Kayseri Şeker'deki gergin ziyaret! Öztoprak, 50 dakikalık gerilimi anlattı

Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun ve beraberindeki heyetin Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay'ı ziyaretinde neler yaşandı? Akay, heyetin sorularına neden tepki gösterdi? Akay, Kayseri Şeker'in arazisinin devri ile ilgili kimi hedef gösterdi? Gerginliğin sosyal medya paylaşımlarına yansıdığı ziyaretin ayrıntıları Saadet Partili Ahmet Öztoprak Olay'a anlattı.

Kayseri Olay Haber kaynağını Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin!
Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Kayseri Şeker'deki gergin ziyaret! Öztoprak, 50 dakikalık gerilimi anlattı

Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun ve beraberindekiler geçtiğimiz günlerde Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay’ı ziyaret etti. Söz konusu ziyaretin ardından Kayseri Şeker Fabrikası’nda bu ziyareti “Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Kayseri Şeker’i ziyaret ettiler. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ederiz.” ifadeleri ile bir nezaket ziyareti olarak kamuoyuna duyururken, Saadet Partisi Kayseri İl Başkanlığı’nın sosyal medyasından yaptığı paylaşım, ziyarette yaşanan gerginliği de görünür kılıyordu.

Kayseri Şeker'deki gergin ziyaret! Öztoprak, 50 dakikalık gerilimi anlattı

O ziyarette neler yaşandığını ziyarete katılan isimlerden Saadet Partili Ahmet Öztoprak, Olay’a anlattı. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifinin son seçiminde sürecin içinde olduğunu ve Kayseri Şeker ile ilgili sorunlar ve çözümleri konusunda derslerini iyi çalıştıklarını belirten Öztoprak, sahada kendilerine iletilen konuları Akay ile paylaşmak için bu ziyareti gerçekleştirdiklerini belirtti. Birkaç denemenin ardından Akay’dan randevu alabildiklerini belirten Öztoprak, “Sonunda randevu verildi. Geç de olsa gittik görüşmeye. Tabii biz Kayseri Şeker ile ilgili son 3-5 yılı özellikle tüm nokta virgülüne kadar detaylı çalışmıştık. Sorular sorduk. Sormaya gayret ettik. Aslında sorabildik mi? Onu da bilmiyorum. Çünkü sorulara daha başlamadan Sayın Akay, ‘Siz ne iş yapıyorsunuz? Bu işlerden anlar mısınız?’, ‘Siz yöneticilik nedir, bilir misiniz?’ ifadeleriyle, orada biz beş kişiydik, herkese böyle kaba bir üslupla, nezaketsiz bir şekilde bunu sordu.”

Ziyaretimiz bir nezaket ziyareti değildi

Ortamı yumuşatmaya çalıştıklarını ve şeker fabrikası ve pancar ekicileri kooperatifi ile ilgili soruları sormaya çalıştıklarını belirten Öztoprak, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ziyaretimiz bir nezaket ziyareti değildi. Çiftçinin şu andaki durumu nezaketle ifade edilecek gibi değil ki. Türkiye'deki ekonomi, tarım zaten yerle yeksan, çiftçi kan ağlıyor. Traktöründen motoruna, iş makinesine her türlü kayıpları var. Faiz sıkıntısının içerisinde. Dolayısıyla bizim oraya bir nezaket ziyareti yapmamız söz konusu bile olamazdı. Ancak biz orada çözüm olabilecek meselelerle ilgili yardımcı olabileceğimiz hususlarda, sadece eleştirme anlamında kendilerine telkinde bulunma anlamında gitmedik. Biz sorular nedir ve bunlarla ilgili de Kayseri Şeker Fabrikası'nın kuruluşundan bugüne inişler çıkışlar yaşamış ama tarihinde güzel dönemleri de vardır. Biz bunlarla ilgili çözümlerimiz ile birlikte gitmiştik.”

Kayseri Şeker'deki gergin ziyaret! Öztoprak, 50 dakikalık gerilimi anlattı
Saadet Partisi İl Başkanı Erdal Altun ve Ahmet Öztoprak Kayseri Şeker eski Başkanı Vedat Ali Özışık ile buluşurken, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay ile biraraya geldi

Akay sorulardan rahatsız oldu!

Akay’ın kendilerinin yönelttiği sorulardan rahatsız olduğunu ve yanıtlamak istemediğini ancak kendilerinin ısrarla sorularını ve sorunları ilettiklerini belirten Öztoprak, “Sayın Akay, bize sorularımızı her ne kadar sordurmak istemese de biz sorularımızı sorduk. Gergin geçmesinin ana sebebi buydu. Sayın Akay sorulardan rahatsız oldu. Daha biz soru sormaya başlamadan, ‘Ben biliyorum.’ dedi ve elini de böyle kaldırarak, ‘Ben biliyorum. Siz ne anlarsınız? Niye bu işe müdahilsiniz?’ gibi ifadeler kullandı. Sorumuzun en can alıcı kısımlarından bir tanesi, ilki ile başlayayım. Sayın Akay'dan birkaç gün önce eski Başkan Vedat Ali Özışık'la görüşme yapmıştık. Aynı soruları Sayın Vedat Ali Özışık'a da sorduk. Kendi dönemi ile ilgili sıkıntıları sorduk. Kendisi bize cevap verdi. Dolayısıyla biz hem eski dönemi hem de yeni dönemi soralım. Kayseri Şeker Fabrikası ile ilgili çözüm süreci nelerdir? Çiftçimize aktaralım diye aracılık yapmaktı niyetimiz.”

O şahısla görüşen benimle görüşemez

“Sayın Akay çok keskin bir dille, ‘O şahısla görüşen benimle normalde görüşemez’ diye çok net bir tepki koydu. Bu anlaşılmazdı. Çünkü bizim oradaki asıl amacımız Sayın Özışık'a da sorduğumuz geçmişteki, yaklaşık 250 bin metrekare, bugün Cami Kebir Kooperatifi diye anılan arsanın Kocasinan Belediyesi'nin devriydi. Sayın Akay bu soruyu sorduğumda, ‘Böyle bir şey yok’ dedi. Şehir Hastanesi ile ilgili şartlı bir devir verilmiş dediğimizde, yani kamu yararı var burada, tüm Kayseri'nin yararı var dediğimizde, ‘Böyle bir şey yok’ dedi. Tabii ben bunun üzerine araştırma yaptım. Şimdi sizle de paylaşmak istiyorum burada. 

Kayseri Şeker'deki gergin ziyaret! Öztoprak, 50 dakikalık gerilimi anlattı

26.12.2006 tarihinde bir karar alınıyor. Kayseri Şeker Fabrikası yönetimi 248 bin 551 metrekare arsanın bölge hastanesi yapılması şartıyla Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi hususunda dönemin genel müdürü Sayın Halil Karaçavuş'un ve genel müdür yardımcısının yetkili kılınmasına demiş.” diye konuştu.

Peşkeş falan çekilmemiş!

Akay’ın bugün üzerinde Cami Kebir Kooperatifi’nin bulunduğu arazinin Vedat Ali Özışık döneminde peşkeş çekildiğini iddia ettiğini ancak elde ettikleri belgenin bunun aksini gösterdiğini belirten Öztoprak, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Sayın Akay, bize, eski dönem için bu hususta peşkeş çekildi demişti. Halbuki peşkeş falan çekilmemiş. İşte yönetim kurulu kararı, Akay o gün ‘yok’ demişti. Ama biz belgeye ulaştık. Burada resmî bir belge var. Ya Sayın Akay'ın bundan bilgisi yok ya geçmişe dönmemiş. Kulaktan dolma bilgilerle varlığı yokluğu soruşturuluyordu. Ben araştırdım. Bu belgeye ulaştım. Sağ olsunlar. Arkadaşlar bize yardımcı oldular. Ben Sayın Akay'a diyorum ki ya siz bu şeker fabrikasının geldiği süreçte hep geçmişi şikâyet etmek yerine yaklaşık 16 yıldır siz yönetiyorsunuz. Dönün geri ile geçmişle ilgili mevzuatlara bakın. Yani gidip Ankara'da çok vakit geçireceğinize Kayseri Şeker Fabrikası'nın bugün ekonomik yapısını düzeltmek için çözümler üretin. Daha çok Kayseri Şeker Fabrikası'nın sorunlarına çözüm odaklı devam edin diye buradan sesleniyorum. İşte belgesini de sunduk. Sayın Akay’ın, maalesef, o gün ‘böyle bir şey yok’, ‘Böyle bir hastane şartı yok’ dediği yerle ilgili belgesini size de göstermiş oldum.”

Zarar yok dediler 4,6 milyar zarar açıkladı

Akay’ın fabrikanın zarar ettiği yönündeki iddialarını da yalanladığını ancak kısa süre sonra kendilerinin 4,6 milyar lira zarar açıkladığını belirten Öztoprak, “Fabrikanın ekonomik yapısının sıkıntılı olduğu, faiz yükünün çok olduğu ifade ediliyor deyince Sayın Akay, ‘Yok öyle bir şey.’ dedi. ‘Kim söylüyor? Kim uyduruyor bunu?’ dedi. Peki, Allah aşkına 30.04.2026'da açıklanan mali veri ve kendilerinin açıkladığı rakam, sizler de bunu birçok kez yazdınız. 4,6 milyar lira zarar açıklandı. Yani ben buradan şunu anlıyorum. Sayın Akay, burada ya konuya ekonomik tarafından hâkim değil, bilmiyor. Basın yoluyla duyuyor. Yani o gün orada yok dedi. Biz de kendisine ‘Doğrudur.’ dedim. Ben en son şöyle bir ifade kullandım. ‘Peki o zaman’ dedim. Ama aradan bizim görüşmemizden bir ay geçti. Rakamlar açıklandı. Galiba iki hafta önceydi. 4,6 milyar da kendileri KAP aracılığıyla açıkladılar. Yani sözün bittiği yer. Ben konuya hâkim olduğunu düşünmüyorum. Bir insanın yani bir ay sonra açıklayacağı zararın farkında olması lazım. Çünkü ekonomik olarak, mali olarak bunun mali miladı 30.04.2026'ydı. Zaten bu sonucun geleceğini biliyorlardı. Temmuz'da açıklanacaktı. Ama o gün ‘yok’ dedi. Ben bir şey diyemiyorum.” dedi.

İhaleyi öylesine açmışlar

Ziyarette gündeme gelen konulardan birinin de Kayseri Şeker Fabrikası’nın satışa çıkardığı araziler olduğunu belirten Öztoprak, konuyla ilgili Akay’ın verdiği yanıtın kendilerini şaşırttığını ifade ederek, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Arazi satışını sorduk çünkü ihale süreciydi. Bizim gittiğimiz, görüşme yaptığımız tarih. Talep de olmadı. Dedik talep de olmadı arazilerle ilgili. Çok rahat konforlu bir şekilde, ‘Zaten araziyi satmak için çıkartmadık’ dedi. ‘Ben yüksek bedelle çıkarttırdım, bilerek yaptım’ dedi. Şimdi bu da akla aykırı, bu da ekonomiye aykırı. Sizin orada binlerce on binlerce ortağınızın olduğu bir şirkette keyfe keder bir ihale açmak ya da reel olmayan rakamlarla satışının olacağına düşünmediğiniz bir ihaleyi niye açarsınız? Benim aklım almıyor. Yani aynen bu cümleyi kullandı. ‘Ben’ dedi, ‘öylesine çıktım’ dedi. Cümle bu, net, arkasındayım. Orada 5 kişilik bir heyetle kendisiyle görüştük. ‘Ben’ dedi, ‘öylesine çıktım’ dedi. ‘Fiyatı da yüksek yazdırdım özellikle.’ dedi. Şimdi talep gelseydi yüksek dediğiniz fiyat biz bilmiyoruz. Hani o da doğru mu? Yüksek mi yazıldı? Neye göre yüksek? Ya da siz kurumsal ve yasalarla kapsama alanınız sınırlı. Siz oranın eksper raporunu böyle keyfe keder yaptırabilir misiniz? Ben bunu kabul etmiyorum bir kere. Bu cümle temelinden yanlış. Ben yüksek bedel yazdırdım. Yazdıramazsınız. Siz kendi şahsi malınız değil ki. Burada mali veriler ve sorumluluklar anlamında sizin orada yüksek bedelle yazdırmanız mümkün değil. Yine orada çok büyük bir çelişkiyle zaten sinir katsayıları yükselmişti. Böyle bir cevap verdi. ‘Ben’ dedi, ‘yüksek yazdırdım, satılsın diye yapmadım’ dedi. Şimdi ben de burada çiftçi adına şunu soruyorum. Bu kadar faizin yüksek olduğu bir dönemde faiz yükü ile muhatap olan 4,6 milyar TL bir yıl için zarar açıklayan Kayseri Şeker'in eğer faydasınaysa satın araziyi bu yükten kurtulun. Burada bir beis yok. Ama bir taraftan faiz yükünüz var, bir taraftan zarar açıklıyorsunuz, bir taraftan da keyfe keder mal satmıyorum diyorsunuz. O zaman niye ihaleye çıktınız? Amacınız neydi? O zaman çıkın bunu açıklayın. Evet, tüm bu sorulardan rahatsız oldu. Çok sakin geçmedi. Tabii biz de, ben de kendi adıma özellikle Sayın Akay'a niye bu işe müdahil olduğumuzu, sorumlu olduğumuz birçok insanın bu hususta bizden bir talebi olduğunu, dolayısıyla çiftçilerin sesini duyuramadıklarını ifade ettiklerini, direkt kendisine bunları sorma ihtiyacımızın olduğunu, sorumluluğumuzun olduğunu ifade ettik."

Sabır testinden geçtik!

Görüşmenin gergin geçtiğini ‘Sabır testinden geçtik’ sözleriyle özetleyen Öztoprak, “Valla sabır testinden geçtik. Gerçekten sabır testinden geçtik. Çok zor bir 50 dakikaydı. Hızlandırılmış gibi o süreci yaşadık. Çünkü tüm soruları sormak istiyoruz ama sorulara cevap vermek yerine başka unsurlar, sebepler, gerekçe gösteriliyordu. Sorular yarım kaldı. Tabii çok daha can alıcı hususlar da var. Ben burada özellikle Pampet'le ilgili bir soruşturma süreci vardı. Sorduğumuzda, ‘Kim diyor? Neredeymiş? Gösterin’ diye yüksek sesle ifade etti. Ancak bugün sizler de sizin gazetenizi, televizyonunuzda paylaştı. Tüm Kayseri paylaştı. Ulusalda da gündeme geldi. Evet, bir soruşturma varmış. Ya o zaman çıkın da biz birilerinden öğrenmeye gayret etmeyelim, siz ortaklarınıza bunu açıklamakla ilgili zaten yasal sorumluluklarınız var Sayın Akay. Ortaklarınıza siz bu süreçte anlatmak zorundasınız. Kamuoyuna anlatmak zorundasınız. Bakın, zarar etmiyor ve akabinde 4,6 milyar liradan bahsediliyor. Yarın için çözüm ne diye konuştuk. Kalkarken en son burası yarım kaldı. Çözümü konuşamadık. Neden bu işe müdahilsiniz cümlesine şöyle bir cevap verdik.”

Konuya dahil olmalarının nedenlerinden birinin de merhum Necmettin Erbakan’ın ağır sanayi hamlesi, şeker sektörüne verdiği önem ve büyük emeği olan Pancar Motor olduğunu vurgulayan Öztoprak, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bizim siyasi mensubu olduğumuz görüşümüzün Allah rahmet eylesin rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın Pancar Motor'un kuruluşunda büyük emeği var. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi İstanbul'daki Pancar Motor’un arazisini Sayın Akay zamanında sattı. Bunu soramadım. Sordurmadı. Hocamızın bu konuda, Türkiye'de ağır sanayi hamlesine ve şekere ne kadar stratejik önem verdiğini, bizim de onun öğrencileri olarak buna sahip çıkmak adına çiftçimizin haklarını korumak adına bir hikâyemiz olduğunu, sorumluluğumuz olduğunu, kendisine orada birden fazla, sadece ben değil, diğer arkadaşlarımız ve il başkanımız ifade ettiler. Kendisi soru sorulmasını hoşuna gitmedi ve bu konuda sessiz kaldı. Biz bunun için bu hikâyede varız dedik. İstanbul'daki satılan araziyi sorduk. Cevap vermedi. Kendi döneminde satıldı. Acaba ora ne kadar reel değerinde satıldı? Bildiğimiz kadarıyla o gün İstanbul'un en kıymetli arazisiydi. Çok yüksek bedellerle bahsediliyor. Yani bu benim iddiam değil ama iddialar böyle. Peki oralar satıldı. Bu borçlar o gün için Kayseri Şeker'in geçmiş dönemden gelen borçlarını neredeyse yarıdan fazlasını kapatıyordu. Peki o zaman bu borç kapandıysa neden şimdi bu kadar yüksek borç var? Zarar ediyor. O kadar çok çelişki var ki en acısı da Kayseri Şeker'in geleceğini göremediniz mi? Bu 250 bin metrekare arazi ile ilgili ‘Görülmedi mi?’ deyince eski dönem Sayın Vedat Ali Özışık'ı suçladı. İşte bu belgenin üzerinde biraz daha durmak istiyorum ben. Kayseri Şehir Hastanesi yapılsın diye verilen bugün üzerinde Cami Kebir Kooperatifinin olduğu 250 bin metrekarelik arazi. O süreci sorduğumuzda ama kendisinin döneminde oluyor. Arazinin işte biraz önce gösterdiğim paylaştığım belgede devri bölge hastanesi yapılması şartıyla Sağlık Bakanlığı'na veriliyor. Ancak bu süreç kendi döneminde işletiliyor.”

Akay neden Özhaseki’yi işaret etti?

Açıklamasının devamında Kayseri gündeminde de geniş yankı bulacağını düşündüğünü ifade ettiği bir konuyu gündeme taşıyan Öztoprak, “Bunu sorduğumda belki çok Kayseri'nin gündemini oluşturacak bir husus söyledi. Bugüne kadar çok dile getirmedik ama bunun böyle kalmasının da doğru olmadığını düşünüyorum. Yani gizli kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çiftçi ve bölge çiftçisinin kanaat önderleri, görüştüğümüz insanlar dedi ki lütfen bunları gizli bırakmayın. Bize bir mesuliyet düşüyor. Bu sorumluluk çerçevesinde bunu da açacağım. Akay, ‘Ben bu araziyi resmî olarak iki kez satın aldım. İhale açıldı. 50 küsur milyon liraya aldım. Dönemin bakanı Sayın Haseki iki kez satışı durdurdu. Sayın Bakana gittim’ dedi. Satışı iptal edildi. Sayın Bakana gittim. İlettim. Siz gidin bu sorunun cevabını Sayın Bakana söyleyin’ dedi.”

Biz soramıyoruz!

Akay’ın sözlerinin, ‘Ben vermedim, bakan aldı’ şeklinde mi yorumlanması gerektiğini sorduğumuzda Öztoprak, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Vallahi yoruma açık. Sayın Akay’a bunu bir daha sormak lazım. Biz soramıyoruz. Yani sorabildiğimizin en yükseğini bu şekilde ifade ettik. Israrla, tabii bu konuda bunu cevap verince birtakım tırnak içinde başka bir yönlendirme de söz konusuydu ama ben o alana daha şu an için girmek istemiyorum. Başka bir boyut gösterdi, başka bir hedef koydu ortaya. Yani dedi ki, ‘Burada bir bakın kimler var diye.’ Bu çok zor bir süreçti. Dolayısıyla ben kendisine şunu söyledim. ‘O zaman niye müdahil olmadınız? Çıkıp niye açıklamadınız?’ diye kendisine de söyledim, burada da söyleyeyim. Yanımızda o kadar arkadaşımız var. Bu cümleler kullanıldıkça da kendisi gerildi ve en son o sinirle birlikte dedi ki, ‘Gidin bu işe sebep olanlara sorun.’ Cevap vermek yerine bunu ifade etti. Sayın Hüseyin Akay, öncelikle bu kadar agresifleşmesine, bizimle görüşmesindeki sorulara karşıki tavrının nezaketten uzak ve rahatsızlık verici olmasına ben anlam veremedim.”

Çiftçilerin görüşmenin ardından kendilerine gündeme gelen konularla ilgili açıklama yapmaları yönünde ısrarı nedeniyle bu açıklamayı yapma gereği duyduğunu belirten Öztoprak, “Sayın Akay on binlerce üyesi olan, kendisinin de üyesi olduğu, tek başına sahibi olmadığı fabrikayla ilgili tüm bu soru ve sorunlara öncelikle cevap verip ortaklarını aydınlatması gerekli. Ve müşterek ortak olduğu fabrikanın mülkiyeti kendinin olan, şeker fabrikası sürecinin iyileştirme konusunda adımlar atmalı ama bunu çok açık ve net ifade ediyorum. Ortakları olan tarlada elini toprağa vurmuş, eli o topraktan çatlamış çiftçilerle yapması lazım” dedi.

Hükümetin şeker politikasına tepki

Akay’ın kendilerine sorunların kaynağı olarak hükümetin şeker politikasını gösterdiğini ifade eden Öztoprak, “En son ekonomik sıkıntılarla ilgili şöyle de bir söz ifade etti. Hükümetin şeker politikasını söyledi. Ben de şunu söyledim: ‘Eğer hükümetin ekonomik politikası sıkıntılıysa Sayın Akay, hükümetle aranızdaki sıcaklığı ve samimiyeti ya da yetkilileriyle bütün basın, bütün kamuoyu biliyor. Lütfen orada dile getirin. Söylemiyor musunuz?’ Bunu deyince yine cevap vermedi, yine yüzünün gerildiği anlardan biri de bu oldu. Yani şikâyet ediyorsanız, yönetemiyorsanız çıkın ortaklarınıza, Türkiye'deki yanlışın bu olduğunu söyleyin. Bir tarafta farklı gözüküyorsunuz, farklı ifadeler kullanıyorsunuz. Hükümet politikalarına bağlıyorsunuz şekerle ilgili süreci. Diğer tarafta çıkıyorsunuz ekonomik yapının iyi olduğunu söylüyorsunuz. Çelişki. Dolayısıyla Kayseri Şeker Fabrikası'nın esas sorununun bence bu anlayış olduğunu, bu zihniyetle Kayseri Şeker Fabrikası'nın değil bakkal dükkânının bile işletilemeyeceğini ben de buradan ifade etmek istiyorum. İnşallah Kayseri Şeker ve çiftçisi bir an önce hak ettiği, olması gereken gibi zarardan, ziyandan kurtulur da Kayseri'nin esas markası, en büyük kuruluşu olarak devam eder. İşte 70. sıradan 140. sıraya düşmüş. Bu bile her şeyin göstergesidir. Umarız Kayseri Şeker için ileriki süreçte hakkıyla yöneten, sahip çıkan, sadece tek meselesi çiftçi hakları ve Kayseri Şeker olan bir anlayışla yönetilir diye buradan temennilerimi de iletmek istiyorum.”