Argıncık'ta kış başka yaşanıyor
Besim Demirel
Kış kapıya dayandığında birçok evde hazırlık telaşı başlar. Kimi kombisinin bakımını yaptırır, kimi apartman bacalarını temizletir, kimi ise doğalgaz faturasını nasıl ödeyeceğini düşünür. Ancak bu şehirde öyle mahalleler var ki onların kış hazırlığı çok daha farklıdır. Çünkü onların beklediği şey bir kombi bakımı değil, evlerine ulaşacak bir sıcaklıktır.
Bugün sizlere Argıncık Mahallesi’nden bahsetmek istiyorum.
Argıncık, yıllardır kendi mücadelesini veren, daha çok dar gelirli ailelerin yaşadığı mahallelerden biri. Burada fabrikalarda çalışan, emekli olan, sanayide alın teri döken birçok insan hayatını sürdürüyor. Bu insanların en büyük derdi ise kış ayları geldiğinde daha fazla hissediliyor.
Çünkü kış, bazı aileler için sadece soğuk hava değildir. Kış; artan masraf, alınması gereken kömür, taşınması gereken odun ve her gün yeniden verilen bir ısınma mücadelesidir.
Üstelik Argıncık’ta hâlâ doğalgaz imkânına kavuşamamış evler bulunuyor. Bu evlerde yaşayan vatandaşlar, soğuk günlerde soba kurmak zorunda kalıyor.
Soba demek sadece bir ısınma aracı değildir. Soba; yakacak masrafıdır, kül temizliğidir, dumanla mücadeledir. Hele yaşlı insanlar için soba yakmak, odun ve kömür taşımak başlı başına zorlu bir iştir zaten.
Soğuk bir kış sabahında elleri titreyen yaşlı bir teyzenin sobayı yakmak için verdiği mücadele demek argıncık.
Yüksek binalarda, sıcak evlerimizde otururken çoğu zaman fark etmiyoruz belki de… Bir evin sıcak olması sadece bir düğmeye basmak kadar kolay olmayabilir. Bazı insanlar o sıcaklığa ulaşabilmek için saatlerce emek harcar, yük taşır, soba temizler, kül döker.
Oysa yıllar önce Aristoteles, insanın temel ihtiyaçları arasında beslenme, barınma ve ısınmanın yer aldığını ifade etmişti. Isınmak, insan hayatının en temel ihtiyaçlarından biridir.
Bugün modern şehirlerde doğalgazın hayatımızın doğal bir parçası olduğunu düşünürken, aynı şehirde bazı vatandaşların hâlâ soba başında kışı geçirmeye çalışması üzerinde düşünmemiz gereken bir durumdur.
Mesele sadece bir doğalgaz hattı meselesi değildir. Mesele, bir insanın kış aylarında evinde sıcak bir ortamda yaşayabilme meselesidir.
Argıncık’ta yaşayan insanların beklentisi büyük değil. Onlar sadece kış geldiğinde daha az yorulmak, çocuklarının daha sıcak bir evde büyümesini görmek ve yaşlılarının soğukla mücadele etmek zorunda kalmamasını istiyor.
Bir şehrin gelişmişliği sadece yükselen binalarıyla, yeni yollarıyla ya da büyük projeleriyle ölçülmez. Gerçek gelişmişlik, o şehirde yaşayan herkesin temel ihtiyaçlara ne kadar kolay ulaşabildiğiyle ölçülür.
Kış yaklaşırken bazı evlerde kombiler çalışmaya başlayacak. Bazı evlerde ise hâlâ sobanın başında bir umut yanacak.
Dileğimiz, Argıncık’ta ve doğalgaz bekleyen tüm mahallelerde bu kışların daha sıcak geçmesi…