Ahmet ZORLU

SON ANA KADAR..

Ahmet ZORLU

"Açıkçası biz son ana kadar Barzani'nin böyle yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk, demek yanılmışız"

Yukarıdaki sözler AKP Genel Başkanı, Partili Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait..

"Allah ömür verir mi vermez mi bilmem. Ama yazın bu geceyi. 3 sene içinde hatta 2 sene içinde Kuzey Irak referandum yapıp Türkiye'ye katılma kararı alacak."

Bu sözler de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekonomi Danışmanı Yiğit Bulut’a ait ve tam 4,5 sene önce söylemiş.

Referandum yapılacağını bilmiş ya, bu de bir şey..

“Biz de bundan sonra hükümet olarak, Irak Merkezi hükümeti yerine Kuzey Irak yönetimini muhatap alırız..”

Bu sözler de,  Başbakan Sayın Binali Yıldırım’a ait..

Şahsıma hakaretler ediyor, sen benim zaten muhatabım değilsin, seviyemde değilsin, kıratımda değilsin, kalitemde değilsin, Irak'tan senin bağırman çağırman bizim için hiç de önemli değil, biz bildiğimizi okuyacağız, bunu böyle bilesin..

Bu sözleri de geçen yıl,  Irak Başbakanı için siz söylediniz, Sayın Cumhurbaşkanı..

“Türkiye'ye bir Kürt kedisi bile vermeyiz”

Bu sözleri de yıllar önce PKK’yı Terör örgücü olarak görüyor musunuz, sorusu üzerine Barzani efendi söyledi.

Sevgili kardeşlerim bundan 81 yıl önceydi 21 Haziran 1932. Hakkâri Şemdinli’den sınırdan çok önemli bir misafirlerimiz gelmişti. Toprakları uçaklarla bombalanmıştı, köyleri yakılıp yıkılmıştı. Buradaki kardeşleri onları muhabbetle kucakladılar. Gelenlerden bir tanesi şunu söylüyordu: Biz Türkiye’de asılmayı, idam edilmeyi bekliyorduk. Ama biz Türkiye’ye seve seve geldik, çünkü ölsek de Türkiye’de ölmek istiyorduk. Türkiye’de beklediğimiz manzara olmadı. Çok iyi muamele gördük. Bunu söyleyen Molla Mustafa Barzani’ydi. Merhum Kadı Muhammed’in dediği gibi, Allah’a, dine, İslam dininin önderine inanmış Müslüman milletinde nasıl ki dürüstlük ve sadakat varsa bütün bu özellikler Molla Mustafa Barzani’de de vardır. İşte o Barzani 81 yıl önce kardeşlerinin Türkiye’de misafiri oldu. Bugün de Molla Mustafa’nın oğlu değerli dostum Mesud Barzani’yi Diyarbakır’da misafir ediyorum. Babanız, amcalarınız gibi kardeşlerinizin toprağına ve onların ülkesine Türkiye Cumhuriyeti’ne, Diyarbakır şehrimize hoş geldiniz. Sizi, şahsınızda Kuzey Irak Kürdistan bölgesindeki değerli kardeşlerimizi muhabbetle selamlıyorum. Diyarbakırlı büyük şair ve mütefekkir Sezai Karakoç diyor ki, Diyarbakır sadece Türklerin, Kürtlerin ve Arapların değildir. Tıpkı Erbil gibi Diyarbakır hepimizindir. Biz Erbil’de kendi şehrimizde hissettik. Sizde kendinizi evinizde hissedin diyorum.”

Yukardaki söylem de açılım döneminde sizin Diyarbakır’da yaptığınız konuşmadan.

Evet çok haklısınız, gerçekten Barzani konusundaki hayal kırıklığınızın bu kadar derin olmasını anlıyor, anlamaya çalışıyorum.

Ama Sayın Cumhurbaşkanım, Barzani sizi değil, sizin şahsınızda Türkiye Cumhuriyeti’ni kandırdı.

Barzani, bağımsızlık referandumu ile sizin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini, toprak bütünlüğünü, istikrarını riske etti.

Biz bile gördük, biz bile onlarca yazıyla uyardık, olacaklar konusunda.

Sizin “Stratejik Derinlik” kitabının  yazarı Dışişleri eski bakanınız, onun sağ kolu olan dışişleri mensuplarınız, stratejistleriniz görmediler mi yaşanması muhtemel gelişmeleri, uyarmadılar mı sizi?

Gerçi siz de diyeceksiniz ki, 2013  yılında Jölelinin bu konuda kehaneti var.

Valla, size Irak’ın Kuzey’inde, Suriye’nin Kuzeyinde yaşanması olası gelişmeleri 10 yıl önceden raporlaştırmadılarsa, kovun ve danışmanları, boşaltın o Dışişleri Bakanlığı’ndaki makam işgalcilerini.

Çünkü bu gelişmeleri görmeyerek, sizin ve hükümetinizin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini riske ettiler.

Yani konu, “Barzani’nin böyle bir yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk”tan çok daha vahim, çok daha ağır..

Yazarın Diğer Yazıları