Ahmet ZORLU

TERCİH SİZİN..

Ahmet ZORLU

SaYın Cumhurbaşkanı, hemen her gün bivesile çıktığı kürsüden yaptığı konuşmalarla, aslında gerçek gündemi ötelemeyi çok iyi başarıyor.

Ötekileştirdiği toplumun diğer yarısına yüklendikçe, diğer yarının temsilcileri ancak Cumhurbaşkanına cevap verme çabasına düştükleri için milletin gerçek sorunları, sıkıntıları güme gidiyor..

Öyle ya da böyle dediğini yaptırarak da tabanına, “Bildiğini sonunda gerçekleştiriyor. Lider dediğin böyle olur” mesajı veriyor.

Bakınız yarın Salı.

Muhalefetin grup toplantılarını izleyin, göreceksiniz hiç biri, toplumun ön plana çıkmış ve kangrene dönüşmüş sorunlarını değil, Sayın Cumhurbaşkanının, “Çatlasanız da patlasanız da” sözlerine cevap vermeyi tercih edecek, toplumun yaşadığı dertler, sıkıntılar yine halının altına süpürülmüş olacak.

Aslında Sayın Cumhurbaşkanı’nın Cumartesi Günü kullandığı bir söz, ülkemizin yaşadığı acı gerçeği nasıl da basitleştirdiğini en aci yanı ile ortaya koyuyor.

Diyor ki Sayın Cumhurbaşkanı,  "Bazılarının burayı yaşanmaz bulup yurtdışına gitmeyi söylediğini duyuyorum. Eğer Türkiye'de yaşamayı kendine yük sayanlar varsa aradıkları dünya burası da değil, Türkiye'de yaşamayan hele hele İstanbul'da yaşayamayan biri hiçbir yerde yaşayamaz. Türkiye'de, İstanbul'da yaşayamam diyenler ülkemize değil hayata küsmüş demektir. Bunların bilet paralarını verip göndermek lazım. Çünkü bunlar ülkemize yük"

Alıntı içindeki cümle düşüklükleri bana ait değildir.

Aynısını vermek adına düzeltmedim..

Aslında, Sayın Cumhurbaşkanı, yaşadığımız acı bir gerçeği bile nasıl basıtleştirdiğini ortaya koyuyor.

Zira, Yurtdışına hele Demokratik bir ülkeye kapağı atma hevesindekilerin sayısı tahmin edemeyeceğiniz oranda arttı.

İngiltere’den, Yunanistan’dan, Kuzey Avrupa Ülkelerinden konut alıp otomatik bu ülkelerden oturum alanların sayısı rekora koşuyor.

Ama bahsettiğim ülkelere gidemeyenler var.

Zira bu ülkelerin kapıları da parası olanlara veya beyaz yakalı olarak tanımladığımız kesime açık.

Sayın Cumhurbaşkanı, ülkemize sığınan Suriyeliler arasında bir istatistik yaptırsın, yüzde doksanının gözünün Avrupa ve ABD’de olduğunu görecektir.

Ve ülkemden beyin gözü, inanılmaz boyutlara ulaştı.

Ne garip bir tecellidir, Suudi Arabistan’a, İran’a gitmeye çabalamıyor ülkemizi terketmeyi düşünenler.

Hepsinin gözü Çağdaş Dünyada.

Zira oralarda düşünmek serbest, eğitim almak herkesin ortak hakkı, sosyal dengeler Türkiye’deki gibi bozuk değil.

Bilet almanıza gerek yok Sayın Cumhurbaşkanı.

Bu gün konuşmalarınızda küçümsediğiniz, Almanya, Hollanda, Belçike, İçviçre, İsveç, Norveç, Danimarka gibi ülkelerin herhangi biri sınırlarını açsın, Türkler, Suriyeliler, Afganıstanlılar, İranlılar, Iraklılar ve isimlerini sayamayacağım onlarca ülkeden akın akın insanlar gidip buralara yerleşmek ister.

Siz değil miydiniz, “Doldururum otobüslere gönderirim” diyerek Avrupa’yı Suriyeli mültecilerle tehdit eden.

Ülke yönetenler, yaşadığı ülkeyi terketmek isteyenleri küçümsemek, yaşadığı ülkeden göçenleri aşağılamak yerine bu isteğin nedenlerini araştırmak ve heveslenilen ülkelerin ekonomik, demokratik seviyesine yönettiği ülkeyi getirmek için çaba harcamak durumundadır.

Dedim ya, Sayın Cumhurbaşkanı ve Hükümet edenler, günün en aydınlık saatinde çıkıp, “Şu gökteki ayı görüyor musunuz” dediğinde bile ‘Eveeeeet’ diye haykıracak bir kitle yarattılar.

Sormayan, sorgulamayan, ama demeyi, fakat demeyi ülkeye inahet kabul eden.

Bu gün bu kitlenin oranı, açılan niteliksiz eğitim kurumları ile her yıl daha da artıyor.

Üretmeyen, çalışmayan bir toplum yaratmak bizi ekonomik olarak kendisine bağlayan Emperyalistlerin idealidir.

Türkiye’yi ekonomik bir sömürge yapmak isteyenlerin ortak idealidir.

Ne diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk;

Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini,sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” 

Ne diyelim..

Tercih sizin..

Yazarın Diğer Yazıları