Görevden alınmıştı! CHP Kayseri'de aldatma, taciz, baskı, tehdit iddiası

CHP Kayseri'de görevden alınmasının ardından partisinden istifa eden Ergün Canbulat, parti içinde yaşandığını öne sürdüğü olaylara ilişkin zehir zemberek açıklama yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri İl Başkanlığı’nda iki ilçe başkanının görevden alınmasıyla başlayan tartışma büyüyor. Mutlak butlan kararı sonrasında göreve gelen CHP yönetimi tarafından Melikgazi İlçe Başkanlığı’na Ergün Canbulat, Kocasinan İlçe Başkanlığı’na ise Neşe Nasırlıoğlu atanmıştı. Ancak iki ilçe başkanı sürpriz şekilde görevden alındı. Görevden alınmasının ardından CHP’den istifa eden Canbulat, istifa süreci ve parti içinde yaşananlara ilişkin zehir zemberek açıklamalarda bulundu.

Canbulat, açıklamalarında görevden alınma sürecine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanırken, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 'arınma' sözünü de hatırlattı. Taciz, aldatma, baskı ve tehdit iddialarını gündeme taşıyan Canbulat’ın sözleri, parti içinde yaşananlara ilişkin yeni soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

İki ilçe başkanı görevden alındı

CHP Kayseri İl Yönetim Kurulu, 4 Ekim 2026 tarihinde olağanüstü toplandı. Toplantının ardından Melikgazi İlçe Başkanı Ergün Canbulat ile Kocasinan İlçe Başkanı Neşe Nasırlıoğlu Aslan'ın görevden alınmasına karar verildi.

Görevden alınmasının ardından sert açıklamalarda bulunan Canbulat, bu kez yaklaşık 30 yıldır üyesi olduğunu belirttiği CHP'den istifa ettiğini açıkladı.

Görevden alınmıştı! CHP Kayseri'de aldatma, taciz, baskı, tehdit iddiası

CHP’den istifa eden Ergün Canbulat’ın görevden alınma süreci, parti içindeki gelişmeler ve gündeme taşıdığı çarpıcı iddialara ilişkin yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:

'Kararı basın ve kamuoyundan öğrendim'

Ergün Canbulat açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

'04.10.2026 tarihinde yapılan olağanüstü CHP İl Yönetim Kurulu toplantısında hakkımda alınan görevden alma kararını, tarafıma bildirilmeden basın ve kamuoyundan öğrenmiş bulunuyorum. Yaklaşık 30 yıldır üyesi olduğum, emek verdiğim, gençlik yıllarımdan itibaren her kademesinde görev yaptığım partimden bugün itibarıyla istifa etmiş bulunuyorum. Ancak istifamın asıl nedeni şahsıma yapılan görevden alma değildir.

Asıl neden; yıllardır savunduğumuz siyasi ahlakın, örgüt kültürünün ve parti değerlerinin bugün bazı makam sahipleri tarafından ayaklar altına alınmasına rağmen buna sessiz kalınmasıdır.'

Canbulat'tan çok ağır iddialar

Parti içerisindeki görevlendirmeler ve bazı kişisel ilişkiler üzerinden ağır iddialarda bulunan Canbulat, açıklamasını şöyle sürdürdü:

'Son dönemde yaşananları herkes biliyor. Parti görevlerinin özel ilişkilerin gölgesinde dağıtıldığı, özel hayat ile parti yönetiminin birbirine karıştırıldığı, kişisel ilişkilerin bitmesinin ardından örgüt içerisinde krizlerin başladığı, istifaların peş peşe geldiği ve sosyal medya üzerinden karşılıklı ağır ithamların yapıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Daha da vahimi;

Birbirleriyle özel ilişki yaşadığı bilinen kişilerin aynı örgüt içerisinde önemli görevlere getirildiği, ilişkinin sona ermesinin ardından aldatma, takip, darp, taciz, baskı ve tehdit gibi son derece ağır iddiaların ortaya atıldığı bir süreç yaşanmıştır. Bu iddiaların tamamının araştırılması gerekir.'

'Boşverin, kapatın üstünü'

Canbulat, açıklamasında parti içerisinde yaşandığını öne sürdüğü olayların üzerinin kapatılmaya çalışıldığını da iddia ederek şunları söyledi:

'Fakat bazıları için mesele son derece basittir: "Boşverin, kapatın üstünü."

Hayır!

Bu parti kimsenin özel hayatındaki ilişkilerin üzerini kapatmak için kurulmadı. Bu parti kimsenin sevgilisini, arkadaşını veya yakınını makam sahibi yapmak için kurulmadı. Bu parti kişisel ilişkilerin, hesaplaşmaların ve güç mücadelelerinin örgütü değildir. CHP bir kişinin özel hayatının siyasi uzantısı hiç değildir. Özel hayat elbette herkesin kendi meselesidir. Ama özel hayat ile siyasi makam, örgütsel görev ve yetki birbirine karıştığı anda mesele artık özel hayat olmaktan çıkar. İşte bizim itirazımız tam da bunadır.'

Görevden alınmıştı! CHP Kayseri'de aldatma, taciz, baskı, tehdit iddiası

Baskı, tehdit ve şantaj iddiası

Canbulat, açıklamasında baskı, tehdit ve şantaj yoluyla sessizlik sağlanmaya çalışıldığı yönünde iddialar bulunduğunu da öne sürdü.

Canbulat şöyle devam etti: 'Üstelik bütün bu yaşananların üzerine baskı, tehdit ve şantaj yoluyla sessizlik sağlanmaya çalışıldığı yönündeki iddialar da ortaya atılmışken hala susulmasını kabul etmiyorum.

Eğer ortada suç teşkil eden bir durum yoksa, neden korkuluyor?

Eğer herkes haklıysa, neden konuşulmuyor? Eğer ortada yalnızca özel hayat varsa, neden parti yönetimi bunun üzerini kapatma telaşına giriyor? Gerçeklerden korkanlar, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkar. Bu meselenin kamuoyuna bütün boyutlarıyla yansıması artık an meselesidir. Ve o gün geldiğinde yalnızca birkaç kişi değil, bu olayların üzerini örtmeye çalışan anlayış da sorgulanacaktır.'

Genel Merkez'e de tepki gösterdi

Canbulat, yaşananlardan CHP Genel Merkezi'nin de haberdar olduğunu öne sürerek, sessiz kalınmasının istifa kararındaki en önemli nedenlerden biri olduğunu ifade etti.

Canbulat açıklamasında şu sözlere yer verdi: 'Üstelik Genel Merkez'in de bilgisi dahilinde olduğu halde bu konuda sessiz kalınması, benim açımdan istifamın en önemli nedenlerinden biridir. Bugün bulundukları koltukları rüyalarında bile göremeyecek olanlar, ellerine geçen geçici yetkilerle yıllardır bu partiye emek veren insanları dizayn edebileceklerini düşünüyorlar.

Yanılıyorlar.

Koltuk geçer.
Yetki geçer.
Makam geçer.
Ama yapılanlar unutulmaz. 

Bugün ellerindeki yetkiyle insanları tasfiye edenler, yarın kendi yaptıklarının altında kalabilirler.'

'Partiden istifa ettim ama hafızamdan istifa etmedim'

Yaklaşık 30 yıllık parti geçmişine vurgu yapan Canbulat, açıklamasının devamında mücadele etmeyi sürdüreceğinin mesajını verdi.

'Ben yaklaşık 30 yıllık emeğimi birkaç kişinin makam hırsına teslim edecek değilim.

Partiden istifa ettim.
Ama hafızamdan istifa etmedim.

Kimsenin kişisel ilişkilerini, makamını ve yetkisini kullanarak bu örgütün iradesini dizayn etmesine de sessiz kalmayacağım.

Bugün susanlar olabilir.

Ben susmayacağım. Ve yarınlarda herkes kendi yaptıklarıyla yüzleşecek. Çünkü bizim meselemiz bir koltuk meselesi değil.

Meselemiz siyasi ahlaktır.
Meselemiz örgüt iradesidir.
Meselemiz Cumhuriyet Halk Partisi'nin itibarıdır.'

Görevden alınmıştı! CHP Kayseri'de aldatma, taciz, baskı, tehdit iddiası