Kayseri'de o ilçenin eski adı 'Sadacora'ydı! 2 bin yıl öncesine dayanıyor
Anadolu'nun kadim şehirlerinden olan Kayseri, yıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Özellikle ilçelerde olan yerleşimler dikkat çekerken bu kez tarihi 2 bin yıl öncesine dayanan eski adı ile Sadacora dikkat çekti.
Kayseri, yıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Medeniyetlerden kalan eserlerin çıkartılması için Kayseri’de çalışmalar devam ederken, bu kez tarihi 2 bin yıl öncesine dayanan eski adı Sadacora olan İncesu ilçesi ön plana çıktı. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, İncesu hakkında açıklamalarda bulunurken adının nereden geldiğini de duyurdu.
Adını akarsulardan alıyor
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, “Kayseri’nin batıya açılan ilçesi olan İncesu, adını doğrudan coğrafyasından alan, Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri üzerinde kurulmuş tarihi bir yerleşimdir. İlçeden geçen ve Erciyes Dağı eteklerinden beslenen akarsular nedeniyle bölge halkı buraya ‘İncesu’ adını vermiştir. Anadolu’da birçok yerleşimde görülen bu adlandırma biçimi, suyun hem tarımsal üretim hem de yerleşik hayat açısından belirleyici rol oynadığını gösterir” dedi.
En eski adı Sadacora’ydı
“İncesu’nun bilinen en eski adı antik kaynaklarda Sadacora olarak geçer” diyen AK Partili Vekil, 2 bin yıl önce yaşayan Strabon’un eserinde de İncesu’nun geçtiğini açıklayarak, “Kapadokya coğrafyasını ayrıntılı biçimde anlatan antik dönem coğrafyacısı Strabon, Mazaka çevresindeki yerleşimleri sıralarken Sadacora ismini açıkça zikreder. Bu durum, İncesu coğrafyasının Roma öncesi dönemde dahi tanımlanmış ve bilinen bir yerleşim alanı olduğunu ortaya koymaktadır. İncesu’nun tarih sahnesindeki en belirgin rolü Anadolu Selçuklu döneminde ortaya çıkar. Selçuklular, Kayseri’yi devletin önemli şehirlerinden biri haline getirirken, İncesu’yu da ticaret düzeninin temel duraklarından biri olarak değerlendirmiştir. Osmanlı döneminde İncesu, Kayseri sancağına bağlı bir menzil yerleşimi olarak varlığını sürdürmüştür” ifadelerini kullandı.
Geçiş noktası değil ticaret merkezi oldu
Murat Cahid Cıngı, ilçenin merkezinde yer alan kervansaray hakkında konuşurken şu ifadelere yer verdi;
“Özellikle 17. yüzyılda Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından inşa ettirilen külliye ile birlikte İncesu, yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda bölgesel ölçekte bir idari, ticari ve sosyal merkez niteliği kazanmıştır. Cami, medrese, han, hamam, arasta ve imaret gibi yapılardan oluşan Kara Mustafa Paşa Külliyesi, klasik Osmanlı menzil külliyelerinin en bütünlüklü örneklerinden biri olarak kabul edilir. Bu külliye sayesinde İncesu, İstanbul-Halep-Bağdat hattı üzerindeki devlet görevlilerinin, tüccarların ve kervanların konakladığı, iaşe ve lojistik hizmetlerin sağlandığı kurumsal bir durak hâline gelmiştir. Külliye, İncesu’nun Osmanlı dönemindeki şehirleşme modelini, ekonomik işlevini ve kamusal hayatını belirleyen ana omurga olmuştur. Antik Sadacora’dan Selçuklu’ya, Osmanlı kervansaraylarından Cumhuriyet’in ilçe yapısına uzanan süreç, İncesu’yu Kayseri’nin en uzun süreli yerleşim alanlarından biri haline getirmiştir. Bu yönüyle İncesu, Anadolu’da suyun, yolun ve ticaretin kurduğu yerleşik hayatın tarih boyunca kesintisiz biçimde sürdüğü ender coğrafyalardan biri olarak öne çıkmaktadır.”

