Kayseri Ticaret Odası'nda kritik ekonomi ve ihracat gündemi

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mayıs-Haziran ayı meclis toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşulan konular dikkat çekti.

TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mayıs-Haziran ayı meclis toplantısında küresel ekonomi, enerji piyasaları, enflasyonla mücadele ve reel sektörün finansmana erişim konuları değerlendirilerek yaklaşan seçim süreci ile alakalı da konuşuldu. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ömer Gülsoy yaptığı konuşmada yaklaşan seçim sürecine değinerek "İlk günden beri omuz omuza verdiğimiz bu çatı altında yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Önümüzdeki süreçte de ilk günkü ruh, aynı azim ve kararlılıkla yürümeye; üyelerimizin gür sesi olmaya devam edeceğiz." dedi.

Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Mayıs - Haziran ayı meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri,  meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Mayıs ve Haziran ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak için kürsüye gelen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, konuşmasında küresel gelişmeleri, makroekonomik verileri ve iş dünyasını yakından ilgilendiren yasal düzenlemeleri değerlendirdi. 

Kayseri Ticaret Odası'nda kritik ekonomi ve ihracat gündemi

‘Üstelik tek sorun pazarların yavaşlaması da değil’

Küresel ekonominin daralma ile enflasyonla mücadele arasında hassas bir denge aradığı, ticaret rotalarında gerilimlerin tırmandığı zorlu bir dönemden geçildiğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Amerika ve özellikle en büyük pazarımız olan Avrupa ekonomilerindeki kademeli yavaşlama, bizim gibi ihracatçı şehirlerin üretimine doğrudan yansıyor. Avrupa yavaşladığında, Kayseri’mizin üretim çarkları da bu baskıyı derinden hissediyor. Üstelik tek sorun pazarların yavaşlaması da değil; siyasi gerilimler ve jeopolitik kırılmalar ticaretin haritasını baştan aşağı değiştiriyor. Jeoekonomik ve politik kopuşların derinleşmesi, karar alma süreçlerini her geçen gün daha kırılgan hale getirmektedir."

Dünyanın en kritik su yollarında yaşanan bölgesel çatışmaların lojistik hatlarda güvenlik problemine yol açtığını vurgulayan Gülsoy, bunun faturasının üreticiye kesildiğini aktardı:

“Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz gibi noktalardaki çatışmalar yüzünden birçok gemi rotasını uzatarak Afrika’yı en güneyinden, Ümit Burnu'ndan dolaşmak zorunda kalıyor. Bu durum; navlun fiyatlarının katlanması, konteyner bulmanın zorlaşması ve termin sürelerinin uzaması anlamına geliyor. En ufak bir hammadde tedarikinde bile ciddi gecikmelerle karşı karşıya kalıyoruz. Batı pazarları artık sadece 'ucuz olanla' değil, 'güvenli ve coğrafi olarak yakın olanla' çalışmak istiyor. Uluslararası şirketler Uzak Doğu’ya bağımlı kalmanın risklerini gördü ve acilen alternatif üretim üsleri arıyor. Biz bu eksen değişimini doğru okumak; Türkiye’yi ve Kayseri’yi en stratejik pozisyona yerleştirmek zorundayız.”

Kayseri Ticaret Odası'nda kritik ekonomi ve ihracat gündemi

'Türkiye'nin jeopolitik ağırlığı çok yüksektir; asıl mesele bu stratejik önemi kalıcı bir ekonomik değere dönüştürmektir'

Bölgesel istikrarın ticaret zincirleri açısından hayati önem taşıdığına değinen Başkan Gülsoy, İran ile ABD arasındaki son diplomatik gelişmelere değindi:

"İran ve ABD arasında geçtiğimiz günlerde açıklanan mutabakat büyük bir umuda dönüştü. Bölgemizin istikrarı, huzuru ve geleceği için bunun kalıcı bir anlaşma olmasını can-ı gönülden temenni ediyoruz. Hürmüz Boğazı’nın tam anlamıyla istikrara kavuşmasıyla birlikte petrol fiyatları, navlun ücretleri ve ithalata dayalı ürünlerde maliyetlerin düşmesi beklenmektedir. Coğrafi yakınlığımız nedeniyle bölgedeki savaş ortamının sona ermesi, ülkemiz ve şehrimiz ticareti açısından kritik bir önem taşımaktadır. Küresel piyasalarda artık yalnızca savaşın maliyetleri değil, barışın ekonomik sonuçları konuşuluyor. Türkiye'nin jeopolitik ağırlığı çok yüksektir; asıl mesele bu stratejik önemi kalıcı bir ekonomik değere dönüştürmektir."

TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verilerini de değerlendiren Gülsoy, “Ekonomimiz yüzde 2,5 büyürken, çeyreklik bazda yüzde 0,1'lik artış kontrollü bir yavaşlamaya işaret ediyor. Burada en çok dikkat etmemiz gereken yer, maalesef bu yıla da daralmayla başlayan sanayi sektörümüzdür. Finansman maliyetleri üretimi ciddi şekilde baskılarken, sanayinin milli gelir içindeki payı ne yazık ki yüzde 17,7’ye kadar gerilemiştir. Biz bu oranı yeniden yüzde 25 seviyelerine çıkarmadan ihracatta kalıcı ve güçlü bir sıçrama yapamayız. Net ihracatın büyümeye üst üste 5 çeyrektir negatif katkı vermesi net bir gerçeği gözler önüne seriyor: Türkiye tüketerek büyüyemez! İç tüketim büyümeyi taşırken sanayinin ve yatırımın zayıflaması, büyümenin kalitesi bakımından ciddi bir uyarıdır. Kalıcı zenginlik ithal edilmez; fabrikada, laboratuvarda ve atölyede inşa edilir.”

Kayseri Ticaret Odası'nda kritik ekonomi ve ihracat gündemi

'22 milyar 504 milyon dolara gerilediğini hep birlikte gördük'

Maliyet artışlarına rağmen uygulanan kur politikasının ihracatçıyı zorladığını belirten KTO Başkanı Gülsoy, Mayıs ayı ihracat verilerine atıfta bulundu:

"Girdi ve maliyet artışları sürerken, maliyetlerin altında tutulan ve baskılanan kur politikası nedeniyle iş dünyamızın küresel pazarlardaki rekabet gücü zayıflamakta ve karlılık baskısı artmaktadır. Nitekim bu durumun yansıması olarak Mayıs ayı ülke ihracatımızın da 22 milyar 504 milyon dolara gerilediğini hep birlikte gördük. Yüksek enflasyon yatırım kararlarını öngörülemez kılan temel bir istikrarsızlık kaynağıdır. Dezenflasyon programında hem yüksek enflasyonu hem de büyümedeki ivme kaybını aynı anda yönetmek zorundayız."

Ekonomideki çarkların durmaması için finansmana erişim kanallarının açık tutulması gerektiğini belirten Gülsoy, TOBB Nefes Kredisi ve reeskont kredilerine değindi:

“Süreç sadece faiz kararlarıyla yönetilemez. Çarkların durmaması adına, seçici kredi mekanizmaları çok daha aktif bir şekilde işletilmelidir. Bu doğrultuda, reeskont kredi faizlerinde net bir düşüş ve limitlerde reel bir artış beklentisi içindeyiz. Finansmana erişimde en çok zorlanan KOBİ’lerimiz için yeni devreye alınan ve toplam 100 milyar TL hacim ile tekrar açılan TOBB Nefes Kredisi’nin limitleri çok kısa sürede tükendi. Üyelerimizin yeni limit beklentisinde olduğunu ve bu konudaki taleplerimizi TOBB Başkanımıza da bizzat ilettik. Sanayicinin kazanması ülkenin geleceğini teminat altına alır.”

Kayseri Ticaret Odası'nda kritik ekonomi ve ihracat gündemi

‘Yurt dışı varlıklarını 31 Temmuz 2027’ye kadar bildirip Türkiye’ye transfer edenler yüzde 5 vergiyle bu yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılacaklardır’

Konuşmasında reel sektörün elini rahatlatacak iki yeni yasal düzenlemeyi meclis üyeleri ve kamuoyuyla paylaşan Başkan Ömer Gülsoy, şu detayları aktardı:

“5 Haziran itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan tüm vergi ve kamu borçları, yıllık yüzde 29 oranında bir faizle taksitlendirilebilecektir. En önemlisi de daha önce 1 milyon lira olan teminat gösterme sınırı, 10 milyon liraya çıkarılmıştır. Borcu 10 milyon lirayı geçmeyen üyelerimizin artık teminat gösterme zorunluluğu bulunmuyor. Bu imkandan yararlanmak isteyenlerin 31 Ağustos 2026 tarihine kadar ilgili vergi dairelerine başvurması gerekmektedir.”

Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi ile “Gerek yurt dışındaki kaynaklarını ülkemize getirmek isteyenler gerekse yurt içinde olup kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarını sisteme dahil etmek isteyenler için yeni bir uygulama devreye girmiştir. Yurt dışı varlıklarını 31 Temmuz 2027’ye kadar bildirip Türkiye’ye transfer edenler yüzde 5 vergiyle bu yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılacaklardır. Yatırım fonlarında tutulması halinde bu oran yüzde 0’a kadar düşmektedir. Bu iki düzenlemenin de iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”

Kayseri Ticaret Odası'nda kritik ekonomi ve ihracat gündemi

'Biz her fırsatta, 'Birlikte Güçlüyüz' diyoruz'

Konuşmasının son bölümünde oda seçimlerine değinen KTO Başkanı Gülsoy, meclis üyelerine yeni dönem için birlik, beraberlik ve kesintisiz hizmet mesajı verdi. Seçim sürecinin Kayseri’ye yakışır bir olgunlukla geçmesini temenni eden Gülsoy, "Göreve geldiğimiz ilk günden beri omuz omuza verdiğimiz, şehrimiz ve üyelerimiz için gecemizi gündüzümüze kattığımız bu çatı altında yeni bir dönemin eşiğindeyiz. İnşallah önümüzdeki dönemde de yine sizlerle birlikte, ilk günkü ruhla, aynı heyecan, azim ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin gür sesi olmayı sürdürecek; Kayseri ekonomisine değer katacak yeni ve vizyoner projelere imza atmaya devam edeceğiz.

Biz her fırsatta, 'Birlikte Güçlüyüz' diyoruz. İşte bu gücün, bu inancın ve bu aidiyet duygusunun bizi çok daha büyük başarılara taşıyacağına yürekten inanıyorum. Yüce Mevla’dan önümüzdeki seçim sürecinin odamıza, üyelerimize ve şehrimize yakışır bir olgunlukla geçmesini niyaz ediyorum. Rabbimin takdiri, sizlerin ve tüm üyelerimizin teveccühüyle bu kadim şehre ve siz kıymetli üyelerimize hizmet etmeye, değer üretmeye kesintisiz devam edeceğiz inşallah. Rabbim hepimize ülkemize ve milletimize sadakatle hizmet etmeyi nasip etsin." ifadelerini kullandı.