YOK EDİLİYORUZ..
Ahmet ZORLU
O kadar sorumsuz insan toplulukları oluştu ki dünyamızda malesef..
Kendi çıkarları için, kendi kendini yok ediyor..
Bu yok oluşu, bu yok edişi de çeşitli 'yarar' ambalajlarına sarıp sarmalayarak, bizlere yutturuyor.
Dünya üzerinde, parasal, askeri, teknolojik ve bilimsel efendiler yarattık. Onlar senaryoyu yazıp elimize veriyor, bizler de başarılı bir tiyatro sanatçısı edasıyla senaryoyu sahneliyoruz.
Oyun bitiyor ve bakıyoruz ki, sahne, seyirci ve oyuncular tarumar olmuş. Kan ve gözyaşı dışında bir şey yok ortada.
Örnek mi istiyorsunuz;
Ben çocukken başladı Filistin topraklarının dramı. Yıllardır, müslümanlar ile ben daha da müslümanım iddiasında olanlar hep kavga ettirildi. Her kavgadan Filistin ve bölgedeki halklar zararlı, İsrail Siyonizmi ise hep karşı çıktı.
Zira Müslümanım diyenler ile ben daha da Müslümanım diyenlerin çatışmasında kullanılan silahlar hep 'Madein USA' damgası taşıyordu..
Sonuç; Yıkılmış, harap olmuş ve sil.ah alacak gücü kalmamış, bir coğrafya parçası..
Silah tüccarları boş oturacak değildi ya, yeni Filistinler oluşturulması, insanların 'Allahü Ekber' diyerek birbirlerini öldürecek yani topluluklar oluşturulması, onlar birbirini kırarken yekraltı ve yer üstü zenginliklerinin elde edilmesi de gerekiyordu.
"Saddam'ın nükleer silahları var" yalanı ile girildi Irak'a..
Olmadığını herkes gördü ama kimin umurunda. Bir Irak'tan bir kaç Filistin yaratılamaz mıydı. Hemen Işid adıyla bir çadır örgçüt kuruldu, malesef birilerinin de yardım ve desteğiyle Irak'ın altın değerindeki topraklarını bünyesinde bulunduran Musul işgal ettirildi. Ardından her türlü etnik ve dini önyargılar sürüldü cepheye.. Musul'un işgali sırasında sesini çıkarmayan, konsolosluk görevlilerimizi çoluk çocuk rehin alırken yan dönüp bakmayanlar, konu etnik ve dini yapı olunca birden ayaklandılar. Şimdiden, "Musul'dan Işid atılırsa kim söz sahibi olacak? Kavgası değil mi yaşanan, yaşatılan.
Libya'da, Suriye'de, Irak'ta oynanan büyük oyunların kazananı kim bir bakar mısınız..
Dünya devlerinin hakimiyet kavgasına kurban edilmedi m, Afganistan, Pakistan..
Bizi yönetenlerin akıllarını başlarına almasının zamanı geldi de geçiyor.
Ateş tüm Ortadoğuyu sarmakla kalmadı, güney sınırlarımıza geldi dayandı.
Biz ise hala, 'Havada ve masada olacağız' edebiyatı yapmaya devam ediyoruz.
Özetlemek gerekirse, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere bir yandan, Rusya ve Çin bir yandan çektiler önlerine Dünya denilen yer küreyi, istikrar gördükleri her yere istikrarsızlık, iç çatışma, dinsel temelli bölünme, mezhepsel mücadele, etnik farklılıkları ön planda tutarak bölüp parçalama virüsü dağıtıyorlar.
Kültürel donanımı tam toplumlar, emperyalizmin bu oyununa gülüp geçiyor.
Ama başta Ortadoğu olmak üzere kültürel anlamda geri bırakılmış ülkelerin toplumları kuşanıp silahı komşusundan başlıyor mezhepsel ve etnik temizliğe.
Bazı avcı yemekleri de, 'bu paylaşımdan bize de hisse düşer mi acaba' hevesi ile takıveriyorlar, emperyalistlerin kuyruğuna.
Taşeronluk yapmanın, ilerde hürriyetlerini, bağımsızlıklarını tehdit, hatta yok edeceğini hesaplamadan.
Sadece bir örnek;
Işid denilen Ahlaksız ve Allahsız yapının bu güne kadar bir ABD hedefine, bir İsrail hedefiye saldırdığına tanık oldunuz mu?
Çünkü, bu yapı ABD'nin diktiği zehir ağaçlarından sadece bir tanesinin meyvesi..
Sadece Işid mi?
Onlarca dini, mezhepsel ve etnik motifli örgüt var.
Aynı sözleri söyleyerek kesiyorlar birbirlerini..
Hala farkında değil misiniz;
Lüks yaşam, gurur, kibir ve gösteriş uğruna, bencillik, zevk, sefa, arzulara tapınma pahasına, egemenlik, üstünlük, tahakküm etme, egolar uğruna yok ediliyor insanlık..
Böbürlenme, kurnazlık, köşe dönmece, haksız kazançla yaşam katlediliyor.
Ozonu yok ettik, iklimler değişti, karbon salınımı çoğalıp atmosferi aştı.
Ahlak, sağlık, çevre, gıda, hava, su, toprak çoraklaşınca, hastaneler ve kavgalar çoğaldı. Daha çok kazanma uğruna insanlar birbirine kırdırılıyor, yeni coğrafya parçaları oluşturuluyor.
Ekonomisini, iç çekişmelere, savaşa, lükse, harcayanlar iflas ediyor ve yok oluyor.
Evrenin yasalarına, doğaya, çevreye, atomlar alemine uymayan insanoğlu, intihar ediyor.
Hem de göz göre göre..