Ahmet ZORLU

DOĞRU YATIRIM, DOĞRU HEDEF..

Ahmet ZORLU

Gazetecilik mesleğine adım attığım yıllarda Kabinede Kayseri’den iki bakan vardı. Maliye Bakanı Ziya Müezzinoğlu, o dönemdeki adıyla Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Yüceler.

Kayseri’de düzenledikleri ortak basın toplantısında ilk kez Gıcık Tüneli adını telafuz etmişlerdi. Hatta Mehmet Yüceler projeyi tanıtırken, “Coğrafya dersi kitaplarında okutulan bilgiler değişecek, Zamantı Suyu Akdeniz yerine Karadeniz’e akmaya başlayacak” demişti..

Projeyle ilgili o günden bu yana yazdığım haberleri, yazıları biriktirseydim, herhalde kalın bir kitap cildi çıkardı.

Peki Gıcık Tünelinde son durum nedir dersiniz?

Tünel açıldı, ama teknokratlarımız tünelden gelecek su üzerinde kafa yormadıkları için Develi Sulaması yapılmadığı için Zamantı Irmağı Akdeniz’e akmayı sürdürüyor.

Yani onyıllar önce başlayan tünel açma çalışması yürütülürken, hiçbir siyasi, hiçbir bürokrat “Yahu bu tünelden ne gelecek, geleni nasıl değerlendireceğiz?” diye merak etmedi. Abdullah Gül Hükümeti ve bakanlığı döneminde çok sık bilgi verilen Gıcık Tüneli bilinçli olarak unutturuldu.

Şimdi bakanlık, Develi Sulamasını inşa ederek çalıştırıp Zamantı Suyunu parayla satıp giderlerini karşılayacak bir girişimci yolu gözlüyor. Zira bu konuda bazı işadamlarına teklif bile götürüldüğünden haberdarım..

Ardından Şükrü Karatepe’nin Belediye Başkanlığı döneminde raftan indirilen Yamula Barajı Projesi geldi.

Amaç, bu baraj ile Kayseri, Yozgat, Kırşehir ve biraz da Nevşehir’in topraklarından oluşan geniş bir alanın sulanması idi. O dönemin yöneticileri, “Türkiye’nin ikinci GAP’ı “ olarak tanıtıyorlardı projeyi.

Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz atmıştı temelini. Bir yandan sulama yapacak, diğer taraftan elektrik üretecekti. Dadağı Tüneli de bu amaçla yapılmış, Boğazlıyan bölgesinde çiftçi yıllardır bu tünelden gelecek suyu bekliyor hala.

Zira, barajın yapım giderlerini karşılayan Enerji Şirketi, bakanlıkla yaptığı sözleşmede günlük belli bir debi, yani yoğunlukta su güvencesi şartı koymuş, sulamaya gelen suyun bir bölümünü ayırdığınızda sözleşmenin öngördüğü miktarın altında su kalıyor enerji için ve buna da firma razı olmuyor haklı olarak.

Kuruluş yıllarında DSİ’nin büyük sulama projesi olarak tanıtılan projede artık sulama bölümü sizlere ömür yani.

Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki de, o dönem hepimizi heyecanlandıran bir proje ortaya atmış, ‘Kanal Kayseri’ ile Kızılırmak’ı Kayseri’nin içinden akıtacağını söylemişti. Ama o da sistemli olarak unutturuldu. Zira Kızılırmak’ın suyunun tamamı müteahhit firmanın tekelinde ve enerji üretiyor.

Kayseri Hızlı Tren Projesi’nde odak nokta olacaktık. Karadeniz ile Akdeniz arasındaki merkez istasyon kandırmacası uzun sürmedi. Şimdi Tali Hatta razı olduk. Yerköy-Kayseri Hattı.

Kayseri Demiryolu’nun Hattının kent dışına alınması için dökülen milyonlarla yaratılan tali bir demiryolu hattı orada duruyor.

Yani diyeceğim, Hızlı Tren’de Ankara-Sivas hattı bittikten 10 yıl sonra Kayseri Sivas’ın, Sivas Kayseri’nin yerini alacak gelişmişlik hızında. Şimdiden buraya yazıyorum.

Bütün bunları neden gündeme getirdiğime gelince..

İyi ki belediyeler var, kente imkanlar ölçüsünde yatırımlar yapıyorlar.

Mustafa Çelik 2017 Projelerini tanıttı dün.

Çok sayıda projenin içinde ben 3 başlığı önemli buldum. Birincisi ulaşımın akışkan hale gelmesi ve toplu taşım hizmetlerine sağlanacak yeni tramvay hatları. Ve artık yerin altına inilmesi kararını.

İkincisi, Kaymek’in çeşitli meslek dallarında ara eleman yetiştirmeye yönelik projesini ve tabii ki, Organize Hayvancılık Bölgesi. Bununla birlikte Felahiye bölgesinde denemesi yapılacak olan hayvancılık merkezini.

Zira bu 3 alanda yapılacak projeler üretime ve istihdama dönük olacağı için kent ekonomisini ayağa kaldıracak düzenlemeler.

Ve üçüncü bölümde, kent kültürüne yapılan yatırımlar geliyor. Açılan ve açılacak kütüphanelerle, özellikle gençliğin kitapla barışması için çaba sergileneceğine inanıyorum.

Zira, maalesef son 10 yılda kentimizde Türkiye Ortalamalarının üzerine çıkan ve adına Kafe denilen yapılanmalarla, amaçsız, havai bir gençliğin oluşması sağlandı. Dünya yansa umurunda olmayan, okumayan, düşünmeyen yapıya hizmet edildi.

Yani diyeceğim, piknik mi yapmak istiyorsunuz Kayseri’de. Çok sayıda seçeneğe sahipsiniz. Bir kahve içimi dost sohbeti mi çekti canınız. Seçin mekan beğenin. AVM’ye mi takılmak istiyorsunuz, o alanda da seçenek çok.

Ama konu kültürel gelişme, ama konu üretim ve istihdam olduğunda yerel yönetimler bu anlamda üzerlerine düşenden kaçıyorlardı. Mustafa Çelik’in açıkladığı projelerden bir bölümünün bu oluşan boşluğa yönelik olması, kentin geleceğine dair umutlarımın filizlenmesine neden oldu.

Her projenin takipçisi olacağımızın güvencesini veriyorum.

Yazarın Diğer Yazıları