Ahmet ZORLU

EKSİLTTİKLERİNİZ..

Ahmet ZORLU

Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki, “Bir ülkede Adalete Özlem varsa orada zulüm vardır”

Gel de bu sözü alkışlama..

Devam ediyor Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi’nin 56. Kuruluş yıldönümü yemeğindek konuşmasına;

“24 Haziran’daki seçimlerin ardından tüm unsurlarıyla yeni yönetim sistemi ile yürümeyi, daha güçlü yasamayı daha itibarlı yargıyı da daha bağımsız hale getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye her alanda olduğu gibi adalet konusunda da daha iyi bir döneme giriyor.”

Tamam da Sayın Cumhurbaşkanı, tam 16 adet 25 Nisan’da yönetimde siz vardınız.

Tam 16 kez Anaya Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde konuştunuz.

Tam 16 kez Türkiye’de yargı bağımsızlığının önemi üzerinde duruldu, siz bazen o kadar sinirlendiniz ki, yerinizden kalkıp, adalet toplantısını terkettiniz, terkederken de elinizle Cumhurbaşkanı Gül’e işaret edip onun da toplantıyı terketmesini sağladınız.

Yarattığınız Saygı! Atmosferi yüzünden, girdiğiniz salonlarda Yüksek Yargı Mensupları sizi ayakta karşılamakla kalmadı, cübbelerinde telaşla iliklemek için düğme aradı.

Anayasa Mahkemesi’nin yargısal konuda aldığı bir kararı, yerel mahkeme takmadı ama siz buna sessiz kaldınız.

Göreve gelişinizin 16. Yılında hala bu ülkede Adalete Özlem varsa, o ülkede zulüm vardır diyorsanız, takdir sizlerin..

Sizin bu özlü sözünüzden yola çıkarak, farklı alanlara da bakalım.

Mesela, bir ülkede toplum baskı altında ise o ülkede Demokrasiye özlem vardır..

Bir ülkede üretim yerinde sayıyor ya da geriliyorsa, o ülkede düzenli iş bulmaya özlem vardır.

Bir ülkenin gençliği, uluslar arası eğitimde nal topluyorsa, o ülkede çağdaş, bilimsel eğitime özlem vardır.

Bir ülkenin Devlet Hastanelerinde ölümler katladıysa, aciller dolup taşıyorsa o ülkede çağdaş sağlık hizmetine özlem vardır.

Bir ülkede yönetenler, yönettiklerini kamplaştırıyor, kutuplaştırıyor, birbirine karşı ötekileştiriyorsa, o ülkede huzura ve umuda özlem vardır.

Bir ülkede, cari açık, bütçe açığı iç ve dış borç yönetilebilir konumdan çıktı ise, o ülke insanı yarınını planlayamaz hale geldi ise o ülkede ekonomik istikrara özlem vardır.

Bir ülkede gazeteciler cezaevlerinde ise, baskı altında yazı yazamaz hale geldi getirildi ise, işsiz gazeteci kavramı yerleşti ise o ülkeye, özgür ve bağımsız gazeteciliğe özlem vardır.

İşte ondandır, sizin erken bile değil, acil seçim kararınızı yorumlamakta zorlanıyoruz, zorlanıyor toplum.

Ve acil seçim kararı alan siz ve ortağınız MHP liderine sormadan edemiyor;

“Madem her şey rayında gidiyor, geleceğimiz aydınlık; Neden erken değil hemen seçim?

Madem işler kötüye gidiyor, o zaman da; Neden yeniden seni seçelim?”

BU TAKSİMİ KURT YAPMAZ..

Alınan bir kararla 50 binin üzerinde öğrencisi bulunan üniversiteler ikiye bölünüyor ve yeni üniversiteler kuruluyor.

Yani Erciyes Üniversitesi’ni ele alacak olursak, yanına Kayseri Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kuruldu.

Daha çok taşra okulları ile Ziraat ve Veteriner Fakülteleri de Kayseri Üniversitesi bünyesine alındı.

Yapılan düzenlemeye göre, Gazi'ye kayıt yaptıran bir kısım öğrenci Hacı Bayram Veli Üniversitesinden, çok yüksek puanla girilen İstanbul Üniversitesi’ndeki bir öğrenci  İbn-i Sina Üniversitesi’nden, İnönü'ye kayıt yaptıran öğrenci Turgut Özal Üniversitesi’nden, Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne kayıt yaptıran öğrenci  Trabzon Üniversitesi’nden,  Selçuk Üniversitesi’ne kayıt yaptıran biri  Konya Üniversitesi’nden,  Dumlupınar'a kayıt yapıran öğrenci  Kütahya Üniversitesi’nden, Sakarya Üniversitesine başlayan öğrenci  Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden, Erciyes'teki öğrenci  Kayseri Üniversitesi’nden, Mersin Üniversitesi öğrencisi  Tarsus Üniversitesi’nden ve Sütçü İmam  Öğrencisi de  İstiklal Üniversitesi’nden alacak diplomasını.

Üniversitelerde kalite ölçümlemesi yapılırken, kuruluş tarihi, bilimsel yayın ortalaması, öğrenci sayısı gibi kıstaslar dikkate alınır.

ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerden mezun olmak, diğer mezunlara göre hayata 1-0 önde başlamak anlamına gelir.

Bizde ise parçala, böl, yönet ilkesi daha önemli görülmüş.

Bu arada Erciyes Üniversitesi’nden Kayseri Üniversitesi’ne devredilen okullar ve öğretim kadrosu konusundaki sıkıntıları da ayrı bir yazı konusu yapacağım, ama bu taksim hiç de adil olmamıştır.

Ne diyor şair; Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa..

 

Yazarın Diğer Yazıları