.Başkan Yağan, 1967 ile 1972 yılları arasında, kendi ilkokul çağlarında buranın bir sinema salonu olarak kullanıldığını anlatıyor. Düşünsenize bir kere... 1800’lerden kalma, duaların ve ilahilerin yankılandığı o kutsal mekân, gün gelmiş kasaba halkının bir araya gelip bazen güldüren, bazen ise korkutan perdedeki hikâyelere daldığı ortak bir hafıza mekânına dönüşmüş. Kubbesinden seslerin yükseldiği o yapı, bu kez Türk filmlerinin, alkışların, kahkahaların ve belki de gözyaşlarının mekânı olmuş. Ancak hayatın ritmi değişip göçler başlayınca, sinemanın ışıkları da yavaş yavaş sönmüş. Işıklar sönünce sinema kapanmış, sesler kesilince bina terk edilmiş. Yıllar boyunca, bir zamanlar cıvıl cıvıl olan o avlu atıl kalmış, sessizliğe gömülmüş. İşte taş binaların böyle garip, insanı duygulandıran bir kaderi var. Bizler gelip geçiyoruz, hayatlarımız değişiyor, göçüyoruz, yaşlanıyoruz; fakat o taşlar hepsini hafızasında tutuyor. Bir zamanlar duaları ağırlayan, sonra filmlerle şenlenen o duvarlar, şimdi geçmişin ve terk edilmişliğin hüznünü fısıldıyor rüzgâra. Bugün yerel yönetim UNESCO’nun kapısını çalmış; tarihi dokusunu koruyarak bu mekânı yeniden ayağa kaldırmak istiyor. Cevap 2027’ye ertelenmiş olsa da içimizde bir umut var. Çünkü bir mekânın canlanması, sadece taşın toprağın tamir edilmesi demek değildir; o kasabanın çocukluğuna, hafızasına ve ruhuna sahip çıkması demektir. Umarım o taş binanın üzerindeki toza toprağa yeniden bir dokunuş değer. Ne olursa olsun, ister şapel densin, ister kilise, ister sinema... Orası Pınarbaşı’nın ortak hafızası, geçmişin geleceğe bıraktığı çok kültürlü ve sıcacık bir mirastır. Işıkların o kubbede yeniden yandığı günleri görmek dileğiyle...
 

Yazarın Diğer Yazıları