Tanıdık Yüzler, Bilinmeyen Hikâyeler
Besim Demirel
Bir şehri tanıtan en önemli şey nedir; gezilecek yerleri, yemekleri, o şehirde doğan ünlüleri, doğal güzellikleri… Bu liste uzar gider elbette. Ama bir yeri o yer yapan en önemli şey insanıdır. İnsanlarının yüzlerine, hikâyelerine bakarak tanırsınız bir şehri.
Her insanın bir izi vardır şehrin sokaklarında… Bu yüzden bu köşeden sizlere şehrimizin insanlarını tanıtacağım. Kayseri’de yaşayan, yaşamış, nefes alan, her gün gördüğünüz ama çoğunlukla fark edemediğiniz yüzleri ve onların hayat hikâyelerini anlatacağım.
Evden işe, işten eve giderken bazen kafamızı hafifçe öne eğerek selamını aldığımız insanlar vardır. Belki yan komşunuz, belki iş arkadaşınız, belki aynı sıralardan geçtiğiniz eski bir okul arkadaşınız… Yüzlerine aşina olduğumuz ama isimlerini bile bilmediğimiz yüzlerdir onlar. “Sanki sizi bir yerden çıkaracağım” dersiniz içinizden.
İşte o insanları anlatacağım sizlere…
Mehmet Aluç da o yüzlerden yalnızca birisi. Şimdilerde Kayseri’de telefonculuk yapan ve teknik servis olarak esnaflık yapan Aluç, alıştığımız esnaflardan biraz farklı. Hani derler ya “Bir ben var benden içeri” işte Aluç’un içinde de müzik tutkusu var.
Müzik tutkusunu, tarzını hayatının her döneminde yaşatmaya çalışan Mehmet Aluç, gerek esnaflık yaparken gerek sokakta gerek sosyal yaşamında rock müzikle bütünleşmiş. Hatta hayatının merkezine koymuş. Gündüzleri telefon tamiri yapıp geceleri rock müzik yapan Aluç, sizin belki de her gün gördüğünüz bir yüz ama onun hayatını ilk kez buradan okuyorsunuz.
Kayseri’de çok yaygın bir müzik tarzı değil elbette rock’n roll… Mehmet abi bütün ön yargılara rağmen hem dinlemeyi hem de müzikle uğraşmayı sürdürmüş. “Nereden ilham aldın” diye soruyorum, “Nirvana’nın efsane solisti Kurt Cobain ve Metallica” diyor.
Tabi bir Türk isimler var Mehmet Aluç’un ilham listesinde… Türk rock müziğinin babası Erkin Koray ile unutamadığı bir anı canlanıyor gözünde; "Öğrencilik yıllarımda Mersin'de çalıştığım bir mekânda Erkin Koray sahne alacaktı. Sahnedeki piyanosuna gidip dokundum. O sırada uyarılacağımı, fırça yiyeceğimi düşünürken, Erkin Koray yanıma geldi. Bana kızmak yerine sımsıkı sarıldı ve etraftakilere, 'Çocuk seviyor, içinde tutku var' dedi. Onun o sözlerini ve o sıcaklığını hayatım boyunca hiç unutamadım. Dedi ki: Belki de bu bir insanın dönüm noktasıdır” diye anlatıyor.
Mehmet bir telefon tamircisi… Belki telefonunuzu tamir ettirirken denk geldiniz ama hiç fark etmediniz onun içindeki müzik tutkusunu… Ondan öğreneceğimiz şey aslında tutkularının peşinden gitmek…
Bugün sizlere Mehmet'in hikâyesiyle merhaba diyorum. Bundan sonra da Kayseri'nin görünmeyen yüzlerini, sessiz kahramanlarını ve her gün yanından geçip de belki hiç tanımadığımız insanların hayat hikâyelerini bu köşede sizlerle buluşturmaya devam edeceğim. Çünkü bir şehri asıl güzel yapan; sokakları, binaları ya da meydanları değil, o şehre ruh veren insanlarıdır.