Ahmet ZORLU

HAKLI ÇIKMANIN HÜZNÜ İLE..

Ahmet ZORLU

Yıl 2012 Kasım..

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, onlarca general, subaylar, memurlar, siyasiler, gazeteciler,  "Hükümeti devirmek için silahlı terör örgütü kurmak" suçundan hakim önünde.

Mahkemenin en önemli tanığı, azılı bir terörist, yakalandı, ömür boyu hapse mahkum edildi. Kendisini ortadan kaldırmakla görevli Devletin Türk Silahlı Kuvvetleri'nden teröristler, bağımsız olması gereken yargımızı kullanarak intikam alıyorlar.

Bunun yanlışlığını dile getiren bir yazı kaleme almışım.

Enteresandır, o gün Sırrı Sakık'ın  sözlerinin doğru olduğunu, İlker Paşa ve komutanların en ağır cezayı alması gerektiğini söyleyen güruh, bu gün Sırrı Sakık gibilerin sallandırılması için Meydanları, 'İdam isteriz' diye inletiyor.

Bu yazının bir başka özelliği de, 2012 yılında taşralı bir gazetecinin gördüklerini, derin istihbarat ağı bulunan devleti yönetenlerin görmemesi.

En iyisi ben sizi, 6 Kasım 2012'de kaleme aldığım yazı ile baş başa bırakayım, okuyun, vicdanınıza danışın..

Özellikle o günlerde, bu yazıya tepki gösterir mailler atan dostlar, zamanın bir kez daha beni haklı çıkarmasının gururunu değil, hüznünü yaşıyorum.

Zira  yöneticilik, zira gazetecilik yarını görmek, yarına ilişkin öngörüde bulunmak demektir.

Anladınız siz onu..

....

Ahmet Zorlu

6 Kasım 2012 •

 

BOZACI-ŞIRACI..

Dün Ergenekon Davası’nda ilginç bir gelişme yaşandı.

“Deniz” kod adıyla gizli tanık olarak, şerefli Türk komutanlarının da aralarında bulunduğu yüzlerce insanın hapis yatmasına neden olan ifadelerin bir bölümünün sahibinin Şemdin Sakık olduğu ortaya çıkınca ortalık karıştı.

Bu köşeyi muntazaman takip edenler, hatırlar.

Zaman zaman yazılarımda, bu gizli tanıkların büyük bölümünün PKK’ya uzun yıllar hizmet ettikten sonra yasanın oluşturduğu boşluğu kullanarak “İtirafçı” ünvanı aldıklarını ve böylece devlet yanlısı maskesi takarak PKK’ya hizmet etmeye devam ettiklerini söylemiştim.

Meğer iş o kadar ileri gitmiş ki, ülkeyi bölmek, parçalamak, toplu katliamların talimatlarını vermekten önce idam, sonra müebbet hapse mahkum biri bile gizli tanık olarak kabul edilmiş ve bu adamın hezeyanları ile terör örgütünün önündeki engeller tek tek kaldırılmış.

Kaldırılmış diyorum, zira Engin Alan, Kayseri eski Jandarma Alay Komutanı Cemal Temizöz gibi onlarca komutan bu itirafçıların ve PKK yardakçıların ifadeleri ile içeri tıkıldı. Bu gün görevdeki komutanlar da akıbetlerini düşünerek etkili mücadele ortaya koymaktan çekiniyor.

İnsanın aklına gelmiyor değil.

Yarın, kod adlarıyla ifade veren isimlerin tek tek ortaya çıkması ile gizli tanıklardan birinin de Abdullah Öcalan olması durumunda kimse şaşırmasın.

Bu komutanların aslında kanıtlanmış tek suçları var!

O da, Türkiye Cumhuriyetinin Laik, Demokratik, Atatürk İlkelerine bağlı yapısını korumak. Bu ülkenin sınırlarının şehit kanlarıyla çizildiği gerçeğini görerek parçalamak isteyenlere karşı amansız bir mücadele sergilemek.

Yoksa Doğu Perinçek ile Engin Alan’ın aynı örgüt üyesi olma imkanı var mı.

Anadolu’da bir deyim vardır, “Bozacı’nın şahidi Şıracı olur” diye..

Ergenekon Davası’nda bu sözün haklılığı tescil edilmiştir.

Zira siz eğer bu ülkeyi bölmek, parçalamak, egemen ülkelerin taşeronluğunu yapmak, askerimize, polisimize karşı terör eylemleri örgütlemek ve güvenlik kuvvetlerimizi zayıf düşürmek için çaba harcarken yakalanan ve idama hüküm giyen birini kod adıyla gizli tanık yaparsanız, hiç kusura bakmayın bu adamın söyledikleri ile içerde tutulan komutanların, vatandaşların dürüstlüğünü, ülke sevgisini vereceğiniz kararla tescil edersiniz.

Türk Yargısının bu gizli tanık konusunu masaya yatırarak bir çözüm yolu bulması gerekiyor.

Zira gizli tanık, itirafçı gibi insanların verdiği bilgilerle insanlarımızı taciz etmek, onlar hakkında müzekkereler hazırlamak kamu vicdanını da rahatsız eder.

Bakalım, Şemdin Sakık’ı kod adı vererek gizli tanık odasından dinleyen ve komutanları kodese tıkan yüce mahkeme heyeti bu olay sonrası nasıl bir savunma yapacak.

Terörist benim gözümde, her şart altında teröristtir. Ülkenin huzuruna, sükununa bomba atmaktadır. Onun dünya görüşü yoktur. Tek hedefi ülkeyi bölmek, parçalamak, zayıf düşürmektir.

Sen teröristi arkası sırlı camın arkasına getirip, komutanlar için darbe düşünüyorlar mıydı diye sorup, bu adamın ifadeleri ile komutanları, polisleri mahkum edersen, adalet kanar.

Vicdanlar yara alır

Yazarın Diğer Yazıları