BU SEÇİM..
Ahmet ZORLU
Gazetecilik çileli bir meslektir.
Özellikle Mutfakta görev yapanlar, belli bir saatte sayfaları matbaaya göndermek durumundadır.
O nedenle, bu yazıyı Pazar Sabahı, sandığa bile gitmeden yazdım.
O nedenle, seçim sonuçları ile ilgili değerlendirmeleri Salı’ya bıraktım.
Ama bu seçimin benim için ne ifade ettiğini de özetlemeden geçemeyeceğim.
Bana göre bu seçim, ‘Biz ve diğerleri’ diyenler ile ‘Milletin yeniden kardeşliği’ diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, ‘Bizden olmayanlar teröristtir, haindir’ diyenlerle, ‘Birbirimizi dinlemek ve anlamak zorundayız’ diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, Kurulacak Millet bahçelerinde sineklenmek, Millet Kıraathanelerinde Pineklemek isteyenlerle, aş, iş, emek, ekmek diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, bilgisayar teknolojisini anlatırken ‘Fazla kurcalamayın, kafayı sıyırırsınız’ diyenlerle, ‘Teknolojide dünya ile rekabet, kuantum, yapay zeka, uzay madenciliği’ diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, ‘Okula bile gitmeden diplomanın eve gelmesi lazım’ diyenlerle, ‘Bilimsel kaliteli eğitim, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmeliyiz’ diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, cumhurbaşkanı damatlarının ‘Reis aya 4 şeritli yol yapacağım dese bile yüzde 25 inanacak bir kitle var’ diyerek, kendi seçmenini aşağılayanlarla, ‘Eleştirmeyi bırak, sen ne yapacaksın, nasıl yapacaksın’ diye soranların arasında geçmiştir.
Bu seçim, bir milletin kaderini, geleceğini tek adama bağlamak isteyenlerle, Yasaması güçlü, Yürütmesi etkin, Yargısı bağımsız ve tarafsız bir ülke diyenlerin arasında geçmiştir.
Bu seçim, ‘benim gibi düşünmüyor’ denilerek işlerinden edilen üniversite hocalarını, gazetecileri, kamu bürokratlarını ‘hain’ görenlerle, ‘Bu beyinlere bu ülkenin ihtiyacı var’ diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim en temel tarımsal ürünlerimizi bile uluslar arası gıda tekellerinin kaderine terkedip, Trakya büyüklüğünde bir arazinin ekilememesini gündemine bile almayan bir anlayış ile, ‘Patates ve Soğan bile 6 lira olmuş, nerede bu devlet’ diye feryat edenlerin arasında geçmiştir.
Bu seçim, İstanbul’a, Kocaeli Körfez’e yapılan, Çanakkale’ye yapılmakta olan köprülerin paralarını hiç geçmeyeceği halde önümüzdeki 25 yıl ödeyeceğinin farkında olmayanlarla, ‘Bu nasıl hizmet anlayışı kardeşim?’ diye sorgulayanlar arasında geçmiştir.
Bu seçim, ‘Yurtta sulh, Cihanda Sulh’ diyenler ile ‘Yurtta suç, cihanda suç’ diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, yüzünü şarka çevirmişlerle, yüzünü batıya dönmüşler arasında geçmiştir.
Bu seçim, rüşveti, adam kayırmayı, torpili insanlık dışı görenlerle, rüşveti faiziyle iade edenler, işe alımlarda Mülakat ucubesi uydurarak torpillilerin devlete yerleşmesini savunanlar arasında geçmiştir.
Bu seçim, icraata yeri geldiğinde ‘ama’, ‘fakat’ diyebilenlerle ‘Padişahım çok yaşa’cılar arasında geçmiştir.
Bu seçim, İstanbul’un anahtarını İngilizlere teslim ettikten sonra İngiliz Gemisi ile yönettiği ülkeyi terkeden Vahdeddin’e ‘Cennet Mekan’ diyenlerle, hain diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, milletin tertemiz din duygularını siyaset malzemesi yapanlar ile, Atatürk’ün dediği gibi "Din gibi temiz bir duygu, politika gibi kirli oyunlara alet edilemez. Din ait olduğu yerde, temiz vicdan sahnesinde yaşanmalıdır." diyenler arasında geçmiştir.
Bu seçim, işlerini daha rahat yürütmek adına şalvar giyip sakal uzatanlarla, samimi inananlar arasında geçmiştir.
Kısacası bu seçim, ‘Kibir abideleri’ ile ‘İnsan’ın mücadelesi şeklinde gerçekleşmiştir ve biliyorum ki, bu günden sonra, kim kazandıysa kazansın, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Seçim sonuçlarının güzel ülkeme barış huzur, esenlik getirmesi temennisi ile..