Kayseri'de gezilmesi gereken yer: Tarihini bilmeyen de öğreniyor!
Kayseri'de Türk tarihini yaşatmak için yapılan sokağı ziyaret edenleri Türk yazarlarıyla buluşturmak için Talas Belediyesi tarafından yapılan Türkçe Sokağı olduğunu biliyor muydunuz?
Türk dilinin izini sürmek, Türkçe’nin tarihini öğrenmek ve Türk tarihinin kökenindeki yazarları öğrenmek için Kayseri’de geçmişin izinde kısa bir gezintiye çıkmak ister misiniz?
Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan tarihi Osmanlı Sokağı’nda bulunan ve Talas Belediyesi tarafından hayatı geçirilen Türkçe Sokağı’nı ziyaret ederseniz Türk tarihinede yolculuk yapmış olacaksınız.

Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Tarihi Osmanlı Sokağı, 19. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en güzel örneklendiren biridir. Bu tarihi sokak geçmişte birçok farklı millete ev sahipliği yapmış olup bu sokaklarda, Ermeni, Rum ve Türklerin barış içinde yıllarca birlikte yaşamışlardır. Geçmişten günümüze ışık tutan tarihi bölgenin içerisinde bulunan Türkçe Sokağı da geçmişte atalarımızın yaşadığı zamana ışık tutuyor.

Türk Şairlerini tanıyacaksınız!
Bu sokakta gezerken, Türk tarihine adını altın harflerle yazdırmış çok değerli yazarlarla da tanışmak mümkün. Yusuf Has Hacib’ten Kaşgarlı Mahmud’a, Yunus Emre’den Karamanoğlu Mehmet Bey’e ve daha saymadığım ve sadece ismini duymakla yetinmek istemeyeceğimiz birçok Türk şairi. Her adımda Türkçe’ye hizmet etmiş bir ismin sözüyle karşılaşıyor, geçmişi öğreniyor gibi hissediyorsunuz.

Türkçeyi resmi dil ilan eden Mehmet Bey
1277 yılında çıkardığı ünlü fermanla Türkçe’yi resmi dil ilan eden Karamanoğullarından Mehmet Bey’in bu sokak ve Kayseri için önemi bambaşka. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra Timur, Kayseri bölgesinin yönetimini bir süreliğine Karamanoğullarına bırakmıştı. Talas ilçesinin üzerinde yükseldiği topraklar, Osmanlı öncesinde Karamanoğlu Beyliği'nin egemenlik ve mücadele ettiği sahası olmuştu.

Sokağın tam ortasında Ziya Gökalp
Türkçe sokağının tam ortasında, “Güzel dil Türkçe bize, başka dil gece bize, İstanbul konuşması en saf, en ince bize, Türklüğün vicdanı bir, Dini bir, vatanı bir fakat hepsi ayrılır, olmazsa lisanı bir” diyerek lisan şiiriyle Ziya Gökalp karşılıyor bizi. Yan tarafında 1887 yılında Ali Saip Paşa tarafından annesi Esma Hanım’a yapılan çeşme karşılıyor içmek isteyecekseniz ama yıllar geçmiş tabi hatırasıyla sadece yutkunmakla kalacaksınız.

Kaplumbağa üzerine dikilen Orhun Anıtı
Türkçe Sokağı’nın tam kalbinde Orhun Yazıtları ve altında duran kaplumbağa siluetiyle karşılaşıyoruz. 1889 yılında Moğolistan’ın Orhun Vadisi’nde bulunan Türklerde kaplumbağa uzun ömür ve kalıcığı temsil ettiğinden Kültigin Anıtı’nı bu kaplumbağa üzerine diktiklerini öğreniyoruz. Bu kitabede Türklerin sosyal yaşam alanı, devlet yönetimi ile ilgili bilgiler yer alıyor. Kutadgu Bilig, Divân-ı Lügati’t-Türk, Orhun Yazıtları ve Manas Destanı gibi Türk Tarihine ait önemli eserlerden alıntılarla da burada rastlamak mümkün.

Sadece Türk eserleri değil, Azerbaycan’dan Kazakistan’a, Özbekistan’dan Türkmenistan’a kadar Türk dünyasının zengin lehçeleri de bu sokakta kendine yer bulmuş durumda. Kayseri’de bulunan anlamlı sokak tüm ziyaretçilerini ücretsiz ağırlayarak tarihi bir gezintiye çıkarıyor.


