Kara Harp Okulu mezuniyetinde ‘Mustafa Kemal'in Askerleriyiz’ diyen teğmenler ihraç talebiyle disipline gönderilmiş.
23 yıldır hep mağduru oynayan iktidar, yarattığı onca mağduriyetin ardından tabanını konsolide edebilmek için yeni bir mağduriyet yaratma peşinde.
Nedir mağduriyet?
Kılıç çeken teğmenler darbe yapacakmış.
En azından bu kez ortada gerçekten bir silah var.
Genç teğmenler kılıç çekmişler.
Ortağı FETÖ ile borudan darbe çıkartan bu iktidar, geçmişte borudan darbe çıkarmayı da başarmış iktidar.
Hatırlayın, kullanılmış lav silahlarını delil olarak ortaya koymuşlardı ki, kullanılan lav silahından ancak boru olur.
Şimdi askeriyedeki bir ritüelden mağduriyet yaratma peşindeler.
Bir yandaş gazete, ‘Cunta sadece 2 teğmen mi?’ diye soruyor ve daha çok ‘kelle’ istiyor.
Utanmadan bir de 15 Temmuz hatırlatması yapıyor.
15 Temmuz’a giden yolun taşlarını döşeyenler, FETÖ kumpaslarına destek verenler, Ordu’dan Atatürkçü subaylar tasfiye edilirken alkış tutanların 15 Temmuz hatırlatması yapması gerçekten düşündürücü…
Ama ders almıyor, aynı hataları tekrarlanmaya devam ediyorlar.
Bakın bakanlığının adındaki ‘Milli’ ibaresi dışında hiçbir milliliği olmayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e…
İngiliz ajanı, BOP sevdalısı Feslinin iftiralarını gerçekmiş gibi anlatıp alkış topluyor.
Bu ülkenin kaynaklarını STK görünümlü vakıf ve cemaatlerin cebine aktarıp çıkmış insanlara laiklik dersi veriyor.
Hem de evrensel laiklik.
Memleketi FETÖ’nün yerini almaya heveslenen tarikat ve cemaatler doldurmuş; bazı bakanlıkların adı bazı cemaatlerle anılır olmuş Yusuf Tekin bize evrensel laiklikten bahsediyor.
Adına mülakat dedikleri torpil sistemi ile on binlerce gencin kul hakkına girmiş ama milleti dini değerler üzerinden ikna etmeye çalışıyor.
Geçtim eğitim öğretimini daha okulları dahi temizlemeyi başaramayan bir Milli Eğitim Bakanından daha büyük memleket meselesi olur mu?
Bu ülkenin sorunu ‘Atatürk’ün askerleri’ değil, Fesli’nin ‘camileri ahır yaptılar’ yalanına sarılarak Atatürk’e düşmanlık edenler.
Ama rabbim büyük.
Günü gelir, Atatürk’e ve silah arkadaşlarına ‘İki ayyaş’ diyenlerin ‘Ah Atatürk bir 10 yıl daha yaşasaydı’ dediğini gösterdiği gibi Yusuf Tekin’in çark ettiğini de gösterir.