Ahmet ZORLU

ŞAİBEYİ TEMİZLEMEK..

Ahmet ZORLU

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin basına kapalı Meclis Grup Toplantısı sırasında söz alan bazı Milletvekilleri, yakınları terör örgütünden gözaltına alınanlar başta olmak üzere, Fetö ile bir şekilde yolları kesişenlerin görevlerinden derhal istifa etmelerini istediler.

Bu talep, kahır ekseriyetin yoğun alkışları ile destekmiş..

Aslında, başlatılan soruşturma sürecinin hızlı ilerlemesi, sonuca ulaşması da bu şekilde mümkündür.

İlk günlerde yazdım.

Bu örgütün kökünün kazınması ancak para kaynaklarını kurutmakla, insan kaynaklarını yok etmekle mümkündür.

'Günah Keçisi' yerine konulan Boydak Ailesi ile sınırlı tutulur, iş dünyasındaki karmaşık ilişki ağı ortaya çıkarılmazsa bu yapının parasal ayağı aydınlanmamış olur.

Bu hain yapının karmaşık ilişkileri, Yeni Mali Müşavirlerle de yollarına devam eder.

Yeni siyasetçileri iktidar partisine yerleştirerek de, sinsi hedeflerine ulaşma yolunda çaba göstermeyi sürdürürler.

Bu istifa talepleri Ak Parti ile de sınırlı kalmamalı.

Varsa CHP, varsa MHP yönetimleri de bu anlamda ciddi bir çalışma ortaya koyarak bu yapılanma ile ilişkili gördükleri insanlara, 'Başlattığımız süreç tamamlanana kadar kadar sizin istifanızı istiyoruz' demeli, diyebilmeli.

Sadece bu kadar mı, adı paralelle bütünleşmiş Oda Başkanları,  seçilmişlerce yönetilen kurumların başkanları da, 'Başlatılan soruşturmanın selameti açısından görevlerimizi bırakıyorum' demeli, diyebilmeli.

Bakınız önümde Kayseri Şeker Fabrikası'nda işten çıkarılan ve mahkemelerde açtıkları davaları kazanmalarına rağmen göreve döndürülmeyen ve tazminatları ödenen çalışanlara ait onlarca mesaj var.

Onların anlattıkları dikkate değer.

Zira Kayseri Şeker'de Akay ve ekibi tarafından görevden uzaklaştırılan personel sayısı 1000'in üzerinde.

Bunların istisnasız tamamı yargı yoluyla işe iade kararı aldı. Ama hiç biri geri döndürülmedi, tazminat ödendi.

Bunların işten atılma gerekçeleri hukuki olmadığına göre, bu tazminatları Akay ve arkadaşları ceplerinden mi ödedi.

Çiftçinin parasını kullandılar elbette.

Ve bu çalışanlar,  bildiklerini anlatmak için Cumhuriyet Savcılarından davet bekliyorlar.

Bir başka kurum Kayseri Ticaret Odası.

Kayseri Cumhuriyet Meydanı'na çıkıp; 'Valla ben Fetöcü değilim' demek moda oldu.

Ama veriler, bağlantıları ortaya koyuyor.

Sadece Ticaret Odası'nın temizlik hizmetini Par'dan alıp bu gün sürdüren şirkete veren kararı görün. Sonra da bu günkü şirketin niye kayyuma devredildiğini inceleyin, al sana bağlantı.

Kongre sürecinde yaşananlar, Kazancılar, Bankalar gibi  caddelerin başlıca sohbet konusu.

Demek ki, 'Valla ben Fetöcü değilim' demekle iş bitmiyor.

O nedenle diyorum ki, bu gün boynundaki yaftayı gizlemek adına meydanlarda şaklabanlık yapan paralelcilerden başlamak üzere, herkesin bu samimiyet testinden geçmesi gerekiyor ve Ankara'ya gönderdiklerimiz de dahil, 'Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın' diyerek ilişkisi olanların kendiliklerinden görevlerinden ayrılmaları ve soruşturma makamlarının işlerini kolaylaştırmaları üstlendikleri sorumluluğun gereğidir.

Zaten bunu yapmadıkları takdirde, bu örgütün ağına düştülerse kullanılmaya devam edeceklerdir.

Zira her alanda kasetçiliği ile ünlü bu yapının önümüzdeki süreçte elindeki bilgi ve belge ve görüntüleri şantaj malzemesi olarak kullanacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Böylece şimdiye kadar menfaatleri için bu yapıya hizmet edenler, bundan sonra baskı altına alınarak hizmetin devamlılığı sağlanacaktır.

Bu da, bu hain yapılanma ile başlatılan mücadelenin belli kurumlarla sınırlı kalacağı anlamı taşır.

YAZARIN NOTU; Bu gün de yerel bir konuyu burada ele alalım isterseniz. Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tercih dönemi nedeniyle gençlere Kayseri'deki üniversiteleri tercih etme çağrısında bulundu.

Yüzde yüz katılıyorum bu çağrıya.

Bu çağrının, Yakındoğu gibi parayla diploma satılan çevremizdeki dandik üniversitelere çocuklarını kaydettirmeyi planlayanları kapsaması dileğiyle..

Yazarın Diğer Yazıları