'Nasıl Müslüman oldular...'
Araştırmacı yazar Ali Peker, 1915 yılında Kayseri'de yaşanan Ermenilerin din değiştirme süreçlerine dair çarpıcı bir tanıklığı paylaştı.
Araştırmacı yazar Ali Peker, 1915 yılının ağustos ayında Kayseri’de yaşanan ve tarihin tozlu raflarında kalan bir yaşam öyküsünü gün yüzüne çıkardı. Rıfat Çalıka’nın arşivlerinden ve Dirouki Svajian’ın şahsi hatıralarından derlenen bilgiler, o dönemde tehcir kararıyla karşı karşıya kalan Ermeni ailelerin verdikleri tehcir etmemek için verdikleri kararı detaylandırıyor.
Anlatı, 13 Ağustos 1915 tarihinde Kayseri’de başlıyor. Çevredeki Ermeni ailelerin grup grup tehcir gönderildiği bir atmosferde, Belediye Başkanı Rıfat Bey ve Türk dostlarının tavsiyesiyle "din değiştirme" seçeneğiyle karşı karşıya kalan bir ailenin yaşadıkları, dönemin sosyal dokusunu yansıtıyor.
"Nasıl Müslüman oldular.
Baba adı: Abdullah
Anne adı: Havva.
'Tarih 13 Ağustos 1915 , kız kardeşimin evinden Ermenilerin grup grup sürgüne gittiklerini görebiliyorduk. Amcam Parsık Sıvacıyan ailesi iki araba içinde yola çıktılar. Halamın ailesi Mostiçian'ların evi bizim evin karşısında idi. Onları da yolcu ettik. Hepsi Niğde ve Klikya üzerinden selâmet Haleb'e vardılar.
Bu sıralarda Türk hükûmeti burada kalmak isteyen Ermenilerin Müslüman dinini kabul etmeleri gerektiğini ilân etti.
Belediye Başkanı Rıfat Bey ve eniştemin diğer Türk dostları geldiler ve enişteme dinini değiştirmesi tavsiyesinde bulundular. ‘Karabet Efendi, bir kaybın olmaz . Bu kötü günler geçsin, harp bitince kendi dinine dönersin. Sürgüne gitme’ dediler.
Bir aile toplantısı yaptık. İçimizde en dindar olan annem: ‘Bu karşılaştığımız durumda dinimizi değiştirmekte bir sakınca görmüyorum. Önemli olan kalbimizdeki inançtır’ dedi.
Kayseri'de en az 16.000 Ermeni vardı. Bunların 4.000 kadarı sürgüne gitmedi, bazıları Müslüman oldular.
Bir gün eniştem Karabet diplomalı Belediye Ebesi ile beraber evimize geldi. Ebe hanım İstanbul'dan diplomalı idi ve belediyeden aylık alıyordu. Eniştem belediyenin sandık emini (saymanı) olduğu için ebe hanım onu iyi tanıyordu.
Ebe hanım bizlere kendini tanıttı: Gönlümüzü alacak tatlı sözler söyledi ve dedi ki 'hemşireler, bu bir şey değil. Sarayda (hükûmet binası) Müftü'ye gideceğiz. Bütün merasim yarım saatte tamam olur'
Kız kardeşim ve ben her zaman kullandığımız koyu renkli örtülere sarındık ve dört çocukla beraber Saraya gittik. Müftülük makamının önünde büyük bir kalabalık vardı. Ermeniler din değiştirmek için sırada bekliyorlardı. Fakat bizim beklememiz gerekmedi. Alımlı bir insan olan ebe hanım 'Yol açın!' dedi ve Ermeniler bize yol açtılar. Büyük bir odaya girdik. Artin Alboyacıyan ailesinin de orada olduğunu gördük. Alboyacıyan 80 yaşında bir adamdı ve 2 cilt ‘Hay Cesarea’ kitabının yazarına da akraba idi.
Müftü'nün Kuran'dan okuduğu kelimeleri tekrar ediyordu. Onların işi bitince bizler Müftü'nün önünde sıralandık.
Müftü bize aşağıdaki soruları sordu;
- Hak dinini kabul ettiniz mi?
- Üçlük birlik davasından vaz geçtiniz mi?
Bizler bu iki soruya da olumlu yanıt verdik.
Sonra Müftü Kur'an' dan ‘Eşhedü enna’ diye başlayan bir pasaj okudu ve bizler bu Arapça sözcükleri tekrarladık. Bunun üzerine Müftü bizleri tebrik etti. İyi bir adamdı yüzünde iyi bir ifade vardı. Bize nasıl iyi Müslüman olunacağına ilişkin önerilerde bulundu ve her birimize Müslüman adları verdi. İstediğimiz bir isim varsa onu alabileceğimizi söyledi.
Bundan sonra dairede bir köşeye gittik ve orada bir hanım her birimize hediye olarak, birer Türk çarşafı verdi. Bunun nasıl giyileceğini de gösterdi. Öyle ki yüzümüzü kapattığımız zaman sadece gözlerimiz görünecekti. 8 kişi idik dördümüz büyük dördümüz çocuk. Merasimden sonra ebe hanım bizi kapıdan ve (kapıdaki kalabalığı geçerek) Saray'dan dışarıya çıkardı. Türkler merakla bizlere bakıyorlardı, bazıları memnun, bazıları düşünceli. Bizlerin yeni olarak Müslümanlığı kabul ettiğimizi biliyorlardı.
Bizi en çok inciten Rumların tutumu oldu. Rum mahallesinden geçerken alaylı sözler söylediler; ‘İslâm olmuşşunuz, hayırlı olsun’ dediler.'
Kaynak : Rıfat Çalıka'nın anıları.
Kaynakça: Dirouki Svajian'in anıları.