Besim Demirel

Bazı dostlukların dört ayağı vardır

Besim Demirel

Bazı insanlar hayatta bir işe tutunur, bazıları ise bir canlıya… Kayseri’de seyis Adem Tekin’in atlarla kurduğu bağ da tam olarak böyle bir hikâye.

Atlar onun için yalnızca binilip gezilen ya da spor yapılan hayvanlar değil. Onlar birer yol arkadaşı, hatta deyimiyle “insanın kanatları.” Çünkü bir ata gerçekten bağlandığınızda, ondan vazgeçmek kolay değil.

Tekin, atlarla ilgilenmenin sabır, sevgi ve bilgi istediğini söylüyor. Yeminden bakımına, sağlığından tırnaklarına kadar her ayrıntıyla ilgilenmek gerekiyor. Üstelik bu işin riskleri de var. Atı tanımadan, davranışlarını anlamadan yaklaşmak ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu yüzden at sevgisinin yanında tecrübe de şart.

Onun anlattığı Zeyna’nın hikâyesi ise ayrı bir anlam taşıyor. Dört yaşındaki Arap kısrak Zeyna, hipodromdan geldikten sonra doğaya ve insanlara yeniden alışmayı öğreniyor. Ani seslerden, sudan, poşetten ya da araçlardan korkabilen Zeyna, sabırla eğitiliyor. Amaç sadece ata binmek değil; onun korkularını yenmesine yardımcı olmak.

Belki de bu hikâyenin en güzel tarafı, atlarla ilgilenmenin sadece hayvanlara değil, insana da iyi gelmesi. Tekin, hayatının stresli dönemlerini atlarla ilgilenerek atlattığını anlatıyor. Bir atı tımar etmek, sevmek, yıkamak ve onunla vakit geçirmek ona göre insanın sıkıntısını hafifletiyor.

Bugün hepimizin hayatında biraz daha fazla huzura, biraz daha fazla nefes almaya ihtiyacı var. Belki bunun yolu herkes için aynı değil. Kimi yürüyüşte, kimi müzikte, kimi sessizlikte buluyor huzuru. Adem Tekin ise bunu atların yanında bulmuş.

Ve belki de atların insana öğrettiği en güzel şey şu: Güven zaman ister, bağ kurmak sabır ister. Ama bir kez o bağ kuruldu mu, insan gerçekten vazgeçemiyor.

Çünkü bazı yol arkadaşları sadece yanında yürümez; insanın yükünü de taşır.

 

Yazarın Diğer Yazıları