Ahmet ZORLU

AYAĞA SIKMAK..

Ahmet ZORLU

Türkiye Büyük Millet Meclisi işi gücü bıraktı, toplumda daha tartışılmadan Yeni Anayasa Taslağını belirlediği takvim çerçevesinde onaydan geçirmeye ve halk oyuna sunmaya hazırlanıyor.

Eğer ciddi bir aksilik çıkmazsa, Nisan başlarında milletin önüne sandık konulacak ve sorulacak.

Ne mi sorulacak?

İktidar partisi mensupları diyecek ki halka;

“Sevgili halkımız. Sizden ilk görev istediğimiz günlerde, 3Y’yi tarihe gömeceğiz dedik. İlk Y olan, yoksulluğu kurumsal hale getirdik. İşsizlik istikrarlı şekilde artıyor. Kayıtlı fakir sayısına her gün yenilerini ekliyoruz. Vatandaşlar arasında kömür, ekmek ve makarna için kapımızı çalanların sayısı patlama yaptı. Eskiden altınla kiraya verilen çarşıdaki mağazaların sahipleri şimdi kelepir fiyatına kiracı bulamıyor. 15 yıldır ortalama kalkınma hızını, olması gereken yüzde 5’e bir türlü ulaştıramadık. Gelişmekte olan ülkeler yanımızdan hızla önümüze geçti. Türk Parasını pul ettik. Savaş ülkesi Suriye’nin parası bile liramız karşısında yüzde 20 değer kazandı. İlk Y’deki başarılarımızın! Özeti bu. Gelelim ikinci 2. 7y’ye. Yani yolsuzluk konusuna.. Devr-i İktidarımızda 4 bakanımıza bulaştırılmak istenen yolsuzluk çamurunu!, onları görevden alarak, ama yargılanmalarına engel olarak! temizlemeye çalıştık. Bakmayın siz Reza Kardeşimize atılmak istenen çamura. Kendileri Hayırsever işadamı olarak Devlet-i  Alimizin plaket ve madalyalarına sahip.  Halk  Bankası Müdürü kendini Halt Bankası Müdürü sanarak banka kasasında olması gereken paraları güvenli olsun!  diye evine götürdü. Zaten faiziyle Rezanın da Halk Bankası müdürünün de paralarını ödeyip bu işleri temizledik. Bakmayın siz ABD denen müttefikimizin savcılarının Reza hakkında olur olmaz konuşmalarına. Reza ülkemizde hayırseverliğin sembolüdür. Yasaklar 3. Y’mizi oluşturuyordu. Bu OHAL’e filan takıpta bu konuda da başarısız olduğumuzu ima etmeye kalkışmayın sakın. Nefes alıyorsunuz ya özgürce.. Daha ne ossun. Yasaklar konusunda ülkemizi cennete çevirdik. İnanmayan varsa gelsin, sessiz olmak şartıyla Kızılay’da olta atsın, bir müdahale ile karşılacak mı.. Şimdi sıra yeni hedeflere yürümeye geldi. Biz de hedef öncülerinin çok olması durumunda, birbirinin ayağına çelme takanlar olduğunu dikkate alarak, tek adam dönemine geçmeye karar verdik. Meclisteki vekiller aslında sizin adınıza Anayasa değişikliğini onayladı, ama bir de size soralım dedik. Zira devletten tek ses çıktığında akortsuzluk ortadan kalkar. Reis ne derse o olur. O nedenle yeni Anayasamız hepinize olmasa da Reise hayırlı olsun..”

Acaba iktidar, hangi gerekçeyle referandumda bu milletten oy isteyebilecek. Hangi başarıyı pekiştirmek adına, hadi rejimi demeyelim ama sistemi değiştirme talebinde bulunacak.

Daha 3 gün oldu işsizlik rakamları açıklanalı. Daha 15 gün oldu, ihracatta nasıl geriye gittiğimizi gösteren verilerden haberdar olalı. Daha bir ayını doldurmadı, Dolar ve Avronun Türk Lirası karşısında krallıklarını ilan edeli. Bölücü ve Radikal İslamcı terör oluşumlarının ülkeyi kana bulamalarının üzerinden kaç gün geçti de unuttuğumuz sanılıyor.

Çıkın çarşıya, pazara fiyat etiketlerinin yüzüne bakılamaz durumda. Benzinde, Mazotta fiyat  konusunda dünya rekorunu elimizde tutuyoruz. Olmazsa olmazımız ekmek zammı için tüm illerde fırıncılar sıraya girdi. Eğitimde, insan hak ve özgürlüklerinde akranımız olan ülkelerle değil, Uganda gibi dünyanın en ilkel kabileleri ile yarışıyoruz.  ‘Yanlış yoldasınız’ diyen gazetecileri cezaevlerine doldurmuş bir ülke görüntüsü veriyoruz dünyaya. Uluslar arası yaptırım gücümüzü göstermek için ABD’de yönetimin değişmesine bağladık umutlarımızı.

15 Temmuz ihaneti millet olarak bize bir gerçeği gösterdi. Bu yapı iktidarın koltuğu altında palazlandı, örgütlendi, devletin en kritik noktalarında yuvalandı. Günü geldi iktidarı ele geçirmek için kan döktü,  kurumlarımızı bombaladı. Hem de devletimizin silahları ve uçakları ile. Sıra soruşturmalara gelince enteresan bir tablo çıktı ortaya. Fetö kamuda var. Fetö iş dünyasında var. Fetö Türk Silahlı Kuvvetlerinde, Emniyet Teşkilatında, İçişleri Bakanlığı’nda var. Ama siyaset kurumlarında daha bir kişiden hesap sorulmadı.

Türk Silahlı Kuvvetleri Suriye topraklarında. Millet olarak ne durumda olduklarını, ancak şehit haberi geldiğinde öğrenebiliyoruz.

Ve böylesi bir dönemde, iktidar partisi, demokrasinin olmazsa olmazı olarak görülen yasamayı, yürütmeyi, yargıyı tek bir kişinin kontrolüne bırakan bir Anayasa değişikliği yapıyor ve bizden bunu kabul etmemizi istiyor.

Nisanda halk oyuna sunulacak Anayasa değişikliği bana göre, sonu belirsiz bir maceranın ülkemizde başlangıcı anlamına geliyor ve bu millet, sonu belli olmayan maceralara karşı hep dikkatli olmuştur.

Hatırlayın yakın geçmişi;

Hazırlattığı Anayasa yüzde 92 ile kabul edilen Kenan Evren, aynı yıl kontrolünde kurdurduğu partilerle seçime girdi. Ama halk, demokratik bazı adımlar atacağına inandığı ANAP’ı tek başına iktidar yaptı.

Ben bu anlamda milletin önüne gelecek Anayasa değişikliğinin Milletten  onay görmeyeceğine inanıyor ve iktidarı uyarıyorum;

Bu dayatma ile ayağınıza sıkıyorsunuz..

Yazarın Diğer Yazıları