Mutlak butlan kararının ardından CHP’de olup bitenleri izlemeye çalışıyorum.
Kararın ardından kimileri il binasına koşup tarafını belli etti, kimileri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yana saf tuttu, kimileri de ortada bir yerde durup vaziyeti izledi.
Aslında orta yerde durmuyorlardı, tarafları Kemal Kılıçdaroğlu’nun tarafıydı ama ne olacağını tam kestiremiyorlardı.
Kılıçdaroğlu, demokratik bir tutum sergiler, kurultay derse dımdızlak ortada kalmaktan korkuyorlardı.
İlk günlerde oluşan kamuoyu tepkisi ve ibrenin Özgür Özel’den yana kaydığını görünce istemeye istemeye de olsa saf tutar gibi yaptılar.
Yapıcı, birleştirici olmaya davet ettiler.
Niyet okumak gibi olacak ama kafalarının ardında boş bir binada siyasetçilik oynamak istemiyorlar, arkalarında az da olsa bir kitle kalsın istiyorlardı.
Kılıçdaroğlu halk desteği olmasa da iktidar desteği ile yönetimi ele geçirip, kurultay yapmak dışında tüm yetkileri kullanmaya başladığında alttan alta çalışmalara başladılar.
Ama Kılıçdaroğlu bir türlü halk desteğini alamayınca bu kez konuyu farklı boyutlara taşımanın peşine düştüler, bir bıyıktan, bir pankarttan mezhepçilik çıkarmaya oradan yürümeye çalıştılar.
Aylar önce yazmıştım, “İstenen kelle Özer'in mi Özel'in mi?” diye…
Ümit Özer’de başardıklarını Özgür Özel’de başaramadılar.
O gün bana tepki gösterip, konuyu nasıl oraya bağladığımı sorgulamaya kalkanlar, daha doğrusu niyetlerini ortaya döktüğüm bazı kişiler en önde koştu polis zoruyla CHP Genel Merkezi’ne girildiğinde…
Şimdi yeni bir süreç var.
Dün değişimci olduklarını, Özgür Özel’den yanında olduğunu iddia edenler için…
Bu süreç ikili oynayanlarla, samimi olanları da gözler önüne serecek.
Büyük bir ihtimalle bugün CHP Kayseri İl Başkanı Ufuk Ozan Gözbaşı ve yönetimi görevden alınacak ve yerine yeni bir yönetim atanacak.
Ve hep beraber göreceğiz, CHP’de söylemleriyle eylemleri; dilleriyle yürekleri çelişenleri…