Reşat emminin gülleri: Her biri bir evlat gibi
Besim Demirel
Çiçekler hayatın sessiz anlatıcılarıdır. Kimi zaman bir sevgiliye verilir, kimi zaman hastanede yatan bir hastaya, kimi zaman bir özürdür. Issız sokaklarda, bir sokak lambasının altında beklerler gençler, ellerinde bir demet gülle sessizce.
Bugün sizlere bu güllerin, çiçeklerin hiç görülmeyen kısmını anlatacağım. Reşat Taşdemir, bu çiçekleri ve gülleri yetiştiren Reşat emmi... Gülleri adeta bir çocuğu gibi yetiştirmekte. Bu işi çocukluğundan beri yapan Reşat emmi, güllerle konuşur, onları sular, bakımlarıyla ilgilenir. Bu mesleği adeta nefes alıp vermek kadar önemseyen Reşat emmi, hayata bunlarla tutunmakta; dertlerini, hayatın sıkıntısını bu çiçeklerle, güllerle uğraşarak unutuyor.
Reşat emmi, kendisinden fidan alanlara öncelikle çay ikram eder, sonra bu bitkilerin bakımlarıyla alakalı bilgiler verir. Bu bilgileri verirken, hani komşuya bir çocuk emanet edilir ya, gözünden sakınarak, işte o edada konuşma yapar: “Bunların suyunu ihmal etmeyin. Yanlarında ot çıkarsa kesinlikle temizleyin. Onlarla konuşun. Onları bahçeye ekip sonra bakmam azlık yapmayın.” Çünkü onlar, Reşat emminin gözünde komşuya emanet edilmiş bir çocuk.
İşte sevgili okurlar, bugün çiçekçilerden aldığımız güller, çiçekler böyle yetişiyor. Hepsi birer çocuk gibi, hepsinde ayrı bir emek var, ayrı bir mücadele var. O yüzden bir çiçek belki çok basit gibi görünür gözümüze ama Reşat emminin gözünde hepsi bir evlattan farksız. Bazen gözümüzde değersiz olan şeyler, bazı insanların gözünde hayatının tam ortasındadır. Bazen atarız çöplere, ezer geçeriz ama Reşat emminin hayatının tam ortasında olan güller ve çiçekler.
