Ahmet ZORLU

UCUZ DOMATES..

Ahmet ZORLU

Türkiye’de gıda fiyatları sadece Ankara ve İstanbul’da pahalı sanan hükümet, bu iki vilayette tanzim satış çadırları kurarak, maliyetinin altında vatandaşa domates, biber, patlıcan, patates, soğan satıyor.

Bununla da yetinmiyor, kendi yarattığı Dev Marketler Zincirlerine, “Bakın temizlik ürünlerine de girerim, yağ da satarım” diyerek aba altından sopa gösteriyor.

Amaç, gıda ve temel ihtiyaçların oluşturduğu yüksek enflasyon kalemini Şubat’ta azamiye çekmek ve “Bakın enflasyonu da düşürmeyi başardık” diyerek oy avcılığına çıkmak.

Malum Martın sonu seçim.

Yani odaklanılan tarih 1 Nisan 2019.

Ondan sonrası tufanmış, kimin umurunda.

Bakınız, size basit bir kalem oyunu anlatayım.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası her yılın Nisan Ayı’nda genel kurul yapar.

Bu genel kurul toplantısında, bankanın bir yılda elde ettiği kar, yani kazandığı paralar Hazineye aktarılır.

Bu yıl bunu alel acele Ocak’a çektiler.

Merkez Bankası’nın 2018  yılı net karı tam 27 milyar lira.

Bu paranın, Nisan Ayı itibariyle kullanılması gerekiyor ya.

Bunu hazineye avans niteliğinde ödeme kalemi ile aktardılar.

Böylece Ocak Ayı ödemelerini rahat bir şekilde yaptılar.

Hatta Sayın Maliye Bakanı çıktı ve dedi ki; “Ocak’ta 5.1 milyar lira bütçe fazlası verdik. Elhamdülillah ekonomide iyi yoldayız..”

Oysa kazın ayağı öyle değil.

37 eksi 5 milyar lira.

32 Milyar nerede acaba.

Bir başka deyişle, eğer Merkez Bankasının kar payı alel acele hazineye aktarılmasa idi, Ocak Ayı’nda net 31.9 milyar bütçemiz açık verecekti.

Şimdi anladınız umarım, rakamlarla oynanarak yaratılan tablonun altındaki cinliği..

Şubat’ta ne olacak diye merak edenleriniz vardır.

5.1 Milyar var mı kasada.

Üstüne imar barışından, vergi barışından, bedelli askerlikten vesair gelecekleri de eklediğinizde bütçe fazla vermese bile açık da vermez sanırım.

Devlet İstatistik Enstitüsü’de enflasyon hesaplamasında Çarşı-Pazar yerine tanzim satış tezgahlarındaki fiyatları baz alacağı için, enflasyon da düşük çıkacak, yani Şubat’ın sonu bahar, ama Mart sonunda olacakları düşünmek bile istemiyorum.

Neyse bir konumuza geri dönelim.

Ben anlamam arkadaş, Ankaralı, İstanbullunun 4 liraya yediği domatese ben 8,5 lira vermek istemiyorum.

Bilet alıp Ankara’ya gitsem, alabileceğim domates ve patlıcana kota kondu.

Yani eskinin deyimiyle karneyle ve sayıyla alabiliyorum.

Peki 31 Mart’ta beni tanzim satışla onurlandırmayan! İktidar ve ortağı için ben oy kullanmayacak mıyım?

Niye beni yok sayıyor?

İşin ironisi bir yana.

Muhalefetin sloganı neydi?

Mart’ın sonu Bahar.

Siz Mart’ın son günü oy verin de mevcut ekonomik anlayışa, 16 yıllık iktidara.

Bakın o zaman, Nisan’da nasıl damınıza Mart Karı yağdırıyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları